Uşak Ufuk
22 Mayıs 2022 Pazar
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Dağgezen: Kar bereket demektir
28 Ocak 2022 Cuma 08:33

Dağgezen: Kar bereket demektir

Saadet Partisi Uşak İl Başkanı İbrahim Dağgezen, yağan kar yağışının kuraklığın önüne geçilmesi açısından önemli olduğunu belirtti.

Saadet Partisi Uşak İl Başkanı İbrahim Dağgezen, yağan kar yağışının kuraklığın önüne geçilmesi açısından önemli olduğunu belirtti.  Konuyla ilgili Uşak Ufuk Gazetesi muhabirine açıklama yapan Saadet Partisi Uşak İl Başkanı İbrahim Dağgezen, “Ülkemizin her bir köşesine "rahmet" yağıyor, öncelikle şükürler olsun. Kuraklığın zirve yaptığı son yıllarda, böylesine bir kar yağışı bereketini uzun zamandır hepimiz özlemiştik. Diğer taraftan, kar yağışları ve aşırı soğuk havaların sebep olduğu olumsuzlukları da maalesef ülke ve millet olarak yaşıyoruz. Trafikte aksamalar. Hatta tamamen kapanan yollar var. İlimiz Uşak’ta da hala buzlu yollar var ve sokakların bir bölümünde soğuk havanın etkileri henüz geçmedi. Belediye ekiplerimizden bu noktada duyarlılık bekliyoruz. Elbette kolay değil zorlu iklim şartlarıyla mücadele etmek. Fakat yine de böylesine bir dönemde vatandaşın mağdur olmaması da önemlidir. Tüm olumsuzluklara rağmen yağan kar, bizlerin yüzünü güldürmüştür. Çünkü ciddi bir kuraklık yaşıyorduk ve bunun önüne geçme noktasında yağan karın önemi büyüktür. Bu yıl umarım geçen yılki kuraklığın etkilerini telafi ederiz” dedi.

Kar yağışının doğadaki olumlu yansımalarının ilerleyen dönemlerde görüleceğini belirten Dağgezen, “Gönül kuraklığa çare olarak gelen kar yağışı gibi ekonomideki sorunlara da bir çözüm gelmesini isterdi. Fakat bu pek mümkün durmuyor. Çünkü, iktidar partisi bildiğini okuyor ve vatandaşı mağdur etmeye devam ediyor.  Kamusal hizmet sunan tüm yetkili kişi ve kurumlara buradan çağrıda bulunuyoruz: Gerekli ve yeterli tedbirleri lütfen zamanında ve eksiksiz şekilde alın… Hiçbir insanımız aç ve açıkta kalmasın… Kamusal imkanları sonuna kadar kullanarak evlerde, yollarda ve ulaşım terminallerinde mağdur, mahsur, mahzun ve çaresiz kalmasına neden  olmayın... Bilinç ve sorumluluk düzeyi yüksek medeni bir toplum gibi, kamusal hizmetleri halkımızın / milletimizin ayağına kadar götürelim” diye konuştu. 

“Bu temenni ve değerlendirmeleri, hiçbir siyasi görüş, parti, kurum ve kuruluş farkı gözetmeksizin açıkça ve büyük bir samimiyetle dile getiriyoruz” diyen Dağgezen, şöyle devam etti: Böyle zamanlarda, siyasi hesap ve kaygıları  öne çıkarmak, o kaygıyla hizmet sunmak, ahlaki olmadığı gibi, insani bile değildir. "Gaziantep'te şöyle olmuştu da İstanbul'da böyle oldu", "Aslında orası merkezi hükümetin görev ve yetki sınırlarında ama diğer taraf şu belediyenin yetki alanında...", "Büyükşehir çalışıyor ama ilçeler çalışmıyor…",“İlçe belediyeleri yolları açtı, fakat büyükşehir üzerine düşeni yapmadı…" vs. Bu tür  cümlelerin hiçbiri, bir kamu görevlisi ve siyasi sorumlu için mazeret olarak kabul edilemez… Ve bu, eskilerin deyimi ile sakim bir mantıktır ve bu mantığı asla doğru bulmuyoruz! Bizim için asıl ve önemli olan, hiçbir vatandaşımızın mağduriyet yaşamamasıdır. Tüm kurumlar tam bir işbirliği halinde hareket etmeli, bu sınavı hep birlikte başarı ile vermeliyiz. Milletimize ve devletimize yakışanı da budur. Burada bir başka uyarıyı da yapmak istiyoruz: Vatandaşlarımız da getirilen  kural ve tedbirlere hassasiyetle riayet etmelidirler. Bu yoğun kış hava şartlarından olumsuz etkilenen herkese geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz” dedi.  

OSB’LERDE YAŞANAN ENERJİ KRİZİ SORUNLARI DERİNLEŞTİRİR

“İktidar tarafından  “Rekabetçi” ve “kur garantisi” modeli ile üretimimizin artacağı… yatırım ve istihdamın genişleyeceği… ihracatın da artırılacağı… böylece içine düştüğümüz ekonomik kıskaçtan kurtulacağımız söylenmişti. Ancak her zaman olduğu gibi, hükümetin vaat ettiği ile karşılaştığımız gerçekler arasında fersah fersah uzaklık bulunmaktadır” diyen Dağgezen, şöyle devam etti: “Bu yüksek fiyat artışlarına rağmen, yeterli gelir artışına sahip olmayan işçimiz, memurumuz, emeklimiz bu kış şartlarını geçirmekte bu yıl iyice zorlanacak gibi görünmektedir. Çünkü, yapılan araştırmalara göre, ülkemizde dört (4) kişilik bir ailenin açlık sınırı 4.924 TL’ye yükselmiş bulunmaktadır. Daha yeni tespit edilmiş, büyük bir artış olarak takdim edilmiş olan asgari ücret ise 4.250 TL’ idi. Kısa zamanda, açlık sınırı ile asgari ücret arasındaki fark üzüntüyle belirtiyorum ki - 674 TL olmuştur. Tabii ki, bu durumda daha ucuza ekmek alabilmek için Halk Ekmek kuyruklarında sıra beklemek zorunda kalmaktadır.  Bu şartlarda kışı geçirmek mücadelesi içinde olan ülkemiz, şimdi de ekonominin can damarı üretim üsleri durumundaki  Organize Sanayi Bölgelerinde, üç günlük enerji kesintisiyle karşılaşmış bulunmaktadır.  Üç gün boyunca OSB’lerde hiçbir üretim yapılamayacak, verilen taahhütler yerine getirilemeyecek, bunlara gelecek cezalar yüklenilecek… Bu durumda OSB’lerde faaliyet gösteren  sanayi kuruluşlarının, doğal olarak ülkemizin ekonomik zararı milyar dolarları bulacak. Yapılan hesaplamalar doğru ise sadece demir çelik ve otomotiv sektöründe bu ekonomik kaybın 1 milyar doları bulacağı söylenmektedir.”

Dağgezen, “Yılbaşından bu yana sanayide kullanılan doğalgaza %50’nin üzerinde bir artış yapılmışken, üstüne üstlük tedarikte de büyük sıkıntılar yaşanırken, Türkiye’nin sadece siyasi alanda değil, ekonomik alanda da nasıl bir yönetim kriziyle karşı karşıya kaldığı açıkça görülmektedir. Doğalgaz ve elektrik zamlarının yanında yaşanacak olan kesintiler, şüphesiz ki tüketicinin karşısına zamlı ürünler olarak çıkacaktır. İşte o zaman hükümet, şimdiye kadar olduğu gibi mesul olduğu sonuçları görmezden gelerek üreticilerin fahiş fiyat uyguladığını, ya da stok yaptığını iddia ederek yine sorumluluktan kaçmaya çalışacaktır. Veya sorumluluğu “dış güçlere” yüklemek isteyecektir. Aslına bakılırsa, muhalefet partilerinin muhalefet yapmasına bile gerek kalmadı. İktidar, kendi bürokratları ve kendi içindeki gruplar tarafından adeta bir oyuna getirilmekte, siyasi geleceği riske atılmaktadır. Doğalgaz rezervlerinin zamansız, ölçüsüz ve tedbirsiz kullanılması… Zamanında sözleşmelerin yenilenmemesi… Mevsimsel şartların neler getirebileceğinin tahmin edilememesi… Planlama anlayışını terk etmek marifetmiş gibi gösterilerek plansız ve programsız harcama alışkanlığı… vs. Yani, iktidar sadece döviz rezervlerini değil doğalgaz rezervlerini de eritmiş. Sonuç: Sebepleri ne olursa olsun, enerji kesintisi nedeniyle, Türkiye çapında, OSB’lerde üretim sömestre tatiline çıkarıldı. İnşaallah, sonumuz hayırlı olur, bu tür kesintiler tekrar yaşanmaz. Bu ülke hepimizinBir başka hususu da dikkatinize sunmak istiyorum: Sürekli olarak “makyajlı” rakamlarla ihracatın arttığından, Türkiye’nin büyüdüğünden söz eden hükümet, bu rakamların – bu büyümenin vatandaşın yaşam standardına neden bir türlü yansımadığını açıklayamıyor.” HABER: 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.