Uşak Ufuk
01 Aralık 2021 Çarşamba
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ekmeğe zam gelinen noktayı gösteriyor
18 Kasım 2021 Perşembe 08:24

Ekmeğe zam gelinen noktayı gösteriyor

Ekmeğe zam gelinen noktayı gösteriyor

Karaoba, “Erdoğan 2023 hedefleri diyerek, millete vaatlerini ilk kez 2011 seçim beyannamesiyle açıklamıştı. Yetmedi... Bu hedefleri bir de 2013 yılında, 10. Kalkınma Planı’na yazdı. Altına da imzasını attı. Bu doküman, yani plan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin onayından da geçti. Artık hedefler vaat olmaktan çıktı. Kendisinin ve partisinin millete resmi taahhüdü haline geldi. 2023’te; milli gelirimizi 2 trilyon dolara, fert başına gelirimizi 25 bin dolara, ihracatımızı 500 milyar dolara yükseltmeyi, işsizliği ise yüzde 5’e düşürmeyi, böylece ülkemizi, Dünyanın en güçlü 10 ekonomisi arasına sokmayı milletimize taahhüt etti. Peki, bu 2023 hedefleri ne oldu? Millete verilen sözler ne oldu? Ben söyleyeyim, yalan oldu. Bunu ben demiyorum… Erdoğan’ın 5 Eylül 2021’de, altına imza attığı bu Orta Vadeli Program diyor. Şu anda TBMM’de görüşülen bütçenin dayanağını oluşturan bu OVP, Erdoğan’ın 12 yıl önce, 2023 için millete taahhüt ettiği, 2 trilyon dolarlık milli gelirin 925 milyar dolarda kalacağını söylüyor. Kişi başına 25 bin dolar olacak dedikleri gelirin “Ancak 10 bin 703 dolarda kalacağını” 500 milyar dolar ihracat hedefinin de 242 milyar dolara düşürüldüğünü yazıyor. Tüm bu hedeflerde yüzde 50’den fazla ıskontoya gidilmiş, bir hedef var ki o iki katına çıkmış. Erdoğan’ın “2023’te yüzde 5’e düşüreceğim” dediği işsizlik oranı yüzde 11,4 olacak. Erdoğan, 19 yıldır izlediği ekonomi politikalarının, resmen iflas ettiğini, kendi imzasıyla yayınladığı şu dokumanla cümle âleme ilan ediyor. Sonuçta da, bırakın dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girmeyi, 2023’e iki yıl kala, Erdoğan yönetiminde ülkemizin en güçlü 20 ekonomi liginden bile düştüğü ortaya çıkıyor” dedi. 

Geçtiğimiz günlerde inşaattan düşerek can veren Fedai öğreğtmen için büyük üzüntü duyduğunu ve bunun da sorumlusunun hükümet olduğunu dile getiren Karaoba, “Bakın daha dün Malatya’da çok acı bir olay yaşadık. Gencecik bir beden öğretmeni, 23 yaşındaki Fedai Altun, atanamadığı için inşaat işçisi olmuş. Çalıştığı inşaatta, elektriğe kapılarak yaşamını yitirmiş. Kendisine Allah’tan rahmet diliyoruz, ailesine sabır diliyoruz. Yaşamını kaybetmeden önce bu genç, Saray’ı ve Saray avanesini etiketleyerek sosyal medyadan şu mesajı atmış; “Beden eğitimi mezunuyum. 80,55 puan aldım. Sizin yüzünüzden atanamıyorum. Aile baskısı yüzünden, ağır şartlarda çalışmak zorundayım. Bunun vebalini acaba kim ödeyecek? Ben hakkımı size helal etmiyorum.” İşte burası sözün bittiği yer. Bu ülkede analar, babalar; yemiyor, evlatlarına yediriyor. İçmiyor, evlatlarına içiriyor. Giymiyor, evlatlarına giydiriyor. “Yeter ki evladım okusun” diyor. Bin bir umutla okutulan gençlerimiz mezun oluyor. Öğretmen çıkıyor, mühendis çıkıyor, ekonomist çıkıyor… Ama bu müflis yönetim gençlerimize, mesleklerini icra edecekleri işleri veremiyor. Milletin evlatlarını, açlık sınırının altında kalan asgari ücrete talim ettiriyor” dedi. 

Karaoba, “Ailelerin bin bir fedakârlıkla yetiştirdiği evlatlarımızın hali bu. Peki, ya Saray sosyetesinin çocukları? Onların yedikleri önlerinde, yemedikleri arkalarında. Bir değil, üçer-beşer maaş alıyorlar. Aldıkları maaşlara da, utanmadan “huzur hakkı” diyorlar. Milletin gencecik evlatlarında huzur kalmamış, en ağır şartlarda çalışırken, elektriğe kapılıp, yaşamını kaybederken, Saray maşallah “huzurdan” hakkını alıyor. Pes doğrusu! Gençlerimiz bunlara hakkını helal etmiyorsa haksız mı? Erdoğan ve şürekâsının kendilerinin değil, milletin huzurunu düşünmesi için, bu milletin daha kaç evladının yaşamı sönecek?  Yuvalara, mutfaklara ateşler düşerken, Erdoğan bu yıl çift haneli büyümeden bahsediyor. Bu ülkede büyüyen birileri var, o da saray, saray sosyetesi ve saray yandaşları. Milletin geliri ne yazık ki büyümüyor milletimiz büzüldükçe büzülüyor. Halkımıza, “Sağlıklı yaşamak için yeterli beslenebiliyor musun?” diye sormuşlar, bir anket yapmışlar. Milletimizin yüzde 57’si ne diyor biliyor musunuz? Yani yarıdan fazlası ne diyor biliyor musunuz? Ben yeterli beslenemiyorum diyor. Eğer millet karnını bile doğru dürüst doyuramıyorsa, bu ülkede ayçiçek yağlarına, bebek mamalarına alarm takılıyorsa, fiyat etiketleri saat başı değişiyorsa, o büyüme iftihar edilecek bir büyüme değildir, o büyüme  “Yoksullaştıran bir büyümedir.” Erdoğan daha önce ülkemizi, “İstihdamsız büyüme” ile tanıştırmıştı. Şimdi de öyle gözüküyor ki “yoksullaştıran büyüme” ile tanıştırıyor” diye konuştu. HABER: HALİL ASLAN

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.