Uşak Ufuk
22 Ağustos 2019 Perşembe
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Çalışanların sorunlarına değindi
03 Mayıs 2019 Cuma 08:31

Çalışanların sorunlarına değindi

HAK İş Uşak Şube Başkanı Recep Sorkun, 1 Mayıs İşçi ve Emekçi Dayanışma Günü nedeniyle verdiği mesajında, çalışanların sorunlarına değindi.

HAK İş Uşak Şube Başkanı Recep Sorkun, 1 Mayıs İşçi ve Emekçi Dayanışma Günü nedeniyle verdiği mesajında, çalışanların sorunlarına değindi. HAK İş Uşak Şube Başkanı Recep Sorkun, “HAK-İŞ olarak 2007 yılında kitlesel olarak örgütlenme sürecini başlattığımız taşeron işçilerin kadro mücadelesi için sendikal örgütlülüğünü sağlamak gerektiğini ortaya koymuş ve taşeron şirketlerde çalışan tüm emekçilerin kadro mücadelesini fiilen başlatmıştık. 1 milyona yakın taşeron emekçimiz kadrolu oldu. Geçici ve Mevsimlik işçilerin çalışma süreleri uzatıldı. Hükümetimiz, 1 milyona yakın kamu işçisini kadroya almakla, “Kapitalizme karşı”, “Devlet Küçülmelidir” diyenlere karşı büyük bir meydan okuma gerçekleştirmiştir. Bugün, bu mücadelemizi hep birlikte kazandık. HAK-İŞ’e inandınız, HAK-İŞ’e güvendiniz. Bizler de güveninizi boşa çıkarmadık. Bu başarı hepimizin başarısıdır. “Taşeron işçilerin tamamı’’ diye yola çıktık. Bazı istisnalar yaşandı. Ancak, kadroya geçemeyen başta KİT’ler olmak üzere yemekhane çalışanları, HBYS çalışanları, joker çalışanları, kiralık araç şoförleri ve yüzde 70 kapsamına giremeyen bütün taşeron işçilerimizin haklarını elde etmesi ve sorunlarının çözümü yolunda mücadelemize kararlılıkla devam edeceğiz. Kadroya geçen işçilerimizin geriye kalan sorunlarını da aynı kararlılıkla çözme mücadelemiz devam edecektir. Taşerondan kadroya geçen işçilerimize enflasyon farkını talep ediyoruz. Geçici mevsimlik işçilerin 9 ay 29 gün çalışma haklarının uygulanmasını istiyoruz” dedi. Recep Sorkun, “2019 yılında yapılacak olan Kamu toplu iş sözleşmelerinde yüksek enflasyonun dikkate alınmasını, işçilerin ve işçi emeklilerinin yüksek enflasyon karşısında korunmasını talep ediyoruz Sendikal örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılmasını, sendikalı olduğu için işçilerin işten çıkarılmamasını istiyoruz.Yeni üretim biçimlerine karşı, yeni örgütlenme bilinci diyoruz.İş kazalarının sona erdirilmesini, iş sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin artırılmasını, sağlıklı çalışma ortamlarının oluşturulmasını istiyoruz. Kıdem tazminatı hakkımızın geriye götürülmemesini, aksine güçlendirilmesini, işsizlikle daha etkin mücadele edilmesini istiyoruz. İnsan onuruna yaraşır saygın iş istiyoruz. Asgari gelir desteği uygulamasına geçilmesini istiyoruz. Asgari ücretin insan onuruna yakışır ve yaşanabilir olmasını, vergi adaletsizliklerinin giderilmesini ve ücretlerdeki yüksek vergi dilimlerinin düşürülmesini istiyoruz. Yoksulluğun önlenmesini istiyoruz. Üretim ve istihdama dayanan bir kalkınma modeli, adaletli bir gelir dağılımı, daha özgür, daha müreffeh bir Türkiye istiyoruz” dedi.  Ücretlerde ağır vergilerin olduğunu belirten Recep Sorkun, “Ücretlerdeki ağır vergi yüküne hayır diyoruz. Ücretlilerin milli gelirden aldığı payın

artırılmasını, ekonomik büyümeden ve refah artışından hak ettiğimiz payı istiyoruz. İnsanı

merkeze alan, daha adil ve sürdürülebilir bir dünya ve Türkiye ekonomisi istiyoruz. İstihdam,

üretim, yatırım ve örgütlenme diyoruz. İşsizlik mutlak değil, istihdam imkansız değil diyoruz.

Teknoloji 4.0 insana yakışsın istiyoruz. HAK-İŞ, dijitalleşme, Endüstri 4.0 ve platform

ekonomisi bağlamında, en temel unsurun nitelikli ve örgütlü işgücü olduğuna inanmaktadır.

Üretirken, doğal yaşam ve ekolojik çevrenin korunmasını, başta su kaynakları olmak üzere

orman, su yatakları, akarsular, göller ve denizler gibi insanlığın ortak değer ve miraslarının

ticarileştirilmemesini ve korunmasını istiyoruz.

Akıllı teknolojiyi etkin kullanarak, ülkemizin tarihi şehir ve konut mimarisinin güncellenerek,

yaşanabilir, kültürel şehirler için planlama yapılmasını istiyoruz. Ülkemizin tarihi şehir ve konut mimarisinin kültürel dokuya zarar vermeden, korunarak, yaşanabilir, insan yüzlü, kültür ve medeniyet şehirleri için planlama yapılmasını istiyoruz.” diye konuştu. 

 

ÇOCUK İSTİSMARININ BİTMESİNİ İSTİYORUZ

Sorkun, mesajında şu ifadelerin altını çizdi: “Çocuk istismarının kesinlikle önlenmesini istiyoruz. İstihdamda kadın ve gençlere daha çok yer verilmesini istiyoruz. Annelik hakkının korunmasını, kreş ihtiyacının karşılanmasını istiyoruz. Gençlerin eğitim, staj, işe giriş ve istihdam imkânlarının geliştirilmesini istiyoruz. Öğrencilikteki staj sürelerinin emeklilikten sayılmasını istiyoruz. Engellilerin toplumsal yaşama etkin bir şekilde katılımının sağlanmasını istiyoruz. Her türlü ayrımcılıktan uzak, kalkınmanın temeli olan insan kaynağının gelişmesine katkıda bulunacak gerçekçi politikalar istiyoruz. Kaliteli, sürekli sağlık hizmetleri almak toplumun en temel hakkı olduğunu bu hakkın toplum içerisinde ulaşılabilir, kapsayıcı ve faydalanıcı olması önemli bir gerekliliktir. Sağlık politikalarının giderek etkisiz bir hale geldiğini ve bu kapsamda yeni sağlık politikalarına ihtiyaç duyulduğunu belirtmek için alanlardayız. Sağlık sektörünün maliyetinin giderek artması ve uygulanan sağlık politikalarının giderek etkisiz hale gelmesi toplumsal bir soruna haline gelmiştir. Sağlık hizmetlerinin toplumun tüm bireylerini kapsayacak şekilde ulaşılabilir ve yeterli olması gerektiğini düşünüyoruz. Bu problemlerin ileride daha da zor ve içinden çıkılmaz yeni problemlere neden olmadan çözülmesi gerektiğine inanıyoruz ve bunun için alanlardayız.  Ülkemize sığınan bütün göçmen kardeşlerimiz için uygulanabilir, sürdürülebilir, ulusal ve uluslararası politikaların geliştirilmesini istiyoruz. Göçmenlere istismar değil, emeğine itibar diyoruz. ABD’nin elçiliğini Kudüs’e taşıma kararını, Golan Tepelerini İsrail’e peşkeş kararnamesini reddediyor ve asla kabul etmiyoruz. Uluslararası Filistin ve Kudüs’e Destek Sendikalar Birliği olarak bütün dünyayı bu oldu bitti karara karşı mücadeleye çağırıyoruz. İsrail’in Filistinlilere yönelik katliamları kınıyoruz.Üç dinin kutsal şehri Kudüs’e yönelik tek taraflı kararları asla kabul etmiyoruz. Kudüs düşmez, mücadele bitmez diyoruz. İsrail’in Filistin’de işgal ettiği tüm topraklardan çekilmesini istiyoruz. 30 Mart 2018 tarihinde Filistinli kardeşlerimiz tarafından başlatılan Büyük Geri Dönüş Yürüyüşünü destekliyoruz. Bölgede barış ve huzurun yeniden tesis edilmesi için İsrail ve ABD yönetimini sorumlu davranmaya davet ediyoruz. Dünyanın dört bir yanında toprakları işgal edilmiş, vatanlarından uzaklaştırılmış, yaşam hakları elinden alınmış tüm mazlumların uğradığı zulmün son bulmasını, tüm dünyada demokrasinin galip gelmesini, adalet ve barışın kazanmasını istiyoruz. Doğu Türkistan’da, Filistin’de, Suriye’de, Myanmar’da, Dünyanın neresinde olursa olsun yapılan zulümleri, soykırımları, vahşetleri lanetliyoruz.” 

HABER: HALİL ASLAN

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ