Uşak Ufuk
19 Kasım 2019 Salı
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
EKREM SAVAŞTAN 1071 MESAJI
29 Ağustos 2019 Perşembe 07:58

EKREM SAVAŞ'TAN 1071 MESAJI

Uşak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Savaş, 1071 Malazgirt Zaferi’nin yıldönümü nedeniyle mesaj verdi.

Uşak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Savaş, 1071 Malazgirt Zaferi’nin yıldönümü nedeniyle mesaj verdi. Konuyla ilgili yazılı bir açıklama yapan Ekrem Savaş,  “Tarihi kahramanlık ve zaferlerle dolu aziz milletimizin anılmaya değer sayısız gün ve aylarının yanında özellikle Ağustos ayı kahramanlıkların destanlaştığı, bizi biz yapan, bizi tarih yapan, coğrafyayı vatan yapan zaferlerimizin ayıdır. Büyük Sultan Alparslan liderliğinde Anadolu topraklarını bize ebedi yurt kılan Selçukluların tarihimize altın harflerle geçirdiği bu zaferlerden şüphesiz en önemlilerinden biri 26 Ağustos 1071 Malazgirt Zaferi’dir. Bu büyük zaferin 948. yılını millet ve devletimizle birlikte coşkuyla kutluyoruz. Güzel yurdumuz Anadolu’nun kapılarının ardına kadar açıldığı, bir daha hiç kimseye kaptırmamak üzere tapusunun alındığı Malazgirt Zaferi ile artık bütün dünya bin yıldır ve nihayete kadar bu toprakların Türk yurdu ve Türkiye olduğunu kabul etmek zorunda kalmıştır. Atalarımızın ve bugün hala şehitlerimizin ve gazilerimizin ayaklarının değmediği, şehit kanlarının sulamadığı yerin bulunmadığı bu topraklar için büyük bedeller ödedik, ödemeye devam ediyoruz. Bize kadar nasıl başarılı olunduysa, bugün de kararlılıkla başarılarımız sürmektedir” dedi. Ekrem Savaş, “948 yıldır olduğu gibi bundan sonra da milletimiz ve vatanımız için birlik ve beraberlik içinde çalışmaya, şartlar ne olursa olsun, her türlü bedeli ödemeye hazır olarak vatanımıza sahip çıkmaya devam edeceğiz. Bu duygu ve düşünceler içerisinde, başta büyük komutan Sultan Alparslan olmak üzere aziz şehitlerimizi rahmetle ve minnetle anıyoruz. Vatan uğruna can veren bütün şehitlerimizin ruhu şad olsun. Malazgirt Zaferimizin 948. yılı milletimize, vatanımıza, gönül coğrafyamıza ve Üniversitemize kutlu olsun” dedi. 

1071 MALAZGİRT ZAFERİ HAKKINDA? 26 Ağustos 1071’de meydana gelen Malazgirt Savaşı, Türkler’e Anadolu’nun kapılarını açtı. Doğu Roma Ordusu, paralı askerlerle birlikte 70.000 kişilik bir orduyla Malazgirt ovasının kuzeyinde konuşlanmıştı. Selçuklu ordusunun askeri gücü ise sadece 40.000 kişiden ibaretti. Zira Roma ordusu, bu sefere 3 yıl boyunca hazırlanmış, Selçuklular ise Mısır seferi için çıktıkları yoldan geri dönerek mevcut ordularıyla Malazgirte ulaşmıştı. Selçuklu Ordusunun gücü Roma ordusuyla kıyasla yarı yarıya durumdaydı ancak Doğu Roma ordusu içerisinde Müslümanlıkla tanışmamış Peçenek ve Uz Türkleri de bulunuyordu. Sultan Alparslan, casuslar göndererek aynı soydan olduğu bu Türk birliklerine haber ulaştırıp kendilerine katılmaları teklifini gönderdi. Roma ordusunun en vurucu güçleri bu unsurlardı. Zira Anadolu içlerinde bulunan Abaz, Slav, Gürcü, v.b. kavimler yoğun savaşlar içerisinde bulunmuyorlardı. Trakya bölgesinde yaşayan Peçenek ve Uz Türkleri ise hem Roma İmparatorluğu ordusu içerisinde sıkça görev yapmakta hem de Batı cephesinde kendi bağımsız hareket edebildikleri savaşlara katılmaktaydılar. Üstelik Roma Ordusunun en önemli savaş stratejisti Magistors Tarkhal’da bir Peçenek Türküydü. Alparslan’ın teklifini olumlu karşılayan Peçenek ve Uz birlikleri Roma ordusu içerisinde konuşlanmış ancak Selçuklular için mücadele etmeye karar vermişlerdi. Roma ordusunun savaş düzeninde Romen Diyojen ordunun merkezinde, Anadolu ordu kumandanı Mikhail Attalicpiates sağda, Rumeli kumandanı Nikefor Bryennes solda, Andronikos Doucas’da geri cephedeydi. Bu taktik topyekün bir imha düzeniydi. Stratejileri de güçlü hücum ederek kesin sonuç almaktı. Sultan Alparslan’ın komutasında ise 40.000 kişilik Selçuklu ordusu Hilal şeklinde tertibat almıştı. Hafif süvari kıtaları kanatlarda, vurucu unsurlar ve merkez güçler orta geride bulunuyordu. Saldırı gerçekleştiği esnada merkez güçler yavaş yavaş geri çekilecek, at üstünde ok atan süvariler düşmanın yan ve geri hatlarına taarruz ederek Roma ordusunu yavaş yavaş zayıf düşürecekti. Bu taktikle düşman ordusu kendi karargahlarından uzaklaşacak, baskın kıtaları düşmanın en zayıf olduğu geri hattına saldırarak savaş düzenlerini bozacak ve geri çekilen birliklerin ileri atılmasıyla “Turan Taktiği” olarak bilinen strateji kullanılarak düşmanı yok edecekti. Malazgirt Savaşından ağır bir yenilgiyle çıkan mağrur imparator, Sultan Alparslan’ın huzuruna geldiğinde utancından başını kaldıramıyordu. Alparslan, onun bu haline nezaketle karşılık verip oturttu ve teselli etti. Diyojen, savaş öncesi muazzam ordusuyla Türkleri yeneceğinden emin olduğunu, aksi bir ihtimali hiç düşünmediğini açıkça dile getirdi. Sultan Alparslan kendisine “Eğer zafer sizin olsaydı bana ne yapardın?” sorusunu sordu. Diyojen, açık konuşamayıp öldürtürüm diyemeyip sadece “Kamçılatırdım” cevabını verdi. Alparslan “Benim size ne yapacağımı düşünüyorsunuz?” sorusuna ise bir ümitle “Ya öldürtürsünüz, yahut İslam ülkelerinden birine esir gönderirsiniz. Mümkün görmüyorum ama beklide affedersiniz” şeklinde cevap verdi. Sultan Alparslan, yenilgiye uğramış bir imparatoru daha fazla aşağılamamak için kendisini Affetti ve ağır şartlarla bir antlaşma imzalattı. Romen Diyojen affedilmişti ancak ülkesine döndüğünde Türklerden görmediği hakaretlere uğrayıp öldürüldü. Yerine geçen yeni Doğu Roma İmparatoru 7. Mihail Selçuklular ile yapılan anlaşmayı kabul etmese de “Malazgirt Savaşı” Selçuklulara Anadolunun tapusunu vermişti. İlerleyen 20 yıl içerisinde hızla Anadolu içlerine göç hareketleri başlatılarak Türkleştirilen Anadolu, İç Asyadaki diğer Türk devletlerinin de göçleriyle bir Türk yurduna dönüştü. Malazgirt Savaşı, 26 Ağustos 1071’de Malazgirt ovasında meydana gelmiş, Selçuklu Sultanı Alparslan ve Doğu Roma İmparatoru Romen Diyojen arasında gerçekleşmiş, Anadolu'nun Türk’lere yeni yurt olmasını sağlamış olan meydan savaşıdır. BERKAY ÖZYAYLA

 
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ