Uşak Ufuk
22 Mayıs 2022 Pazar
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Herkes ekonomist oldu
20 Ocak 2022 Perşembe 07:00

Herkes ekonomist oldu

Herkes ekonomist oldu

Saadet Partisi Uşak İl Başkanı İbrahim Dağgezen, vatandaşın değişmeyen tek gündeminin ekonomideki istikrarsızlık ve geçim sıkıntısı olduğunu ifade etti. Son dönemlerde döviz kurundaki hareketliliğe bağlı fiyatlarda oynaklığın olduğunu ifade eden Dağgezen, “Türkiye’de özellikle son aylarda gündeme zaman zaman farklı konular geliyor olsa da; vatandaşlarımızın değişmeyen tek gündemi vardır: ekonomideki istikrarsızlık ve geçim sıkıntısı! İşsizlik, enflasyon, hayat pahalılığı, insanların her geçen gün düşen hayat standardı, ve tabii ki zamlar... Maalesef,  en çok duyduğumuz kelimeler, en çok işittiğimiz kavramlar artık bunlar oldu” dedi. Konuyla ilgili bir açıklama yapan Saadet Partisi Uşak İl Başkanı Dağgezen, şöyle devam etti: “Çarşı-pazarda, okulda, otobüste, berberde, evde, aile ve dost meclislerinde insanımız, ekonomiden başka bir şey konuşmaz, konuşamaz hale geldi… Böyle bir dönemi yaşıyoruz. Döviz ne olacak? Zamlar karşısında ne yapacağız? Nasıl iş buluruz? Bu başlıklar bir nebze anlaşılabilir belki. Fakat, Merkez Bankası faiz kararlarının, hatta FED'in açıklamalarının, TÜİK'in verilerinin hiç bu kadar yakından takip edildiği bir dönemi acaba Türkiye yaşamış mıdır? İktidardaki bazı dostlarımız kendilerinin ekonomist olduklarını ısrarla iddia etmekte, bunu tekrar edip durmaktadırlar. Kendilerinin ekonomist olup olmadıklarını bilmiyoruz. Ama bu gidişle onların  7’den 77’ye herkesi ekonomist yapacakları kesin” dedi.

“İktidar ve onların kalemşörleri; "bugün hâlâ 2001 krizinin faturasını ödemeye devam ediyoruz." deseler de, 2001 krizinde dahi, ekonomik konular gündemi bu kadar işgal etmemişti. Böyle bir durum yaşamamıştık” diyen Dağgezen, şöyle devam etti: “Sonra; 20 yıldır işbaşında olan bir iktidarın, yine kendisinin isabetsiz ve verimsiz politikalarla sebep olduğu ekonomik buhranı, 20 yıl öncesi bir krizin faturası olarak takdim etmeye çalıştığını görüyoruz. Bu son derece komiktir. Hatta bunun da ötesinde siyasi acziyyetin gerçek bir ikrar ve itirafıdır. Yani, bu kendi başarısızlıklarının, becerisizliklerinin ilk ağızdan itirafıdır. O zaman, Ak Parti, iktidarda bulunduğu 20 yıllık süre içinde ne yaptı, nelerle uğraştı? Şimdi nelerle uğraşıyor? Aslında, 20 yıl önce yaşanmış kriz nedeniyle getirilmiş kurumsal yapı sürdürülmüş olmasaydı, Ak Parti iktidarının ilk yıllarındaki ekonomik istikrar asla sağlanamazdı. Halkımızın ve Ak Parti camiasının, yaşadığımız bu sıkıntıları, etraflıca sorgulaması gerekmez mi? İktidar, sürekli geçmiş iktidarların başarısız olduğunu tekrar ederek, bunun üzerinden bir başarı hikayesi yazmak istiyor.  Böylece başarısızlıklarını örtme çabalarını alışkanlık haline getiren iktidar,  bu açıklamalarıyla kendi kendine büyük bir çelişki içine düşmektedir.” 

Dağgezen, “Bunun mantıki sonucu da şudur: o zaman 2001 krizinin sebebi 80'li, 90'lı yıllarda yaşanan krizler; daha önceki yıllarda yaşanan krizler de çok daha önceki yıllarda yaşanan krizlerin birer neticesi. Bu mantık zincirini Tanzimat dönemine hatta çok daha ötelere kadar götürebiliriz. Ne demiş Ziya Paşa: “ Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz, Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde.” Saadet Partisi olarak, bu mantığı kabul etmiyoruz. Bu tür açıklamaları "başarısızlıklara bahane üretme çabası" olarak görüyoruz. İktidar sorumluluk üstlenme ve sorunlara çözüm üretme makamıdır, 20 yıl sonra bahaneler serdetme değil. Sabahtan akşama alın teri döken fakat emeğinin karşılığını alamayan milyonlarca çalışanımızın yanında; bir de hiç işi olmayan milyonlarca insanımız var. Diplomalı işsizler kervanı"na her yıl binlerce gencimiz ekleniyor ve bu milyonların sayısı her yıl artıyor. Binlerce insanımız – gencimiz hayatını yad ellerde kazanmak için başka ülkelere gitme çabası içinde. Bunun yanında, istatistiklere bile girmeyen yeni bir sosyal sınıf doğuyor ülkemizde "ev gençlerimiz". Ne eğitimde ne de istihdamda olan gençler.. Böylece milletimizin milyarlarca maliyetle yetiştirdiği insan gücümüz heba olup gidiyor.” Dağgezen, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Fakat yapılan kamuoyu araştırmalarına göre, halkımızın %90'lara varan büyük çoğunluğunun verilerine güvenmediği TÜİK, hafta başında yeni işsizlik rakamlarını açıkladı.. TÜİK'e göre işsizlik oranı değişmedi %11,2. Ama değişen bir oran var: Genç işsizlik oranının % 30’lara yükselmiş olması… Bağımsız kuruluşların açıklamaları bir yana; TÜİK'in rakamları, İŞKUR'un verileri ile bile çelişmektedir. Bir kez daha tekrar ediyoruz; iktidar artık kendisiyle, kendi kurumlarıyla bile çelişmektedir. İktidara kısa bir süreliğine de olsa “MEDİTASYON” yoluyla bir “ İÇ MUHASEBE “ yapmasını tavsiye ediyoruz. İnzivaya çekilmesi ise daha ideali. Sanırım bu hem kendileri hem de milletimiz için çok daha olumlu sonuçlar doğuracaktır.” HALİL ASLAN

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.