Uşak Ufuk
05 Ağustos 2020 Çarşamba
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
MİTİN BAŞINA GEÇEN UŞAKLI
09 Ocak 2020 Perşembe 08:00

MİT'İN BAŞINA GEÇEN UŞAKLI

MİT'İN BAŞINA GEÇEN UŞAKLI

DERLEYEN: BERKAY ÖZYAYLA

Naci Aşkun’un göreve gelmeden önce Milli İstihbarat Teşkilatı’ndaki ABD gizli servisi CIA uzantılarından rahatsızlık duyan ekiple birlikte hareket ettiğine dikkat çekilen yazıda, “Milli Emniyet Hizmetleri (MAH) içine bu dönemde Amerikalılar iyice yuvalanmışlar ve Türk devletinin istihbarat örgütünü kendi hesaplarına çalıştırmaya başlamışlardı. Bütün dosyalar CIA’nın kontrolündeydi. Öyle ki, MAH elemanlarının maaşlarını bile bizzat Amerikalılar ödüyordu. MAH-CIA ilişkilerinden yakınan İsmet İnönü, “Bir görev veriyorum, bana gelmeden Washington’un haberi oluyor” diyordu. MAH’ın bu dönemde “CIA’nın bir şubesi” haline dönüştürülmesi bir benzetme değildir. Fiili bir gerçektir. O kadar ki, güya Türkiye adına(!) istihbarat yapmakla görevli istihbaratçıların maaşlarını dahi CIA ödemektedir.27 Mayıs Darbesi ile sonra Milli Birlik Komitesi ,Milli İstihbarat Teşkilatı(eski adı Milli Emniyet Hizmetleri Riyaseti-MAH) ını millileştirmeye” çalıştı. Bu işi içinde seçtiği kişi Milliyetçi-Turancı fikirleriyle tanınan Uşaklı Tuğgeneral Naci Aşkun’du” bilgisine yer verildi.  Öte yandan darbe ve Uşak başlığı altındaki bölümde ise, Osmanlı döneminden bu yana yaşanan darbelerle ilgili şu bilgi de aktarıldı: “Uşaklı ve darbe bağlamında tarihi bilgileri deşelediğimizde çok ilginç bir şekilde; Osmanlı Devletindeki ilk hükumet darbesine adı karışan Uşaklı hafız Mustafa Mehmet Nasuh Efendi,İttihat Terakki Cemiyetinin Babıali Darbesinde Uşak Redif Taburu,Menderes’e darbe planlayan 9 subay olayında Uşaklı Naci Aşkun, 27 Mayıs Darbesini yapan Uşaklı Cemal Madanoğlu ve 15 Temmuz FETÖ kalkışmasında gördüğümüz Uşaklı isimler…vs. gibi birçok misal karşımıza çıkıyor.” Ömer Aşçı, yazıda şu noktaların da altını çizdi: “Milli İstihbarat Teşkilatı internet sitesinin verdiği bilgiye göre;Nezahat Hanımla evli, iki çocuk sahibidir.Naci Aşkun’un oğlu; Yıldız Teknik Üniversitesi Yıldız Yerleşkesinde ki Konferans Salonuna adı verilen Mimarlık Fakültesinin efsane hocalarından Prof. Alpay AŞKUN ‘du. Naci Aşkun’un kızı; Ayla Özkan hakkında ise bir bilgiye ulaşamadım. 06.03.1988 tarihinde vefat eden Prof. Alpay AŞKUN için Milliyet gazetesine verilen taziye ilanında ; “ACI KAYBIMIZ Nezahat ve merhum Tümgeneral A.Naci Aşkun’un oğlu,Süreyya ve Behçet Yüce’nin damadı,Ayla Özkan’ın ağabeyi,Kemal Özkan,inci Leybrand,Çetin,Metin,Bengü ve Şamil.Yüce’nin enişteleri” diye bahsediyordu 5 Temmuz 961 tarihinde vefat eden Gülsüm Aşkun için Milliyet gazetesine verilen taziye ilanında ; “General Naci Aşkun ve kardeşi Kâmil Aşkun’un anneleri bayan GÜLSÜM AŞKUN 5 Temmuz 961 günü rahmetine kavuşmuştur.Cenazesi 7 Temmuz 961 Cuma günü öğle namazını müteakip Şişli Camimden kaldırılacak.” diye bahsediyordu. Naci Aşkun’un kardeşi Kâmil Aşkun; Hava Kuvvetleri Kumandanlığı Bölge Tayyare Tamir Fabrikası Müdürlüğü yapmıştı.26 . 1 . 1949 gecesi saat 1.1.15 de çıkan yangında  ihmali görülerek Malatya 1. Askerî Mahkemesinde açılan tazminat dâvası 1949 senesinden 1962 senesine kadar 13 sene müddetle devam etmiş Binbaşı Kâmil Aşkun ise 1961 yılında askerlikten istifa ederek ayrılmıştı.”

Naci Aşkun’un Hayat Kronolojisi;

Naci Aşkun; Uşak’ta 1906 yılında doğmuştur.

İstanbul Kara Harp Okulu’ndan 1930 yılı mezunudur.Türk Silahlı Kuvvetleri’ne 1930 yılında Topçu Asteğmen olarak katılmıştır.

Emekli Kurmay Albay Kenan Kocatürk ‘ Bir Subayın Anıları‘ isimli kitabında; 1938 yılında Dolmabahçe Sarayı’nda Atatürk’ün ecelle pençeleştiği sırada Harp okulundan arasında Üsteğmen Naci Aşkun’un da bulunduğu bir grup arkadaşı ile düzenli toplantılar yapıp Atatürk ölürse yerine kim geçecek ? Atatürk ölürse ne olacak, vatanı kim kurtaracak ? gibi sorulara cevap bulmaya çalışıp birlikte hareket etmek üzere sözleşiyorlardı.

Üsteğmen Naci Aşkun; 15 Nisan 1940 tarihinde Kurmay Yüzbaşı olarak Milli İstihbarat Teşkilatı(eski adı Milli Emniyet Hizmetleri Riyaseti-MAH) emrine tayin edildikten sonra 12 sene bu kurumda çeşitli makamlarda önemli görevler ifa etmiştir.

Kurmay Yüzbaşı Naci Aşkun; 1943 yılında Türkçü hareketin en radikal sözcülerinden Dr. Fethi Tevetoğlu’nun çıkardığı “Kopuz” adlı dergide yazar olarak karşımıza çıkıyor. Askeri Dr. Fethi Tevetoğlu’nun ; “IrkçılıkTurancılık Dâvası”nda yargılanmasıyla dergi kapatıldı.

Kurmay Yüzbaşı Naci Aşkun;1943 yılında İnönü’ye karşı sonuçsuz kalan ‘Hücum Ordusu’ adındaki ilk cunta hareketi içesinde olduğu iddiasıyla yargılandı. 2. Dünya Savaşı’nın devam ettiği bir ortamda bu darbe teşebbüsünden vazgeçilmişti.

Kurmay Yüzbaşı Naci Aşkun; 1945 yılında Genelkurmay Başkanlığı Yayınlarından çıkan “1941 Balkan ve Girit Harbi (Yunan-Alman, İtalya Harbi)” ismiyle bir kitap yazdı.

Kurmay Yüzbaşı Naci Aşkun’u 27 Mayıs Darbesinin başındaki Uşaklı Cemal Madanoğlu ile birlikte İkinci Dünya Savaşı sonrası bu dönemde İnönü yönetiminden rahatsız genç subayların 1946 seçimlerinde destekledikleri Demokrat Parti’nin kazanamaması üzerine Ankara’da memleket meselelerini tartışıp, dertleşen subay toplantılarında görüyoruz.Kurmay Binbaşı Naci Aşkun; 1949-1952 yılları arasında Milli İstihbarat Teşkilatı(eski adı Milli Emniyet Hizmetleri Riyaseti-MAH)Erzurum Merkez Şefliği yaptı.

Kurmay Yarbay Naci Aşkun;1952 yılında Roma Askeri Ataşeliği görevine atandı.

Kurmay Yarbay Naci Aşkun; 1957 tarihinde 50 yaşında Milli Savunma Bakanlığı İstanbul Tetkik Kurulu Üyesi ve 66. Tümen Topçu Birliği Komutanı idi. DP iktidarına karşı darbe düzenlemek amacıyla ordu içinde gizli bir örgüt kurulmak iddiası ile “9 Subay Olayı’nda 26 Aralık 1957tarihinde tutuklandı. Aylarca soğuk bir hücrede tek başına kalmıştı. Hava alması, volta atması için bile avluya çıkarılmamıştı. Tuvaletini bile hücresine konan bir kovaya yapmıştı.Tüm baskılara dayanarak; Ordu içinde hükümeti devirmek için bir faaliyet olmadığını, eğer varsa böyle bir girişimden haberi olmadığını söyleyerek, kimseyi ele vermemişti. 66. Tümen Topçu Birliği Komutanı Kurmay Yarbay Naci Aşkun;66. Tümen komutanı Tümgeneral Cemal Tural başkanlığında 26 Mayıs 1958’de başlayan ve altı ay süren yargılamalar sonrası beraat edip yeniden orduya geri döndü. Bu olay Dokuz Subay Olayı olarak tarihe geçti.Olay kapatıldı.İki yıl sonra, 27 Mayıs’ta Menderes’i devirecek askerler, o çekirdeğin içinden çıkacak, devrilen Cumhurbaşkanı Bayar ise yıllar sonra gazeteci Cüneyt Arcayürek’e “9 Subay olayı iyi değerlendirilse 27 Mayıs olmazdı” diyecekti.

Naci Aşkun; 1959-1960 yılları arasında Milli İstihbarat Teşkilatı(eski adı Milli Emniyet Hizmetleri Riyaseti-MAH)Erzurum Hatay ili Dörtyol kazası Şefliği yaptı.

Naci Aşkun; 27 Mayıs 1960 ihtilalini planlayan ekip tarafından tekrar Roma Askeri Ataşeliği görevine atandı.Bu atama ihtilalin başarısızlığı halinde tüm kadroların ele geçmeyip yurtdışına kaçabilmeleri ve tekrardan darbe hazırlığı yapabilmeleri amacıyla yapılmıştı. Naci Aşkun; 27 Mayıs 1960 ihtilalini takip eden dönemde 17.01.1961 tarihinde Milli İstihbarat Teşkilatı(eski adı Milli EmniyetHizmetleri Riyaseti-MAH) Reisliği’ne atandı.İhtilal başarılı olunca, komitenin ilk çekirdek kadrosunda bulunan Naci Aşkun’a yine görev düşmüştü. MAH’ı millîleştirmesi için Roma’dan Ankara’ya çağrıldı. Teşkilatı tanıyordu ve ne yapacağını iyi biliyordu, kurmay yüzbaşıyken MAH’ta çalışmıştı. Ve beklenen büyük operasyon gerçekleştirildi: teşkilat içindeki sivil personelin tamamına yakını ya devletin başka kurumlarına gönderildi ya da emekliye sevk edildi.Teşkilattaki CIA ile bağlantılı unsurlar ayıklandı.ABD’nin CIA’sının kontrolündeki Milli Emniyet Hizmetleri (MAH)’ta Tümgeneral Naci Aşkun’un Başkanlığında yüzde 90’a varan bir tasfiye gerçekleşti. 27 Mayısçılar ABD’nin yanında Kore’ye gönderilen tugayıda geri çağırdı.

Naci Aşkun; 22 Şubat 1962 tarihinde Harp Okulu Komutanı Kurmay Albay Talat Aydemir ve arkadaşlarının, ordu içindeki 27 Mayısçıların tasfiyesi için kalkıştığı başarısız darbe teşebbüsüne adı karıştığı gerekçesiyle 2.Kolordu Kumandanlığına atandı. İhtilâlin sonucundan memnun olmayan MBK üyeleri Meclis ’in iş yapamayacağına inanmışlardı.Meclis ’e karşı hoşnutsuzluk duyuyorlar ve bir ihtilâl ile Meclis ’i temizlemek istiyorlardı. MBK ’cılar tarafından desteklenen bir grup CHP linin başında Cemal Yıldırım ve Sıtkı Ulay bulunuyor, halen millî hizmet başkanı olan Naci Aşkun da onlarla teşriki mesai ediyordu. Naci Aşkun;18 Temmuz 1962 tarihine kadar Milli İstihbarat Teşkilatı(eski adı Milli Emniyet Hizmetleri Riyaseti-MAH) Reisliği görevini sürdürmüştür. 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ