Uşak Ufuk
20 Ocak 2021 Çarşamba
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
İktidarın dönemi bitiyor
30 Kasım 2020 Pazartesi 03:34

İktidarın dönemi bitiyor

İktidarın dönemi bitiyor

Saadet Partisi Uşak İl Başkanı İbrahim Dağgezen, vatandaşın Cumhurbaşkanlığı Hükümeti sistemini savunanlara itibar etmediğini ifade etti. Son yapılan kamuoyu yoklamalarına göre sistemin tıkandığını ifade eden Saadet Partisi Uşak İl Başkanı İbrahim Dağgezen, “Kamuoyu gösteriyor ki; ikisi birden yüzde 40’ın altına indi. Bugünkü sistem Türkiye’yi bağladı. Kimse konuşamıyor. Konuşmanın da bir faydası yok. Meclis, artık önemini yitirdi. Cumhurbaşkanı, iyice yalnızlaştı. Etrafında müzakere edecek kimse kalmadı.  Bu dönem bitti. İlk seçimde bu dönem bitecek” dedi. Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü dolaysıyla kadınların yaşadığı sıkıntılara değinen Dağgezen; “Kadınla şiddetle mücadelede takip edilen yolun isabetli olmaması sebebiyle, sadece ülkemizde değil, tüm dünyada bir başarısızlık söz konusudur. Maalesef kadına şiddet azalmıyor, artıyor. Bu şiddetin önüne geçmek için almaya çalıştıkları hiçbir tedbir fayda vermiyor; maalesef bu ülkemizde de böyledir. Bunu farklı mecralara kaydırmak isteyenler, aslında başarılı olunmadığını görmeleri ve daha ciddi tedbirleri almaları icap eder. Israrla söylediğimiz iki konu birlikte ele alınmadıkça bunun çözülebileceğini görmüyoruz. Kadına şiddet müstakilen olarak ele alınmalıdır, başka konularla karıştırılmamalıdır.  Ancak kadına şiddet önlenirken; erkeğe de haksızlık yapılmamalıdır, bu da çok önemli bir iştir. İkincisi ise; aile mefhumunun korunmasıdır. Aile, bir kadın ve erkekten dünyaya gelir. Buna hep vurgu yaptık. Bu aile, toplumun çekirdeğidir ve bu ailenin en önemli unsuru da kadındır” ifadelerini kullandı.

Eğitimde yaşanan problemlere dikkat çeken Dağgezen;  “Bütün meslek grupları içinde öğretmenlik, en önemli meslektir. Çünkü bütün meslek gruplarını da, öğretmenler yetiştiriyor. Ama ne yazık ki; AK Parti iktidarı, en büyük başarısızlığını eğitimde gösterdi. 19 yıl tamamlanacak yakında; ama 19 yıllın içinde 8 Milli Eğitim Bakanı değişti. Ne yapacaklarına tam olarak karar vermiş değiller. Bakanlar değiştikçe; eğitim anlayışı da değişti, eğitimde önem verdikleri konular da değişiyor. Böyle olunca; siz, eğitim meselesini bir yere kavuşturamıyorsunuz. Bundan dolayıdır ki; hükümetin, hakikaten eğitim meselesini özellikle bir ihtisas sahibi guruba emanet etmesi ve başkalarının müdahale etmesine fırsat vermemesi gerekir. Maalesef iktidar, eğitimde istikrarı sağlayamamıştır.  Nurettin Topçu’nun ifadesiyle; "bugün Milli Eğitim Sistemimizin iki önemli eksiği var, bu eksikler; eğitim ve sistemdir." Eğitimde maksat, gençleri hayata hazır hale getirmektir. Bizim, hayatın her alanına kalifiyeli insan yetiştirmemiz gerekir” diye konuştu. Dağgezen, Covid-19 pandemisinin eğitim sistemini ciddi bir şekilde etkilediğini belirterek; “Okullarda yüz yüze eğitimin mümkün olmaması gerektiğini de görüyoruz; ama esas mesele burada, eğitim sistemini düşürmeden nasıl devam edebiliriz. İnternet ortamında eğitim verdiklerini düşünüyorlar. Evinde tablet bulunmayan öğrenci, nasıl bu eğitimi takip edecek? ‘500 bin tablet dağıtacağız’ dediler. Bunun 1 milyonunu 19 sene önce dağıttılar; ihtiyaç yokken dağıttılar. O tabletler hiç kullanılmadı, işe yaramadı! Belki yüzde 10’u kullanılmıştır. Bir evde üç çocuk varsa, her çocuğa ayrı tablet lazım; bunu idrak etmeden olmaz. "EBA’dan yapalım" diyorlar, bunun için de üç tane televizyona ihtiyaç var” değerlendirmesinde bulundu. Akdeniz’de, Türkiye’nin bir yük gemisine Alman fırkateynin yaptığı hukuksuz müdahalenin kabul edilemeyeceğini söyleyen Dağgezen, şöyle devam etti; “Bunu şiddetle kınıyorum. Bu korsanlıktır; hem de devlet eliyle korsanlıktır! Nasıl oluyor da, Alman fırkateyni bir gemimizi durduruyor ve diyor ki; "ne taşıdığını görmek istiyoruz." Sana ne! Bu cesareti, bizim politikalarımızın yanlışlıklarından alıyorlar. Biz, ülkelerle ciddi bir politika yapsaydık; buna cesaret edemezlerdi. Her şeye rağmen hükümetin gösterdiği tepkiye destek veriyoruz. Alman hükümetini de kınıyoruz.  Böyle bir dış politika anlayışı olamaz. Yarın uçağı da indirirler.”Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “kendimizi Avrupa’nın ayrılmaz parçası görüyoruz” açıklamasına da değinen Dağgezen; “Avrupa Birliği, olmazsa olmazımız demeye geldiler. Geçmişte kendilerini Şangay da başka bir gün de Şam’da namaz kılarken görüyorlardı. Sonra bir de baktık ki; bunlar hepsi bir yere bırakıldı. ‘Avrupa Birliği’nin vazgeçilmez bir üyesiyiz, Avrupa Birliği vazgeçilmez bir hedefimizdir denilmeye’ başlandı. Ama aldıkları cevap da belli! Siz, istikrarsız olursanız; size itibar etmezler. Biz, öncelikle kendi çevremizde mağdur olan ülkelere sahip çıkmalıyız. Bilelim ki BOP; Orta Doğu’yu tahrip etme projesidir, İsrail'in bu bölgeye hakim kılma projesidir! Türkiye, dış politikasını sağlam bir yere bağlamak istiyorsa; önce mağdur olan ülkelerle bir araya gelmek zorundadır. Bunların başında da İslam ülkeleri gelmektedir. D-8, durduk yere kurulmadı. Bu arkadaşlar, D-8’leri ağızlarına bile almadılar. Siz, asırlardır irtibatta olduğunuz ülkelerle irtibat kurmazsanız; kimse size itibar etmez. Bugün dünyada bir sömürenler, bir de sömürülenler var; sömürülen ülkelere sahip çıkmalısınız” şeklinde konuştu. Bir ülkenin gücünün, güçlü bir ekonomiye sahip çıkmasıyla olabileceğini söyleyen Dağgezen, “Bu arkadaşlar savruluyor! Söylediğimiz hiçbir konuya itibar etmiyorlar. Bizim söylediklerimiz gerçek olduğu için önem taşıyor. Siz, bugün yolsuzluğu ortadan kaldırmazsanız, israftan vazgeçmezseniz, rüşveti önlemezseniz; Türkiye’de ekonomik kalkınmayı yapamazsınız! Burada harcadığınızı üretime aktarmalısınız. Üretmeden, güçlenme olmaz! Üretmeden, işsizlik azalmaz! Yeni yatırımlar yapmadan, işsizlik düzelmez! Şimdi arkadaşlar, Batı'dan gelecek desteği bekliyor. Batı, buraya gelmez. Korkutan ne biliyor musunuz? Elimizdeki bütün varlıkları, kendi ellerine geçirdikleri zaman; Türkiye’ye gelirler.  Ağızlarından kaçırıyorlar. Onlara; "gelip, bu işi çözün" diyorlar. Siz, her şeyi onlara verirseniz; o zaman gelirler. O zaman; "bu toprakların sahibi biziz" derler. Bizi ayağa kaldırmak için değil, bizim imkânlarımızı kullanmak için gelirler. Bu gaflete kimse düşmemelidir” değerlendirmesinde bulundu.  Döviz kurunda yaşanan dalgalanmanın devam ettiğini belirten Dağgezen; “Berat Albayrak istifa edince; herkes sustu, bunu oyun sandılar. Berat Albayrak gidince, dolarda düşüş yaşandı, faizler arttı. Şimdi, 'döviz nasıl indi' diyorlardı. Dolar adım adım yükseliyor, 8 lira seviyesini yeniden buldu. Türkiye’nin içini düzeltmeden; ekonomiyi düzeltmiş olamazsınız. Bu, en basit meseledir. Türkiye, bu söylediğimiz noktaya gelmeden; problemlerini çözemez. Arkadaşlarımız, bu noktada en küçük eleştiriye tahammül edemiyorlar. Tavsiyelerin hiçbirine kulak vermiyorlar, farklı fikir beyan edenleri susturuyorlar. İşte buna da şahit olduk” açıklamasında bulundu. HALİL ASLAN

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.