Uşak Ufuk
28 Ekim 2021 Perşembe
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
AK Partili kadınlar için de ihtiyaçtır
22 Haziran 2021 Salı 09:25

AK Partili kadınlar için de ihtiyaçtır

AK Partili kadınlar için de ihtiyaçtır

Uşak Kadın Platformları, iptal edilen İstanbul Sözleşmesi'nin yeniden yürürlüğe konması için bir yürüyüş yaptı. CHP Uşak İl Başkanı Ali Karaoba, CHP İl Kadın Kolları Başkanı Ayşe Ayaz ve partililerin katıldığı yürüyüşe, bazı vatandaşlar da destek verdi. Uşak Belediye binası önünden başlayan yürüyüş, 15 Temmuz Şehitleri Meydanına kadar sürdü. İstanbul Sözleşmesine geri dönülmesiyle ilgili pankartlar açan kadınlar, sözleşmenin önemine dair sloganlar attı. 15 Temmuz Şehitleri Meydanı'nda gazetecilere bir açıklama yapan CHP Uşak İl Başkanı Ali Karaoba, 20 Mart 2021'de tek bir cümlelik kararla sözleşmeden çekilindiğini ve bunun kadınların korunması ve can güvenliği açısından yanlış bir adım olduğunu söyledi. Türkiye'nin hemen her gün farklı kadın cinayetlerine ve kadına yönelik şiddet olaylarına sahne olduğunu belirten Karaoba, bu durumun ortaya çıkmasında, iktidar partisinin yanlış politikalarının etkili oduğunu savundu. Karaoba, "Yanlış ve sapkın düşüncelerle bu sözleşmeden geri adım atıldı. Bu sözleşme esas itibariyle kadının haklarını koruyor. Her gün bir çok kadına yönelik şiddet olayına şahitlik ediyoruz. Böylesine bir dönemde sözleşmeden çekilmenin hiçbir mantıki yönü yok. Mağdur olan kadınlar, bu sözleşmeden çekilenlerin de yakınları olabilir. İktidar partisi biraz da meselelere bu açıdan bakmalı. Biz sadece belli bir siyasi ideolojiye sahip kadınların haklarını değil, tüm kadınlarımızın haklarını savunuyoruz. İktidar partisine oy veren kadınların da mağdur olmaması için bu yürüyüşe destek veriyoruz" dedi. CHP Uşak İl Kadın Kolları Başkanı Ayşe Ayaz da, “Bir süredir anlamsız bir şekilde çarpıtılarak kamuoyuna kötülenen, hedef gösterilen “İstanbul Sözleşmesi”nin tam adı “Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi”dir. Bizler, sözleşmenin Türkiye Cumhuriyeti tarafından fesih girişimini bir gece yarısı öğrendik. Erdoğan'ın imzasıyla alınan karar 20 Mart tarihli Resmi Gazete'de yayımlandı. Tek cümlelik bu karar, ne bir gerekçe içeriyor, ne de bir açıklama…

Erdoğan iktidarı döneminde 18 yılda en az 7500 kadın sırf kadın oldukları için katledildi. Tanımadığımız ve tanımayacağımız fesih açıklamasının üzerinden 12 saat bile geçmeden 6 kadın daha yaşamdan koparıldı.  Tam da bu yüzden İstanbul Sözleşmesi kadınların can simididir. Ata’mızın sayesinde dünyanın pek çok gelişmiş ülkesinden daha önce eşit haklara sahip olan biz kadınlar, haklarımızın gasp edilmesine asla izin vermeyeceğiz.Sözleşmeyle ilgili gerçek dışı beyanlarla yürütülen bir karalama kampanyası var. Biz şimdi sizlere gerçek sanılan bazı yalanları ve doğruları anlatalım:  Diyorlar ki sözleşme eşcinselliği teşvik ediyor. AKP Genel Başkan Yardımcısı Avukat Özlem Zengin’in de söylediği gibi; sözleşmede eşcinselliği teşvik eden hiçbir madde yoktur. Şunu net olarak belirtmeliyim ki; Sözleşme mağdurun haklarını herhangi bir ayrım gözetmeksizin güvence altına almaktadır. LGBTi+ bireyler dahil, herkesin insan haklarına sahip çıkar. Diyorlar ki toplumun büyük çoğunluğu sözleşmeden rahatsız, iptal edilmesini istiyor. İşin esası; bu iddianın aksine, İstanbul Sözleşmesi’ne yönelik yüksek düzeyde toplumsal bir destek vardır. Temmuz 2020’de yapılan bir araştırmaya göre; katılımcıların yüzde 64’ü sözleşmeden yanadır. Diyorlar ki Sözleşme’ye dünyada her yerden tepkiler var. Oysaki; bu sözleşme şiddete karşı sıfır tolerans tanıyan en kapsamı sözleşme olması nedeniyle sadece Avrupa’da değil, dünya genelinde “altın standart” olarak gösterilmektedir. Şu ana kadar 45 ülke ve Avrupa Birliği sözleşmeyi imzalanmıştır. İmzacı ülke sayısının artmasına dönük çalışmalar sürmektedir.   Diyorlar ki Sözleşme yüzünden kadının beyanıyla, başka hiçbir delil olmaksızın erkek hapse atılmaktadır. Oysaki Sözleşmede kadının beyanıyla verilen tek karar ‘tedbir’ kararıdır, beyanla verilen hapis kararı yoktur” dedi. Ayaz, şöyle konuştu: “Diyorlar ki Sözleşme boşanmaları arttırıyor. Sözleşmede evlenme ya da boşanmaları teşvik edici hiçbir madde yok. Boşanmaların başlıca nedeni aile içindeki şiddettir. Diyorlar ki Sözleşme yüzünden şiddet artmıştır. Oysa ki Sözleşme şiddeti arttırmamış, görünür kılmıştır.  Diyorlar ki Sözleşme geleneklerimize, kültürümüze aykırı, bize uymuyor. Oysaki bu topraklarda kadına yönelik şiddet bir gelenek olamaz, olmamalıdır. Diyorlar ki Sözleşme yüzünden kadınlar kafasına göre koruma talebi alıyor, bunun bir sınırı olmalı. Oysa ki 2019 yılında koruma başvurusu yapan 41,383 kadının bu talebi reddedildi. Koruma talebi verilmediği için binlerce kadın şiddete uğradı, öldürüldü. Diyorlar ki Sözleşme erkekleri mağdur ediyor. Oysaki Sözleşmede şiddet uygulamayan erkeklerle ilgili bir yaptırım yoktur. Evden uzaklaştırılanlar; şiddet uygulayan, tehdit eden ve suçlu bireylerdir” dedi. HABER: BERKAY ÖZYAYLA

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.