Uşak Ufuk
23 Temmuz 2019 Salı
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ahmet Mıdık: Uşak için birlik olma zamanı
12 Temmuz 2019 Cuma 07:19

Ahmet Mıdık: Uşak için birlik olma zamanı

Ahmet Mıdık: Uşak için birlik olma zamanı

Uşak Kent Konseyi Başkan adayı Ahmet Mıdık, haftasonu yapılacak olan kent konseyi seçimleri için bir açıklama yaptı. Kentte işbirliğini geliştireceklerini ve bu nedenle göreve talip olduğunu belirten Ahmet Mıdık, “Uşak’ın büyük değerleri, tarihi, doğal, turistik değerleri, potansiyeli  var, Türkiye’nin her yerinde değerli bürokratlarımız var, nitelikli hemşehrilerimiz var bu hemşehrilerimizle sıkı diyalog içinde olacağız. Konu Uşak olduğunda taşın altına ellerini koyacaklarını düşünüyorum. Bunu gelmiş geçmiş belediye başkanlarına, valilerimize hep önermişimdir, bu değerlerimizi bir araya toplayalım, onlara Uşaklılar olarak görev verelim diye ama bugüne kadar olmadı.” dedi. Mıdık, “Bizler ferdi davranıyoruz birleşmiyoruz dolayısıyla yeterli sayıda proje üretemiyoruz. Dolayısıyla Uşak’a gelecek fon sınırlı oluyor. Bu dönemde böyle proje bazlı bir çalışma yaparsak mesafe alırız diye düşünüyorum. Amacım herkesi kucaklamak, siyasi partiler de dahil olmak üzere her kesime her görüşten sivil toplumkuruluşlarına aynı mesafedeyim. Tabi sadece benim böyle davranmam yetmiyor, sivil toplum kuruluşları da bu yönde hareket ederse birliktelik, beraberlik ve dayanışma ruhunu sağlarız diye düşünüyorum. Kent Konseyi seçimlerinde bana destek veren vermeyen herkesi saygıyla selamlıyor, diğer adaylara da başarılar diliyorum, temennim Uşak Kent Konseyini KentinKonseyi yapmaktır” diye konuştu. Mıdık, “Hayatım boyunca insanlar arasında ayrım yapmadım, herkesle hatta rakiplerimle bile birliktelik ruhunu geliştirerek çalışmayı yeğliyorum. Bu özelliğimi öğrencilerim başta olmak üzere beni tanıyan herkes bilir. Bundan önce Kent Konseyi Başkanlarının gerçekten çok iyi niyetli girişimlerinin olduğunu, çok gayretleri olduklarını düşünüyorum ama olmadı. Uşak’ta kent milliyetçiliği, kentlilik bilinci hakim olmadığı için girişimler sonuçsuz kaldı. Topyekun bir başarı için Uşaklılık bilincini oluşturmamız lazım, bunun da yegane yolu Kent Konseyinden geçer. Belediye başkanımızla görüştüm, tarafsız olacağını, oluşan Kent Konseyinin birliktelik ruhu içinde belediyeyle istişareli olarak çalışırsa her türlü katkıyı sağlayacağını söyledi. Bu tabi sevindirici bir olay” diye konuştu. Mıdık, toplumsal konularda da bazı tespitlerde bulundu. Mıdık, “Çok dinamik bir toplum olduğumuz söylenir. Buradan enerjisi yüksek, neşeli, hareketli insanlardan oluşan bir millet olduğumuz sonucuna varabiliriz. Çok kötü durumlarda dahi 'enseyi karartmadan' yola devam ettiğimiz bilinir.Bize en uygun motto 'bu da geçer'olabilir. Yıllardır dış politika sorunları, doğal afetler, kazalar, terör eylemleri, ekonomik ve siyasi krizler neşemizi azaltmazken ne oldu da son aylarda bir karamsar atmosfere teslim olduk.Toplum olarak her zaman sıkıntı içinde yaşamış ve olumsuzlukların enerjimizi düşürmesine izin vermemişken şimdi farklı bir durum söz konusudur. Etrafınıza bakın, bireyler risk iştahı azalmış durumdadır, insanların işe bile giderken ayakları geriye gitmektedir. Çalışma ortamını bırakın, keyifli işlere dahi zaman ayırmaktan imtina edildiği görülmektedir. Donukluk, hislerin körelmesi, isteksizlik gibi kelimelerle tanımlanabilecek bir vaziyet vardır orta yerde. Aktüel konular üzerinde yapılan yorumların genelde kötümser olduğu rahatlıkla söylenebilir. Peki toplum olarak neden böylesi bir olumsuz atmosfere girildi? Niçin neşemiz kaçtı...? toplum olarak yaşadığımız hayal kırıklığı değil midir? Son yıllarda 'yeni bir döneme' girdiğimiz öner sürülmüş ve toplum olarak bu iddianın benimsendiğine şahit olunmuştu.Eski Türkiye'de olan şeylerin Yeni Türkiye'de olmayacağı kabulüyle hareket edilmeye başlanmıştı. Güven o kadar tepe yapmıştı ki; 'aya otoyol' yapılabileceğinin bile dillendirildiğine tanık olunmuştu. Hesapsız devasa yatırımlar, büyük borçlarla gerçekleştirilirken kimse cılız eleştirilere kulak asmadı. Hayatın güzel anlarını sosyal medyadan paylaşmak  nemli bir tatmin enstrümanı halini almıştı.

Ne olduysa birden son yıllarda oluşan benzersiz güvenin aslında var olmadığının da farkına varıldığı aşıkar da değil midir? Kafalarda inşa edilen hayal dünyasının var olmadığının anlaşılması tarihte görülmemiş bir hayal kırıklığının oluşmasına neden olmadı mı? İşte bu nedenle toplum güvensiz, enerjisiz, neşesiz hale gelmiştir.” 

HABER: HALİL ASLAN

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ