Uşak Ufuk
20 Ekim 2019 Pazar
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Miyomlar kısırlık yapabilir
31 Temmuz 2019 Çarşamba 06:00

Miyomlar kısırlık yapabilir

Uşak Bilim ve Çocuk Kliniği’nden Kadın Hastalıkları Uzmanı Opr. Dr. Ali Karaoba, miyomlar hakkında bilgi verdi.

Uşak Bilim ve Çocuk Kliniği’nden Kadın Hastalıkları Uzmanı Opr. Dr. Ali Karaoba, miyomlar hakkında bilgi verdi. Miyomların büyüklüklerinin çok değişken olduğunu kaydeden Karaoba, birkaç milimetreden, 20-30 santimetreye kadar büyük miyomlara rastlayabildiklerini ifade etti. Şikayet ve belirtilerin miyomların yerleşim yerini yakından ilgilendirdiğini anlatan Karaoba, "Bazı miyomlar gebe kalmayı zorlaştırabileceği gibi, düşük ve erken doğum riskini de arttırabiliyor. Özellikle rahim içinde ve rahim duvarında yer alan miyomlar, kanamayla kısırlığa da yol açabilir. Miyom çapı büyüdükçe ve sayıları arttıkça kısırlığa yol açma riski de artar. Rahim içinde yer alan miyomlar küçük bile olsa daha fazla sorun yaratır. Miyomların yol açtığı en büyük problemler, kanama, gebe kalamama, çevre dokulara bası ve yoğun kanama sonucu ortaya çıkan kansızlıktır" ifadesini kullandı. Miyomda kesin çözümün ameliyat olduğunu ifade eden Karaoba, "Ancak pek çok kadın, ameliyata gerek olmadan miyomlarıyla sorunsuz yaşamlarını sürdürebilir. Kanama, gebe kalamama gibi şikayeti olanlarda ameliyat gerekebilir. Rahim içindeki miyomlar küçük olsa bile hem gebe kalamama, hem de yoğun kanamaya neden olmaları nedeniyle ameliyat gerektirir. Rahim duvarındaki miyomlar, 5 santimetreden büyükse veya çok sayıda olduğunda ameliyat düşünülebilir. Rahim dışında yer alan miyomlar, çok büyüdüğünde veya çevreye bası yaptığında ameliyat düşünülmelidir" şeklinde konuştu.  Karaoba, “Nadiren kavite içindeki saplı myomlar rahim kavitesinin dışına çıkarak, ilişki sonrası kanama, enfeksiyona bağlı olarak kötü koku ve akıntıya sebep olabilirler. Pelvik muayene ve ultrason ile çok rahat tanı alabilmektedirler. Tanı ve tedavi aşamasında üç boyutlu USG,  MR ve tomografiden de yararlanılabilir.Genelde iyi huylu olup %0.1-0.5 oranında kötü huylu tümöre dönüşüm izlenmekte olup , ani büyüme, şüpheli  görünümü olan myomlar tedavi edilmeli ve myomu olan hastalar düzenli aralıklarla kontrol edilmelidir. Tedavide hastanın yaşı, semptomların varlığı ve şiddeti, myom boyutu ve yerleşim yerine göre değişmekte olup gözlemsel, medikal ve cerrahi  tedavi (açık, histeresopik,laparaskopik olarak )  seçenekleri uygulanmaktadır.  Genellikle semptom vermezken, rahmin kasılma yeteneğini olumsuz etkilemesi bağlı olarak kliniğe en sık başvuru nedeni düzensiz, uzun,  şiddetli kanama ve bunun yol açtığı anemidir.  Çoğu zaman hastalar kanamaların normal olduğunu düşünüp adaptasyon geliştirdiklerinden karşımıza derin anemi, erken yorulma vb. şikâyetler ile başvurmaktadırlar. Büyük boyutlara ulaşan myomlar karında şişlik, ağrı, hazımsızlık, kabızlık, gaz şikâyetlerine sebep olmakla birlikte idrar torbasına bası yaparak sık idrara çıkma, böbrek problemlerine neden olmaktadırlar. Rahimde görülen anormal düz kas çoğalması olan myomlar rahmin en sık görülen iyi huylu tümörüdür. Düzgün sınırlı kitleler olup farklı yerleşimlerde (intramural, subseröz, intrakaviter, saplı  vb .) olabilirler” diye konuştu.

HABER: BERKAY ÖZYAYLA

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ