Uşak Ufuk
21 Şubat 2020 Cuma
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
EĞİTİME AYRILAN PAY AZ
13 Şubat 2020 Perşembe 07:00

EĞİTİME AYRILAN PAY AZ

EĞİTİME AYRILAN PAY AZ

Eğitim İş Uşak Şube Başkanı Ercan Uzun, eğitime yeterli payın ayrılmadığını ifade etti. Konuyla ilgili bir açıklama yapan Eğitim İş Uşak Şube Başkanı Ercan Uzun, “İktidarın "ekonomi dört nala koşuyor" dediği, Diyanet'in bütçesinin NASA'nın derin uzay araştırmaları için ayırdığı bütçeden dahi fazla olduğu 2019'da, Milli Eğitim Bakanlığı(MEB) bütçesinden tasarruf tedbirleri kapsamında 2 milyar TL kesinti yapıldı. Bununla birlikte derslik ihtiyaçlarına yönelik adım atılamaz hale geldi. Birçok ilde okul inşaları durdu. Sadece Şırnak’ın köylerinde bile 13 okulun inşası “bütçe yetersizliği” gerekçesiyle askıya alındı. Bu bütçesizlik, trajikomik durumlara da sebep oldu: Bakanlık, okullara gönderdiği resmi yazıda 2023 Vizyon Belgesi'nde yer alan “Eğitimin finansman çeşitliliğinin artırılması” maddesine ilişkin hatırlatma yaptı. Yazıda okulların isimlerini satılabileceğini duyurdu. OECD'nin “Bir Bakışta Eğitim” raporuna göre Türkiye, öğrenci başına en az harcama yapan üçüncü ülke oldu. Türkiye, geleneği bozmayarak birçok konuda yine OECD ortalamasının altında kaldı” dedi. Uzun, şöyle devam etti: “PISA sonuçları da eğitimdeki başarısızlığı gözler önüne serdi. Türkiye’nin, okuma becerileri, matematik ve fen alanlarındaki başarı sırasını 2015 yılına göre artırmış olmasının sebebinin örneklem grubunun bir önceki PISA’da başarı göstermiş okullardan seçilmesi olduğu ortaya çıktı. Buna rağmen Türkiye, hemen her alanda OECD ortalamasının çok altın da kaldı. Türkiye’nin, 37 OECD ülkesinin okuma becerilerine göre sıralandığı listedeki yeri 31 oldu.”

 

Değiştirilen okula başlama 

yaşı yine değiştirildi

“İlkokula başlama yaşını 69 aya çıkaran kanun yürürlüğe girdi. Resmi Gazete’de yayımlanan kanunla 66 ay olan ilkokula başlama yaşı 69 ay olarak değiştirildi. Daha önce çocuklarını 66 aylıkken okula göndermek istemeyen ailelere hakaret eden iktidar, neden okula başlama yaşını tekrar değiştirdiğini ise izah edemedi” diyen Uzun, şöyle konuştu: “Kamuoyu hala gerici müfredatın olası etkilerini tartışırken, bilimsel eğitime bir darbe daha vuruldu. Liselere getirilen yeni sistemde, zorunlu derslerin sayısı azaltılarak seçmeli derslerin sayısı artırıldı. Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi zorunlu olurken, Felsefe alanı dersleri seçmeli oldu. Yeni sistemin açıklanmasının ardından YÖK’ün söz konusu değişiklikle ilgili bilgisinin olmadığı ortaya çıktı. MEB, seçmeli ders için 10'u aşkın farklı ders yelpazesini vitrinine koysa da, öğrencilere dini içerikli olan 3 dersi dayatmaya devam etti. Bir milyondan fazla öğrencinin “nitelikli” liselere girmek için ter döktüğü LGS sonuçları, eğitimdeki eşitsizliği bir kez daha gözler önüne serdi. Sendikamızın "yeni sisteme" dair uyarılarına kulak asılmadı ve bunun acı faturası binlerce öğrenciye kesildi. MEB’in, LGS’ye ilişkin hazırladığı değerlendirme raporuna göre, eğitim düzeyi yüksek olan ailelerin çocukları sınavdan ortalama 406 puan alırken eğitim düzeyi düşük ailelerin çocuklarının ortalama sınav puanı 278 oldu. ÖSYM’nin 2019 YKS verileri de eğitim sisteminin içler acısı durumunu bir kez daha gözler önüne serdi. Verilere göre, üniversite sınavında 15 bin öğrencinin puanı, yarım net dahi yapamadığı için hesaplanamadı. YKS’nin ilk oturumunda 15 net kadar doğru yanıt veremediği için puan barajının altında kalan aday sayısı ise 628 bin 796 oldu.  YKS’ye başvuran 2 milyon 528 bin üniversite adayından 904 bini üniversiteye yerleşebildi, tercih yapan 71 bin öğrenci ise açıkta kaldı.2019 YKS’de üniversiteyi kazanan öğrencilerin netleri açıklandığında ise başka bir skandal patlak verdi. Yükseköğretim Program Atlası’nda yapılan güncellemeyle girdiği bölümle ilgili testte 1 veya altında, hatta eksi netler yapan öğrenciler olduğu ortaya çıktı. Sonuçlar eğitim sistemindeki çarpıklığı gözler önüne serdi”. 

 

- Öğretmenin yüzü kamuda

 da özelde de gülmedi

Uzun, “2019, eğitimcilerin yoksulluk ve haksızlıkla daha da fazla sınandığı bir yıl oldu. Yetkili yandaş konfederasyon ve hükümetin müsameresi sonucunda, tüm temel gıda maddelerinin yüzde 50, elektrik, doğalgaz gibi zorunlu tüketim kalemlerinin yüzde 60 zamlandığı ekonomik kriz ortamında, kamu çalışanlarına alay eder gibi yüzde 4 zam yapıldı.Kamuda çalıştığı için yoksulluğa mahkum edilen öğretmenler, keyfi disiplin cezaları, fişlenmeler, sürgünler ve mobbingle yüz yüze kalmaya devam etti. Sözleşmeli, ücretli adı altında öğretmenlerin kategorilere bölünerek sömürülmesi 2019'da da sürdü. Öyle ki Gaziantep'te 25 yaşındaki sözleşmeli öğretmen Saadet H., okul yöneticisinin mobbingine dayanamayıp canına kıydı. Bakan Ziya Selçuk'un öğretmenlere dair attığı tek adım ise "öğretmen önlükleri" diktirmek oldu. Özel okullardaki öğretmenlerin durumu da 2019'da daha vahim hale geldi. Patronların keyfi sömürülerine terk edilen, yeri geldiğinde AVM'lerde okul tanıtımı bile yapmak zorunda bırakılan öğretmenlere maaşlarını ödememek adeta bir gelenek haline geldi.

İstanbul Ahmet Şimşek Koleji’ndeki 120 öğretmene aylarca maaş ödenmedi. Bursa’da maaşlarını alamayan özel okul öğretmenleri eylem yaptı. Doğa Koleji’nde, patronun velilerden aldığı paraları inşaat sektörüne yatırdığı ortaya çıktı ve kolej zincirinde çalışan sekiz bin öğretmen hala alamadığı maaşlar için direniyor” diye konuştu. 

 

- Taşımalı eğitim sürdü, 

okullaşma oranı utandırdı

“2019'da da taşımalı eğitim garabetini durdurmak için hiçbir adım atılmadı. Bu rezalet, özellikle Taşra'daki birçok yerleşim merkezinde yavrularımızın okula başlamamasına ya da tarikat yurtlarına mecbur kalmasına yol açtı” diyen Uzun, şöyle devam etti: “Çağdaş bir ülkenin en önemli eğitim kriterlerinden olan okullaşma oranı da yerlerdeydi. OECD’nin, “Bir Bakışta Eğitim-2019” raporuna göre, Türkiye okul öncesi eğitimdeki okullaşma oranında 30 ülke arasında son sırada yer aldı. Kamu kaynaklarından eğitim kurumlarına yaptığı harcamalar listesinin de sonlarında yer alan Türkiye’de, okulöncesi okulların yüzde 50’sinin özel olduğu bildirildi. Okullara akıllı tahta diyerek başlatılan Fatih Projesi yolsuzluk iddialarıyla sessiz sedasız sonlandırılırken, taşrada bazı okullarda bilgisayar dersleri, kartondan bilgisayar maketleriyle verilir hale geldi.”.

HABER: HALİL ASLAN

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ