Uşak Ufuk
21 Ocak 2022 Cuma
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Hayat pahalılığı bitmiyor
07 Aralık 2021 Salı 07:20

Hayat pahalılığı bitmiyor

Hayat pahalılığı bitmiyor

Eğitim İş Uşak Şube Başkanı Ercan Uzun, artan hayat pahalılığının vatandaşı sıkıntılı dönemlere ittiğini ve geçinmenin artık çok zor hale geldiğini söyledi. Öğretmen maaşlarının yetersiz olduğunu ve bunun da eğitimi olumsuz etkilediğini belirten Eğitim İş Uşak Şube Başkanı Ercan Uzun, “Eğitim, onu var eden, üretim sürecine katkı sunan tüm emekçileriyle bir bütündür. Yani bugün sadece öğretmen değiliz! Tüm eğitim emekçileriyiz. Aklına kilit vurulmak istenen, parti komiserini aratmayan rektörlerle boğuşan akademisyenleriz; hakkı teslim edilmeyip 3 kişilik iş yaptırılmaya çalışılan yardımcı personeliz, okuldaki işçiyiz, idari personeliz! Ve tüm eğitim emekçileri için insanca bir ücret, insanca çalışma koşulları ve mesleki itibarın iadesini istiyoruz, alacağız” dedi. Eğitim İş Uşak Şube Başkanı Ercan Uzun, şöyle konuştu: “Ama önce öğretmenin durumunu anlatarak başlayalım: Başöğretmen ünvanlı bir liderin kurduğu tek ülkeyiz, ama bu ülkede öğretmenin, eğitim emekçisinin hali içler acısı durumda. Kötü yönetim yüzünden freni patlamış bir kamyon gibi hızla yokuş aşağıya giden ekonomi, işçi sınıfını ezip geçmiştir. İktidar ve yandaşlar korosunun iyi olduğunu söyleyip durduğu ekonomi, vergi borcu sıfırlanan, ballı ihaleleri art arda sıralayan yandaşlar için şahlanmış, biz eğitim emekçisinin payına ise çifte yemek düşmüştür. Eğitim emekçisi, maddi ve manevi bir çöküşün eşiğine getirilmiş ve orada terk edilmiştir.Öğretmenlerimiz; maaşları açlık sınırının altında kaldığı için geçinememekte, kendilerine ve sevdiklerine maddi olarak yetemedikleri için özsaygılarını kaybetmekte, liyakatsızca atanan okul yöneticileri tarafından mobbinge maruz kalmakta, devlet adamlığı değil partizanlık yapan mülki amirlerce itibar suikastine uğramaktadır. Eğitimdeki hiçbir değişiklik için fikri sorulmayan öğretmenler, değersiz ve umutsuz hissetmektedir”.  Uzun, “Öğretmenler ‘kadrolu, ücretli, sözleşmeli’ gibi uydurma kategorilerle ayrıştırılarak sömürülmektedir. Öğretmen öğretmendir arkadaşlar, ücretlisi, sözleşmelisi olmaz! Her emekçinin güvenceyle, kadrolu, kayıtlı şekilde çalışma hakkı vardır! Bunu öğreteceğiz! Elbette eğitimin sorunları da eğitim emekçisinin sorunlarından ayrı tutulamaz. Eğitim emekçileri için öğrencilerine laik, bilimsel, kamusal ve adil eğitim verebiliyor olmak, sadece bir istek değil haktır. Buradan hareketle eğitimi büyük bir hızla gericileştiren, piyasacılaştıran, onu tarikatların ve öğretmeni köle olarak gören patronların arka bahçesi haline getiren anlayışla da mücadele eden eğitim emekçileri yok sayılmaktadır. Okul yöneticilerinin yüzde 80'inden fazlasının yandaş sendika üyelerinden seçiliyor olması, MEB'in koltuklarının iktidar partisi tarafından arpalık olarak kullanılması, ilerici öğretmenlerin keyfi disiplin cezalarına ve soruşturmalara maruz kalması da mesleki sorunlarımızdandır. Eğitim alanındaki bu bezirgan saltanatını kuranlar, bu toprakların TÖS gibi TÖB-Der gibi tecrübeleri olduğunu unuttukları için geleceklerinden çok eminler. Onların mirasçısı olan Eğitim-İş olarak hatırlatacağız”. Üniversitelerde yaşanan sorunlara da değinen Uzun, özgür düşüncenin ve bilimin yuvası olması gereken üniversitelerin AKP iktidarında baskı altına alınmaya çalışıldığını belirtti. Uzun, dünyanın en başarılı 500 üniversite listesine Türkiye’den tek bir devlet üniversitesinin giremediğine dikkat çekti ve şöyle konuştu: “Elbette bu vahim tabloda üniversitelere tepeden inme getirilen partizan yöneticilerin payı büyüktür. Apartmandan bozma vakıf üniversiteleri, tek bir makalesi dahi bulunmayan rektörler, yandaşların üniversite yönetimlerini ailece işgal etmesi gibi rezil uygulamalar, akademiye sokulan hançerler olmuştur. Aklına ve diline zincir vurulmak istenen akademisyenlerin çalışma şartları ve koşulları da yurt dışındaki meslektaşlarına göre yerlerdedir. Elbette mücadelemiz, Cumhuriyet'in aydın gençlerinin fikir fabrikası olması gereken üniversiteleri bu toplu işgalden kurtarmak da içindir. Üniversitelerdeki akademisyenden idari personeline kadar tüm emekçilerin insani koşullarda yaşayabilmesi ve çalışabilmesi içindir.” HABER: BERKAY ÖZYAYLA

 
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.