Uşak Ufuk
27 Temmuz 2021 Salı
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Memur geçinemez halde
21 Ocak 2021 Perşembe 07:10

Memur geçinemez halde

Memur geçinemez halde

Eğitim İş Uşak Şube Başkanı Ercan Uzun, memurun geçiminin artık imkansız hale geldiğini söyledi. Konuyla ilgili bir açıklama yapan Eğitim İş Uşak Şube Başkanı Ercan Uzun, “Beklenen olmuş ve yıllardır bağımsız bir devlet kurumu olma işlevini yitiren Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), sokaktaki sefalete rağmen komik bir enflasyon rakamı açıklamıştır. TÜİK'e göre aralık ayında enflasyon yüzde 1,25 iken, yıllık enflasyon ise sadece 14,6 olarak gerçekleşmiştir. Açıklanan bu gerçek olmayan rakam, geçen yıl yandaş konfederasyon ve hükümet eliyle düzenlenen TİS'e göre memurların ve memur emeklilerin alacağı zammı da belirlemiştir. TÜİK'in çizdiği bu tablo ve geçen yılki rezil TİS'e göre kamu emekçisi yüzde 7,36, bağkur ve SGK emeklisi yurttaşlar ise sadece yüzde 8,36 zamla yaşamaya çalışacaktır. 

Oysa henüz Korona kabusu yokken imzalandığı halde hakaretvari bir zam öngören TİS, pandemi ve tepe taklak giden ekonomiyle birlikte gerçekliğini yitirmiştir. TÜİK'in yalanları, halkın cebini yakan gerçekleri örtememektedir. Son bir yılda elektrik ve doğalgaz yüzde 30'dan fazla, yumurtaya yüzde 80, ayçiçek yağına yüzde 60 zam gelmiştir. Temel gıda maddelerindeki bir yıldaki zamlar incelendiğinde ortalama zam oranının yüzde 50'ye yakın olduğu görülecektir. Kırmızı et yemek, artık kamu emekçisi için bir lüks haline gelirken, emekçinin sırtındaki tek kambur tüketim kalemlerindeki artış da değildir. Aynı şekilde yeni yıla yeni vergi zamlarıyla girilmiş, ekonomik cehenneme daha da odun atılmıştır” dedi. Eğitim İş Uşak Şube Başkanı Uzun, “Şimdi ise saray ve şürekası kendilerine zam üstüne zam yaparken, milletten alınan vergilerle yandaş müteahhitler zengin edilirken, iktidara yakın holdinglerin vergi borçları bakkal defteri usulüyle silinirken, kamu emekçisinin yüzde 7,36 ile, yani iktidarın kendi belirlediği enflasyon oranından bile düşük bir artış ile yaşaması beklenmektedir. Bu kabul edilemez!

 Her şeyden önce daha korona kabusu dünyaya ve ülkemize çökmemişken ve dolayısıyla ekonomiyi daha da tahrip etmemişken yapılan yüzde 3 + yüzde 3'lük zammı tarifleyen Toplu İş sözleşmesi, artık tamamen hükümsüz kabul edilmeli, yenilenmelidir! Bu yenileme yapılırken kamu emekçisinin alım gücündeki düşüş, ekonomideki daralma, sokaktaki gerçek enflasyon, vergi ve cezalardaki hızlı artış, ezcümle gerçek rakamlar dikkate alınmalıdır. İçinde birden çok insanın yaşadığı milyonlarca haneye sadece tek maaş girdiği gerçeğine göz kapatmadan, bu hanelerden alınan vergiler, en azından pandemi süresince Hazine tarafından karşılanmalıdır. Devlet bu yüzden vardır ve devletin yönetimini emanet alan hükümet, bu yükümlülükleri yerine getirmekle görevlidir!

İktidar yandaşlarını semirten, halkı yoksullaştıran ekonomi politikalarını uygulayanlar, "Kuru ekmek yiyorlarsa aç değiller demek ki" diyenlere halkın hakettiğinin kuru ekmekten fazlası olduğunu göstermenin, emeğin hakkını yüceltip insanca yaşama yakışır ücretler almanın vaktidir!” dedi. 

 

TEMEL EĞİTİMDE NOT DÜZENLEMESİNİ YARGIYA TAŞIDIK

Öte yandan Uzun, “Milli Eğitim Bakanlığı Temel Eğitim Genel Müdürlüğü’nün, uzaktan eğitimde öğrencilerin puanla değerlendirilmesine ilişkin düzenlemesinin iptali için Danıştay’da dava açtık” dedi. Uzun, şu açıklamayı yaptı: “Söz konusu düzenleme ile okula devam bir tarafa uzaktan eğitim sürecine imkansızlıklar nedeniyle katılamayan tüm öğrencilere not verilmesi istenmektedir. Genelge ile ilkokullarda 4. sınıf, ortaokullar ve imam-hatip ortaokullarında şimdiye kadar yapılabilmiş olan yazılı sınavların dönem sonu puanına eklenmemesine ancak öğrenci velilerinin talep etmesi halinde bu yazılı sınavların da dahil edilmesine karar verilmiştir. Bu uygulamayı izah etmek dahi olanaksızdır. Şimdiye kadar yapılmış olan yazılı sınavlara bilindiği kadarıyla ülke genelinde öğrencilerin yaklaşık yüzde 30’u katılmıştır. Geri kalan öğrencilerin ise bu sınavlara katılamadıklarından yazılı sınav puanları söz konusu değildir. İdare dava konusu düzenleme ile bu yazılı sınavların öğrencinin puanına eklenip eklenmemesini öğrenci velisinin isteğine bırakmıştır. Bu halde bir kısım öğrencilerin puanlarına yazılı sınavlar dahil edilecek bir kısmına ise dahil edilmeyebilecektir. Bunun kararı da velinin talebine göre belirlenecektir. Söz konusu uygulama bilimsellik, eşitlik ve genellik, eğitimde fırsat eşitliği ilkelerine bütünüyle aykırıdır. Dahası genel ve objektif koşullar belirlenmesi gereken ölçme değerlendirme sistemindeki bu belirsizlik hali, aynı koşullardaki öğrencilere farklı uygulama öngören bu yaklaşım ölçme değerlendirme sisteminin alt üst edecek bir uygulamadır. Ölçme değerlendirme sisteminin temel esası sisteme katılan öğrencilerin aynı kriterler ile değerlendirilmesini öngörmektedir. Ancak bu uygulama ile aynı koşullar altındaki öğrencilerin birbirinden farklı usuller ile ölçme değerlendirmeye tabi tutulmasını öngörmektedir.

Öğrencilere verilecek olan bu puanlar, liselere girişte dikkate alınacak olup, öğrencinin bu anlamdaki tüm eğitim öğretim geleceğini de belirleyecektir. Bu haliyle genel olarak eğitim hakkı ve eğitimde fırsat eşitliği kavramını alt üst edecek bu uygulamanın adilliğinden, hakkaniyetinden ve hukukiliğinden bahsedilmesine olanak bulunmamaktadır. Tüm bu belirttiğimiz nedenlerden dolayı Eğitim-İş olarak, Milli Eğitim Bakanlığı Temel Eğitim Genel Müdürlüğü’nün “Ölçme ve Değerlendirme Uygulamaları” konulu 13.01.2021 tarihli düzenlemesinin öncelikle yürütmesinin durdurulması ve iptali için Danıştay’da dava açtık. İdare bir taraftan üzerine düşen görevden kaçarak eğitimde fırsat eşitliğini sağlamaya yönelik adımlar atmazken diğer taraftan öğrenciler arasında haksızlığa ve adaletsizliğe yol açacak uygulamalara imza atmakta ve hatada ısrar etmektedir. Değerlendirme sürecini ortaöğretimde olduğu gibi ikinci döneme bırakabilecekken maalesef olmayan eğitim öğretim sürecinin notla değerlendirilmesini dayatmaktadır. Eğitim-İş ve öğretmenler olarak; öğrencilerin parasız, nitelikli, laik, çağdaş eğitim alması temel görevimizdir. Bu konuda da daha önce olduğu gibi bundan sonra da üzerimize düşenleri yapmaktan bir adım geri durmayacağız”. BERKAY ÖZYAYLA

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.