Uşak Ufuk
19 Kasım 2018 Pazartesi
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Bir dizi etkinlik yapacak
04 Mayıs 2018 Cuma 09:42

Bir dizi etkinlik yapacak

Uşak Çölyakla Mücadele ve PKU Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ömre Ümran Aydın, Çölyak haftası nedeniyle bir açıklama yaptı.

Uşak Çölyakla Mücadele ve PKU Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ömre Ümran Aydın, Çölyak haftası nedeniyle bir açıklama yaptı. Ömre Ümran Aydın, 9 Mayıs 2018 günü 15 Temmuz Şehitleri meydanında bir dizi etkinliğe imza atacaklarını söyleyen Ömre Ümran Aydın, çölyak hastalarının sorunlarını çözmek için yoğun bir çalışma yaptıklarını söyledi. Çölyak hastalığı hakkında açıklama yapan Ömre Ümran Aydın, hastalıkla ilgili merak edilen sorulara yanıt verdi.  Ömre Ümran Aydın, “Hastalık 1950'lerde özellikle Avrupa kökenli beyaz ırkta görülmekle beraber 1970’ lerde  kanda hastalıkla ilişkili antrikorların saptanması ile dünyanın her yerinde benzer sıklıkla görüldüğü fark edilmiştir. Halen Pasifik Adaları, doğu Çin, Japonya hastalığın nadir görüldüğü alanlardır. Bu durumun beslenme alışkanlıkları ile ilgili olduğu düşünülmektedir” dedi. “Kimlerde daha sık görülür?” sorusuna yanıt veren Ömre Ümran Aydın, “Tarama çalışmalarında hastalığın sıklığı tüm dünyada artan bir eğri çizmektedir. Avrupa  kökenli toplumlarda ortalama sıklık 1/100 iken, ülkemizde yapılan bölgesel çalışmalarda  çocuklarda %1, erişkinlerde %0,8-1,3 arasında saptanmıştır. Bunun yanı sıra dünyada en sık olarak önceki bilgilerin tersine Batı Sahra Afrikasında %5,6 olarak bulunmuştur. Çalışmalar hastalığın yaşla birlikte arttığını göstermektedir ve kadınlarda  erkeklerden daha sık görülmektedir. Ayrıca tek yumurta ikizlerinde ve birinci derece akrabalar arasında sıklık 10 kat fazladır. Otoummin bir hastalık olduğu için tip1 diyabet, tiroidit, Adisson hastalığı, osteoporoz, Down sendromu ve Ig A eksikliğinin olduğu vakalarda artmış risk vardır.İrrite  bağırsak sendromu tanısı koyulmuş hastaların % 10'unda çölyak hastalığı vardır” ifadelerini kullandı. 

Hastalığın oluşmasındaki faktörler neler?

Ömre Ümran Aydın, “Hastalığın oluşmasında genetik faktörlerin önemli rolü olmakla birlikte, çevresel faktörler de önemlidir. Diyete buğday dolayısıyla gluten girmedikten sonra hastalık oluşmaz. Bu nedenle beslenmelerinde buğdayın önemli yer tuttuğu toplumlarda veya değişen beslenme alışkanlıkları nedeni ile daha önce bu hastalığa yakalanmayan toplumlarda hastalığın görülme sıklığı artmaktadır. Bu tahıllar içinde sadece  yulafın toksik etkisi tartışmalıdır. Buğday, yapısı itibari ile çavdar ve arpa ile benzerlik gösterir. Dolayısı ile çavdar ve arpada toksit etki oluşturur. Yapı itibari ile farklılık gösteren yulaf  nadiren toksiktir. Ancak halen çok  güvenilir değildir. Etkilenen bireylerin ince bağırsaklarinin iç yüzeyi bu maddelere (gluten ve gliadin) karşı farklı tepkiler geliştirir.Bu oluşumlar çölyak hastalarındaki kısıtlı savunma hücrelerini ve doku enzimlerini uyarır.Böylece ince bağırsak yüzeyinde hastanın kendi savunma hücrelerini uyarılma sonucu başlattığı bir tür iltahaplanma   ince bağırsak iç yüzeyinde yıkıma neden olur. Hastalığın birinci derece akrabalar  arasında  sık görülmesi, gluten duyarlılığına  yatkınlık (genetik şifrelenme ile teşhis edilebilir. Çölyak hastalığına yakalananların  %90'dan  fazlasında  bu genetik şifrelenme belirlenmiştir. Sağlıklı kontrol grubunda genetik  değişkenliğin görülme oranı ise %20-30'dur. Glutene maruz kalma süresi ile hastalık başlama ve gelişme süresi de  doğru orantı gösterir. Anne sütünün uzun süreli verilmesi, anne sütü verilirken ek gıdalara başlanması pek çok çalışmada yararlı bulunmuştur. Viral enfeksiyonlar, sigara, gıda katkı maddeleri gibi çevresel faktörlerin hastalığın oluşumunda olumsuz yönde etkili oldukları düşünülmektedir. Bugün için önerilen anne sütünün ideal olarak uzun verilmesi ve 4.-7. aylar arasında anne sütü alırken tahıllı ek gıdalara başlanmasıdır” dedi. 

Çölyak hastalığının klinik etkisi neler?

Aydın, “Çölyak hastalık kliniği oldukça farklı ve değişken olabilir. Hastalığın sindirim sistemi ve diğer sistemlerle ilgili belirtileri büyük oranda ince barsağın ilk kısmında gelişen emilim bozukluğuna bağlıdır.Yağlı, donuk görünümlü, alışılmıştan daha sık ve bol miktarda  dışkı ise bu hastalığın en önemli göstergesidir. Ancak süt çocuklarında tipik hastalık belirtileri daha az görülmektedir.Bunun yanında  kan testleri sayesinde  çok hafif bulguları olan hastalar bile tanı alabilmektedir.Toplum taramalarında  çok sayıda yakınmasız hasta fark edilebilmektedir.

Çölyak hastalığının çeşitleri neler? Klasik Çölyak hastalığı, klasik olmayan- atipik Çölyak hastalığı, sessiz Çölyak hastalığı, potansiyel  Çölyak hastalığı, Daha çok süt çocukları ve küçük çocuklarda yaşının 6.-24. aylarında diyete gluten eklenmesi ile ortaya çıkan tipik olarak büyüme gelişme geriliği kronik ishal veya cıvık dışkılama, kusma , karın ağrısı , karın şişkinliği,kas zayıflığı, kas kontrol güçlüğü, iştahsızlık gibi mide  bağırsak sistemi bulguları ve gıda emilim bozukluğu ile karakterize durumdur.Hastalık haftalar ya da  aylar içinde ortaya çıkabilir.İshal halen en sık görülen bulgudur, akut veya sinsi olabilir.Bu çocukların büyüme ve gelişmesi yaşına göre geri kalır.Vitamin D ve kalsiyum eksikliğine bağlı olarak sıklıkla rikets tablosu ile tanı alırlar.Nörolojik bulguları da olabilen bu çocuklar emosyonel olarak çekinik, huzuesuz, mutsuz ve huysuz olabilirler. Klasik olmayan - atipik Çölyak hastalığı, çoğunlukla 5-7 yaş üstü büyük çocuklar ve yetişkinlerde görülür. Boy kısalığı, pubertede geçikme, diş mine tabakası bozuklukları, aftöz stomatit,tedaviye cevapsız veya nedeni tam olarak bilinmeyen demir eksikliği kansızlığı , kemik erimesi ve kemik zayıflığı, kronik eklem şikayetleri, kardiyomyopati gibi kalp kası bozuklukları, karaciğer testlerinde bozukluk, nörolojık bozukluk gibi bulguların yanında tekrarlayan karın ağrısı, bulantı,kusma, şişkinlik, mide yemek borusu reflüsü gibi atipik yakınmalr olabilir. Genç erişkinlerde ciltte döküntü kızarma, kurdeşen dökme vitiligo alopesi  gibi bulgular olabilir. Atipik bulguları ve yakınmaları olan bireylerin çoğunda  sindirim sistemi bulguları yoktur. Nedeni açıklanamayan demir eksikliğiolan yetişkinlerde hastalığa çocuklardan daha sık rastlanır. Yaşın ilerlemesi tyroid hastalığı ve norolojik bulgu sıklığını arttırır. Sessiz Çölyak hastalığı, sağlam görünen bir  çocuk ya da  yetişkinde tesadüfen tarama yapılırken ortaya çıkar. Bu vakalar yakınmasızdır. Bu nedenle risk grubu denilen grup taranmalıdır. Bu grupta hastalık %4-5 oranında görülmektedir.Son yıllarda sessiz çölyak hastalarının çoğunda hafif gözden kaçabilen hastalık bulgularının olduğu ve bazı psikiyatrik değişikliklerin olduğu gösterilmiştir.Dolayısıyla  bu olgulara sessiz demek tamamıyla doğru olmayacaktır.Yakınmaları olan 1 olguya karşılık 7 sessiz olgu olduğu ön görülmektedir.

Potansiyel  Çölyak hastalığında, kan testleri pozitif olduğu halde , ince bağırsak biyopsileri normal veya hafif değişiklik gösteren olgulardır. Önceleri hiçbir bulgu olmamasına rağmen  ilerleyen yıllarda tipik hasta olma riski taşırlar. İzlenmeleri gerekir”. ÇİĞDEM ARASLI

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ