Uşak Ufuk
29 Haziran 2022 Çarşamba
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Dağgezen: Ekonomimiz iflasın eşiğinde
29 Aralık 2021 Çarşamba 08:00

Dağgezen: Ekonomimiz iflasın eşiğinde

Dağgezen: Ekonomimiz iflasın eşiğinde

Saadet Partisi Uşak İl Başkanı İbrahim Dağgezen, hayat pahalılığının vatandaşın belini büktüğünü ve 2001 yılının tekerrür ettiğini söyledi. Gazetecilere son dönemlerdeki ekonomik gelişmelerle ilgili açıklamalar yapan Saadet Partisi Uşak İl Başkanı İbrahim Dağgezen,  son olarak uygulamaya konan dövize karşı korumalı mevduat uygulamasının faizden hiçbir farkının olmadığını ve zenginin daha da zenginleşeceği bir sistemi doğurduğunu belirtti. Dağgezen, “Hayat pahalılığı, yüksek enflasyon ve geçim sıkıntısı işsizlik ve tüm bunlara bağlı olarak öngörülemezlik, yarın ne olacak ne ile karşı karşıya kalacağız kimse bilmiyor. Beklenti tüketici için başka üretici için başka yatırımı düşenler için başka. Diğer tüm illerimizde olduğu gibi Bursa'da da insanımızın canını yakmaya devam ediyor! Görüyoruz ki; tüm Türkiye’de olduğu gibi Bursalılar da Milli Görüş iktidarının kısa zamanda büyük işler başardığı dönemlere özlem duyuyor ve iktidara doğru yürüme konusunda kararlık gösteriyor gibi. Bir potansiyel bir birikim var bunu özgül ağırlık ile ifade ediyorlar inşallah bu özgül ağırlık fiziki ağırlığa dönecek diye ümit ediyoruz. Saadet Partisi iktidarında biz bu özlemi dindirecek, eksiklikleri hızla giderecek, problemlere etkili çözümler üreteceğiz” dedi. Dağgezen, şöyle devam etti: “Öngörülemez günleri birlikte aşacak, Türkiye'nin sağlıklı, kararlı ve kendinden emin bir şekilde yola devam edeceği günleri birlikte tesis edeceğiz. Büyük bir coşku ve heyecanla gerçekleştirdiğimiz Bursa Kongremizin partimiz ve ülkemiz için hayırlar getirmesini temenni ediyorum. Allah yâr ve yardımcımız olsun; ülkemize hayırlı hizmetlerde bulunacağımız günleri nasip etsin” dedi. 

Dağgezen, “Ülkemizin pek çok problemi, insanımızın birçok sıkıntıları, gündemde de epey sıcak başlıklar var. Bu bizi şaşkına çeviriyor, yarın ne olacağını, öbür günün ne getireceğini, iktidarın hangi adımı atacağını bir türlü tahmin edemiyoruz. Ancak Sn. Cumhurbaşkanı'nın Pazartesi günü kabine toplantısının ardından yapmış olduğu açıklamalar ve ardından yaşanan gelişmeler gündemin en sıcak başlığı haline geldi. Sözlerimin hemen başında şunu ifade edeyim; sürekli olarak gündemin bu kadar hareketli ve hararetli olması zaten en büyük sorunlarımızdan birisidir. Bu yönetim tarzına Türkiye ilk defa şahit olmuyor, geçmişte de olmuştu bu kadar sık değildi ama bu benzer hadiseler Özal zamanında da yaşandı. İnsanımız, hakikaten yüksek tansiyonlu gündemden yoruldu, bıktı ve usandı. Bu tip hadiselerle ne karşılaşmayı ne de boğuşmayı arzu ediyor. 7'den 77'ye her vatandaşımızın gözü kulağı kim ne dedi, şu kurum ne açıkladı, bugün neye zam geldi, döviz indi mi çıktı mı; bu haberlerde. Hatırlayalım, biz böylesine günleri en son 2001 yılında yaşamıştık. 20 yıl sonra, dönüp dolaşıp geldiğimiz nokta; 2001 krizi günlerinin ve aynı gündemlerin adeta 2021 yılında tekerrür etmesidir” dedi. Dağgezen, şöyle devam etti: “İktidar Ne Yaptığını, Niçin Yaptığını ve Nasıl Yaptığını Bilmiyor. Hakikaten; insanlar artık bırakın yarınını, bir saat sonrasını bile öngöremez haldedir. Bugünden yarına, hatta sabahtan akşama değişen gündem ve politikalar, en ufak karar alımını dahi herkes için zorlaştırmaktadır. İktidar kanadının yaptığı her açıklama ve aldığı her karar sonrası, herkes birbirine şaşkınlıkla şu iki soruyu soruyor; "Eee, ne oldu şimdi?" ve "Tamam da, ne olacak şimdi?" İktidarın akşamdan sabaha, sabahtan akşama ani politika ve karar değişiklikleri, insanımıza büyük maliyetler yüklemektedir. Politika ve karar değişiklikleri arasındaki açı farkı ise hep 180 derece; bir kere de bizi şaşırtsalar; şöyle 45 derecelik, hadi 90'a da razı olduk, değişiklik yapsalar... Ama yok... Makas değişikliği hep 180 derece. Bugün ne diyorlarsa yarın tam tersini uyguluyorlar, ertesi gün ise o gün uygulamaya koyduklarının tam tersi söylemlerde bulunuyorlar… Çok açık ve net anlaşılıyor ki; iktidar ne yaptığını, niçin yaptığını ve nasıl yaptığını bil-mi-yor! Dış Güçler Dövizi Düşürmeye mi Karar Verdiler? İyi olan ne varsa hepsi bu iktidarın başarısı; kötüye giden ne varsa hep başkalarının suçu, kabahati, hatta ihaneti(!) İşte Sn. Erdoğan'ın 3-4 gün evvel yaptığı konuşmanın ardında yatan psikoloji budur. "Rezervler yükselirken ben Başbakan'dım, benim dönemimde bu başarıyı yakaladık; ama erirken ben yoktum, Cumhurbaşkanı’ydım" diyor. Yani son zamanların en iyi esprisi mi desek en kötü esprisi mi desek bilemiyorum.. Ne olduysa o arada olmuş güya…” Dağgezen, “Kendisinin çok iyi bildiği, birkaç kez kullandığı “komşu komşu hu hu” tekerlemesi gibi. Özetle; "İnek nerede? Dağa kaçtı. Dağ nerede? Yandı bitti kül oldu. Erdoğan’ın şu sözlerinden başka bir şey anlaşılmıyor…

İşte şimdi de Pazartesi akşamına kadar rekor üstüne rekor kıran dövizin hızla düşüşü. Yükselirken başkaları yükseltiyordu, inerken kendi başarı hanelerine yazmaya çalışıyorlar... Neye Göre Başarı, Başarısız Olanlar Kimler? Öncelikle şunu ifade edeyim; 22 Aralık 2020, yani tam bir yıl evvel, Dolar 7,65, Euro ise 9,35 seviyelerindeydi. Yani ortada bir başarı falan yok! Paramızın sadece son yıldaki değer kaybı bile telafi edilmiş değil.  Başkanlık Sistemine geçtiğimiz ve kendisinin ikinci kez sınırsız yetkilerle Cumhurbaşkanı seçildiği 24 Haziran 2018 tarihinde ise; Dolar 4,60 seviyelerindeydi... Şimdi hangi rakama göre başarıyı belirleyelim, siz karar verin? 2014 öncesi mi başarı, 2014-2018 arası mı, 2018 sonrası mı, 2020 mi, 3-4 gün öncesi mi, yoksa şu 3-4 günlük dönem mi? Başarı hangisi, başarısız olanlar kimler? Son döneme bir bakın döviz ve altın fiyatları bir günde %30 arttı ardından azaldı bu normal bir gidişat olamaz. 24 saatte %60’lık bir dalgalanmayı hiçbir ekonomi kaldıramaz.”HALİL ASLAN

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.