Uşak Ufuk
17 Ağustos 2018 Cuma
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
İzmir’deki festivale katıldılar
03 Mayıs 2018 Perşembe 08:46

İzmir’deki festivale katıldılar

Uşak Diyabetliler Derneği İzmir Büyük Şehir Belediyesinin düzenlediği festivalde Teşekkür Belgesi almayı hak kazandı.

Uşak Diyabetliler Derneği İzmir Büyük Şehir Belediyesinin düzenlediği festivalde Teşekkür Belgesi almayı hak kazandı. 48 İlin katıldığı festivale Uşak Diyabetliler Derneği ilk 8 ilin içerine girmeyi başardı Uşak Belediyesi adına katılan Uşak Diyabetliler Deneği 1 yıl içerisinde yapılan sosyal etkinlikler kapsamında festivale girmeyi hak kazanarak Teşekkür Belgesini Uşak’a getir. Uşak Belediye Başkanı Nurullah Cahan’ınDiyabetli çocuklara her türlü desteği verdiğin festivalde derece  girmelerinde en büyük destekçi olduğunu belirten Uşak Diyabetliler Derneği Başkanı Sercan Bozer; Başkanımız Nurullah Cahan’ın destekleri sonucu diyabet hastası çocuklar enerji buldu. 1 yıl içerisinde yapmış olduğumuz etkinlikler neticesinde başkanımız yardımlarını hiç esirgemedi. Uşak Diyabetliler Derneği yönetimi olarak Belediye Başkanımız Nurullah Cahan’a teşekkür ediyorum. Bir sonraki yıllarda da ilimizi en iyi şekilde temsil edeceğiz” dedi. Diyabet hastalığı hakkında bilgi veren Diyabetliler Derneği Başkanı Sercan Bozer, “Vücudumuzun enerji ihtiyacı, yiyeceklerimizdeki temel besin öğeleri karbonhidrat, protein ve yağlardan sağlanır. Emilebilmek için en küçük parçalarına ayrılan besin öğelerinin en önemlisi “glukoz” adı verilen basit şekerlerdir. Glukoz başta beyin olmak üzere vücudun tüm organlarının önemli bir besin kaynağıdır. Hücreler ihtiyacı olan glukozu, midenin arkasında bulunan pankreas bezinin salgıladığı insülin hormonu yardımıyla kullanır. Şeker hastalığı (diyabet), pankreasın yeterli miktarda insülin üretememesi ya da ürettiği insülinin etkili bir şekilde kullanılamaması durumunda gelişen bir hastalıktır. İnsülin, şekerin hücre içine girmesini ve hücrede glikojen olarak depolanmasını sağlar. Şeker hastası, yediği besinden kana geçen şekeri yani glukozu kullanamaz ve bu durumda kan şekeri düzeyi yükselir (hiperglisemi). Bu durum uzun dönemde birçok doku ve organda hasara yol açar. Günümüzde dünyada her 12 kişiden 1’i şeker hastalığından etkilenmektedir. Öte yandan şeker hastalığı olan kişilerin neredeyse yarısı henüz tanı almamıştır. Bu da, aslında her 2 şeker hastasından 1’inin hastalığından habersizce yaşamına devam ettiğini gösteriyor. Türkiye’de ise 2014 verilerine göre 7.2 milyonun üzerinde şeker hastası bulunmaktadır. Bu hastaların 2 milyondan fazlasına henüz tanı konmamıştır” dedi. Sercan Bozer, “Şeker hastalığının tip 1 şeker hastalığı ve tip 2 şeker hastalığı olmak üzere belirgin iki tipi vardır. Tip 1 şeker hastalığı insülinin pankreasta hiç üretilmediği ya da çok az üretildiği tiptir ve sıklıkla çocukluk ve gençlik döneminde görülür. Tip 2 şeker hastalığında ise vücut insülin üretmektedir, ancak hücreler insüline direnç göstermektedir. Buna bağlı olarak zaman içinde üretilen insülin miktarı da yetersiz kalır. Bu sebeple yemeklerden sonra kandaki şeker hücrelere giderek enerjiye dönüşemez ve kan şekeri düzeyi yükselir. Tip 2 şeker hastalığı genellikle orta yaş ve üzerindeki bireylerde görülür ve şeker hastalığı vakalarının %90-95’ini oluşturur.Kişinin kan şekeri düzeyi normalden yüksek olduğu halde şeker hastalığı tanısı koymaya yeterli yükseklikte değilse bu durumda kişi gizli şeker hastası olarak adlandırılır. Bazı çalışmalarda gizli şekeri olan çoğu kişide 10 yıl içinde tip 2 şeker hastalığı geliştiği saptanmıştır. Gizli şeker hastası bireylerde kalp ve damar hastalık riski kan şekeri normal olan bireylere kıyasla 1.5 kat daha fazladır. Şeker hastalığı olan bireylerde ise 2-4 kat fazladır. Gizli şekeri olan bireyler yaşam tarzı değişiklikleri sayesinde şeker hastalığını önleyebilir ve geciktirebilir.Hamilelik öncesi yeterli insülin salgılayabilen pankreas hücreleri hamileliğin ilerlemesiyle yeterli insülin salgılayamaz, bu nedenle daha önce şeker hastalığı belirtisi olmadığı halde hamilelik boyunca kan şekeri yükselebilir. 'Gestasyonel Diyabet' olarak isimlendirilen bu tablo, hamilelik bitiminde genellikle düzelir. Genellikle ailesinde çok sayıda şeker hastası bulunan kişiler, 30 yaşın üzerinde, fazla kilolu hamileler gestasyonel diyabet açısından risk taşırlar. Gestasyonel diyabet doğumdan sonra genellikle düzelir fakat sonraki hamileliklerde tekrarlama riski yüksektir (yaklaşık %50). Tip 1 şeker hastalığının başlıca belirtileri; ağız kuruluğu, susama hissi, sık idrara çıkma, yorgunluk ve halsizlik, sık acıkma, diyet yapmadığı halde zayıflama, bulanık görme, ellerde ve ayaklarda hissizlik veya uyuşma ve karıncalanmadır. Tip 2 şeker hastalığının başlıca belirtileri; sık idrara çıkma, ağız kuruluğu, çok su içme, açlık hissi, cilt yaralarının geç iyileşmesi, kuru ve kaşıntılı bir cilt, sık sık enfeksiyon gelişmesi, ellerde ve ayaklarda hissizlik veya uyuşma ve karıncalanmadır. Ancak bu belirtiler zaman içinde yavaş yavaş ortaya çıkar.” ifadelerini kullandı. BERKAY ÖZYAYLA

 

 

 

 

 

 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ