Uşak Ufuk
20 Mayıs 2019 Pazartesi
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
İSLAM DİNİNDE KADININ YERİ VE ÖNEMİ
18 Nisan 2019 Perşembe 08:36

İSLAM DİNİNDE KADININ YERİ VE ÖNEMİ

İSLAM DİNİNDE KADININ YERİ VE ÖNEMİ

Uşak Üniversitesi Kültür Sanat ve Kitap Okuma Topluluğu tarafından, “İslam Dininde Kadının Yeri ve Önemi” adlı konferans düzenlendi. Recep Tayyip Erdoğan Kongre ve Kültür Merkezinde gerçekleştirilen konferansa, Uşak Müftü Yardımcısı Ayşegül Kurt, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Yusuf Gürefe, Topluluk Danışmanı Dr. Öğr. Üyesi Şahin Çetinkaya, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Uşak Müftü Yardımcısı Kurt, 'İslam Dininde Kadının Yeri ve Önemi’ adlı sunumu gerçekleştirdi. Kurt, kadının eski toplumlarda ve İslamiyet’teki durumunu anlattı. İslam toplumunda kadının son derece saygın bir yere sahip olduğunu ve Peygamber efendimizin aile hayatında kadının çok önemli bir yeri olduğunu söyledi. Peygamber efendimizin birçok kararında eşinden etkilendiğini ve kadının sosyal hayatta son derece önemli görevler üstlendiğini belirtti. Konferansın ardından Doç. Dr. Gürefe bir teşekkür konuşması yaptı.Dr. Çetinkaya ise kadının saygınlığının toplumsal gelişme ile paralel olduğunu, kadının ülkemizde ve dünya da son derece önemli görevler üstlendiğini ve saygınlığının da her geçen gün arttığının görüldüğünü, bu durumun son derece memnuniyet verici olduğunu dile getirdi. Konferans sonunda Doç. Dr. Yusuf Gürefe tarafından, Ayşegül Kurt’a üniversitemiz adına teşekkür belgesi verildi.

Öte yandan Uşak İl Müftüsü Yardımcısı Kurtu, İslam dininde kadının önemiyle ilgili gazetemize bazı açıklamalar yaptı. İshak Göksel, “İslam dininde kadın ile erkek arasında değer bakımından hiçbir fark yoktur. En’am  ve İsra sürelerinde geçen ayetler de kız çocuklarının hor görülmemesi, kız evlat ile erkek evlat arasında hiçbir değer farkının bulunmadığı ifade edilmektedir. Kadının fizyolojik bakımdan erkeğe nazaran zayıf olduğu gerçeği kabul edilmekle birlikte bu onun için bir horlama sebebi sayılmayıp, aksine bu vesile ile erkeğe kadını himaye etme, sevgi ve şefkat gösterme, ihtiyaçlarını karşılama gibi görevler yüklenmiştir. Bunlarında ötesinde anne olması itibari ile kadına, hiçbir medeniyette benzeri görülmeyen bir yücelik ve değer vermiş, “Cennet annelerin ayakları altındadır” O, göz nuru, gönül süruru yavrunuzdur. “Huzurun ana kaynağı, en sadık dostunuz eşinizdir” hükmünü ilan etmiştir.

Kur’an’ı Kerimin tasvir ettiği yaratılış sahnesine göre önce erkek yaratılmış daha sonra ve aynı asıldan kadın yaratılmış ve böylece bütün insanlar bu çiften türemişlerdir. (Bakara 187) Bu tasvir; öz ve esas itibari ile kadın-erkek ayrımı yapmaktan ziyade böyle bir ayrımın olmadığını, asıl olanın insan olduğunu anlamaktadır. Tasvirde ikinci olarak vurgulanan husus ise erkek ve kadının birbirilerine hasımı ve rakibi değil, tam aksine bir bütünün parçaları oldukları ve birbirilerini tamamlayıp bütünledikleridir. Biri diğerine eş olmadan ve insanların türeme mekanizmasını oluşturmanın tabi gereği olan bu farklılık kesinlikle ontolojik ve değer itibariyle farklılık değildir. İnsanlar arasında erkek olmanın avantajlı olduğuna dair yaygın terakkinin Allah nezdinde bir öneminin olmadığı kesindir. Evet erkeklik ve kadınlık Allah’ın takdiri gereği olan bir şeydir. Yaratılış ve türeyiş bunun üzerine kurulduğu için bir kısım insanlar erkek, bir kısmının da kadın olması kaçınılmazdır. Yaratılış gereği, doğal farklılıkların etkisiyle mevcut toplumsal telakkilerin bir cinse üstünlük atfetmesi sebebi ile niye o cinsten olmadığımıza hayıflanmayalım. Bu Allah’ın taktiridir. Fakat yüce Allah karşısındaki konum Allah ile olan ilişkiler bakımında erkek-kadın farkı olmadığı gibi insani kazanımlar açısından da aralarında bir fark yoktur. Kemale yürümede fırsat eşitliği vardır. Ve “Herkesin kazandığı kendisinedir.” Kadın erkek farklılığı ve cinsel hakkındaki toplumsal telakkiler, Allah açısından bir değere sahip değildir.   Kur’an-ın önerdiği hayat anlayışında temel öğe ve muhatap olarak insan alınmıştır. Bu bakımdan Kur’an da kadın erkek ayrımı yapılmadan çeşitlik hak ve sorumluluklardan, insan ilişkileri ile ilgili bir çok ilke ve kurallardan söz edilir. Bu yüzden İslam’da kadında kadın da, erkek de, çocuk da yetişkin ve yaşlı kimse de hiçbir cins, yaş ve statü farkı gözetilmeksizin benzeri bir ilgi ve öneme sahiptir” şeklinde konuştu. 

HABER: HALİL ASLAN

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ