Uşak Ufuk
17 Ağustos 2018 Cuma
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
MHP ile ortak kampanya yürüteceklerini belirtti
30 Nisan 2018 Pazartesi 10:32

MHP ile ortak kampanya yürüteceklerini belirtti

Başbakan Binali Yıldırım, seçim sürecinde MHP ile ortak kampanya yürüteceklerini belirtirken, gelecek olan yeni sistem ile mutlaka bakanlıkların azalacağını söyledi.

Başbakan Binali Yıldırım, seçim sürecinde MHP ile ortak kampanya yürüteceklerini belirtirken, gelecek olan yeni sistem ile mutlaka bakanlıkların azalacağını söyledi. Başbakan Yıldırım, İzmir Alsancak garında, 'Başbakan ile Gündem' adlı ortak canlı yayında açıklamalarda bulundu. MHP ile ortak bir aday çıkardıklarını ve ayrı bir kampanya yürütülmeyeceğini ifade eden Başbakan Yıldırım, “MHP ile ittifakımız çerçevesi belli. Cumhurbaşkanı adayımız ortak, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan. Adayımızı müşterek belirlemişiz, ayrı bir kampanya olmaz ki. Cumhurbaşkanının seçilmesi için onlar da çalışacak biz de çalışacağız. Aynı iki sütun arasında amblemlerimiz var. Bir yanda MHP’nin mührü var, bir yanda AK Parti’nin mührü var. İkisine bastığı zaman ortak oy, oraya basarsa MHP’ye, AK Parti’ye basarsa bize oy. Söylem birliği olmayacak ne var? MHP Kürtlere karşı bir parti mi? Avrupa Birliği’nde de hiç söylem farkımız yok. MHP Kürtlere değil teröre karşı. Biraz CHP’nin kafası karışık gidip geliyor” dedi. Ayın 6’sında bir manifesto yayınlayacaklarını söyleyen Yıldırım, “AK Parti’nin kuruluşundan bugüne Türkiye için ne anlam ifade ediyor. Bundan sonraki yıllardaki vizyonları anlatılacak. Bir seçim manifestosu ortaya koyacağız. Daha sonra aday tanıtım toplantılarında da seçim beyannamesi olacak. Orda da bütün alanlarda ekonomi, şehircilik, adalet, sosyal politikalar aklınıza ne gelirse bunların detayları olacak. Ama üç ana eksende adalet, kalkınma ve demokrasi” dedi. 27 Nisan e-muhtarının yıldönümüne ilişkin soru üzerine de değerlendirmelerde bulunan Başbakan Yıldırım, şunları söyledi: “E muhtıra esasında Türkiye Cumhuriyetinde bugünkü sürecin bir başlangıcıdır. 27 Nisan’daki muhtıraya karşı AK parti iktidarı muhtırayı taahhütlü olarak geri gönderdi. Böyle bir durum siyaset tarihinde yok. Siyasetçiler böyle tıpış tıpış giderdi. E muhtıra post modern darbe türüdür. Onu yolcu ettik, bizi millet seçti, yetkiyi millet verdi, onlar isterse yetkiyi alır’ dedik. İkinci adım; 367 icadı. Olmayan uygulanmamış bir şey. Birisi çıkardı ve böyle bir icat ortaya koydu. Ondan sonraki bu süreçte FETÖ, Ergenekon bir çok badireden geçtik ve bugünlere geldik.” Gazetecilerin “Türkiye’de darbe dönemi kapandı mı” sorusu üzerine Başbakan Yıldırım, “Darbe yapmak isteyenler 15 Temmuz’u aklından çıkarmasınlar. Maceracılar her zaman olabilir. Çılgınlığın mevzuatı yoktur. Çılgınlık yapan bedelini öder. Türkiye’nin demokrasisini, kazanımlarını bir anda yok etmeye kimsenin hakkı yok. Yaparsa bedelini öder. Hiçbir şey karşılıksız kalmaz. Kim ne yaparsa er ya da geç bedelini öder. Burada da öder öbür tarafta da” dedi. TBMM kapanmadan bir yetki kararnamesi çıkacağını ifade eden Başbakan Yıldırım, “24 Haziran’da seçimi yaptık, hayırlısıyla kazasız belasız tertemiz. Sonra yeni sistemin işlemesi lazım. Bir yanda uyum kanunlarını yapıyoruz. Ama sadece kanunda şekli değişiklik lazım. Başbakanlık adı geçiyor vs. Bunlar bir anlamda öze ilişkin değil. Parlamentoda bunu yapmaya kalksan aylar sürer, perişan oluruz. Bunlarla ilgili teknik düzenlemeler yapacağız. Bakanlıkların sayısı mutlaka azalacak. Cumhurbaşkanı o kararı verecek ama düşüncesinin bu yönde olduğunu biliyorum. Başbakan yok, başbakan yardımcıları yok. Başkan yardımcıları daha az olabilir. Hepsi üzerinde çalışılıyor. Komisyonlar oluşturduk. Merkezi yönetim, yerel yönetim, bürokrasi bütün bu alanlarda uzmanlar çalışıyor. Mesela ekonomi ile ilgili bakanlıklar bir araya toplanacak. Ona bağlı bürokrasi de tek bir irade de birleşecek. Mesela alt yapıda ulaştırma var, enerji var, şehircilik var. Bunlar da kendi arlarında sadeleştirilecek. Mesela gelişmiş ülkelerde 14-15, 12 olan yerler var. İlk etapta bu kadar olmayabilir ama esas itibariyle azaltma düşüncesi olduğunu biliyorum” ifadelerini kullandı. İZBAN’ın yapılış hikayesini de paylaşan Yıldırım, “Koalisyon hükümeti sırasında bakanlık ile belediye bir proje başlatmışlar. Koalisyon bozulunca yüzüstü kalmış, telleri çalmışlar, yağmalamışlar etrafı. Biz geldik, ne bu kardeşim, niye yapılmıyor. Dediler ki işte AK Parti belediye ile bunu yapar mı. Çağırın belediye başkanını, İzmir’in işi olunca siyaset konuşulur mu? Hemen bir protokolle yüzde 50-50 şirket kurdurduk, İZBAN şirketi. Şu anda İzmir’in büyük bir yükünü alıyor ve yetmiyor. Siyaset yağacağız diye İzmirlileri mağdur edemeyiz” dedi. İzmir’de adaylığı sürecinde oylarını oldukça artırdıklarını yüzde 25’ten yüzde 37’ye çıktığını hatırlatan Yıldırım, “İzmirliyim çünkü ben 2011 seçimlerinde, milletvekili seçimlerinde İzmir Milletvekili oldum. 2014 seçimlerinde İzmir Büyükşehir Belediyesine aday oldum. 17-27 Aralık toz duman olduğunda ben burada adaydım. Olmadı, İzmirliler ileri görüşlü olduğu için başbakanlığa gönderdiler. Ben İzmirli olmayayım da kim olsun. Bu kadar destekten sonra. Erzincan’da doğdum ama ömrümün büyük çoğunluğu İstanbul’da geçti. İzmirli ne isterse biz yaparız” diye konuştu. İHA

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ