Uşak Ufuk
16 Eylül 2019 Pazartesi
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Müftüden Ramazan Bayramı mesajı
03 Haziran 2019 Pazartesi 06:00

Müftüden Ramazan Bayramı mesajı

Uşak İl Müftüsü Kazım Güzel, Ramazan Bayramı nedeniyle mesaj verdi. Uşak İl Müftüsü Kazım Güzel, şöyle devam etti

Uşak İl Müftüsü Kazım Güzel, Ramazan Bayramı nedeniyle mesaj verdi. Uşak İl Müftüsü Kazım Güzel, şöyle devam etti: “Rahmet, bereket ve arınma mevsimi ramazan ayının ardından; barış, kardeşlik ve esenlik rüzgârlarının dalga dalga yayılarak bütün hayatı kuşatacağı Ramazan Bayramı’na giriyoruz. Rahmet, bereket ve arınma mevsimi ramazan ayının ardından; barış, kardeşlik ve esenlik rüzgârlarının dalga dalga yayılarak bütün hayatı kuşatacağı Ramazan Bayramı’na giriyoruz. Bayram; bir ay boyunca iyilik, ibadet ve tefekkürle kendini her yönüyle eğiten müminlere ramazan-ı şerif’in en güzel armağanıdır”.Uşak İl Müftüsü Kazım Güzel, “Bayram; kardeşine tebessüm etmeyi sadaka bilen peygamber ahlakının müntesiplerine, yeryüzündeki olanca kötülüğe karşılık, kardeşlik ve muhabbeti bütün âleme yaymak için büyük bir umut ve azimle çalışan iyilik erlerine, âlemlerin rabbinden bir hediye ve rahmet vesilesidir.  Bayramları anlamlı kılan, can taşıyan her varlığın bu iyilik ve güzellik ikliminden en güzel şekilde istifade etmesidir. Dolayısıyla acı, hüzün ve gözyaşının kuşattığı dünyamızda, bütün müminler olarak aynı hissiyatı ve aynı sevinci yaşamak adına birlik-beraberliğimizi, kardeşlik duygularımızı, gönül köprülerimizi onarmak ve güçlendirmek bayramların bizlere yüklediği en önemli görev olmalıdır” ifadelerini kullandı. 

 

 Sevgi ve merhamete muhtaç; 

yetim, öksüz, garip, hasta, yaşlı 

ve kimsesizlerin sevinci olalım

Uşak İl Müftüsü Kazım Güzel, “Bu vesileyle, öncelikle anne-babalarımızı, aile büyüklerimizi, akraba ve komşularımızı ziyaret ederek onların gönlünü alalım. Bilhassa bayram yapamayanların bayramı olmaya çalışalım. Sevgi ve merhamete muhtaç; yetim, öksüz, garip, hasta, yaşlı ve kimsesizlerin sevinci olalım. Kardeşlerimiz arasındaki kırgınlıkları ve küskünlükleri bertaraf edelim. Çocuklarımızı da bayramın coşkusuyla buluşturarak onların zihinlerinde güzel hatıralar oluşturalım. Ramazan’da elde ettiğimiz kazanımları ve güzellikleri bayram sonrasına da taşıyarak rahmet ve bereket iklimini yaşamaya devam edelim. Bu duygu ve düşüncelerle, bayramların bayram gibi yaşandığı, barış, mutluluk ve huzurun yeryüzünün her yerine hâkim olduğu bir dünyanın inşasına vesile olması, sağlık ve afiyet içinde nice bayramlara erişmemiz temennisiyle; aziz milletimizin ve tüm İslam âleminin Ramazan Bayramını tebrik ediyorum” şeklinde konuştu. 

RAMAZAN BAYRAMI İLE İLGİLİ HADİSLER

Ramazan bayramında bayram namazından önce tatlı yemek, hurma yemek, hurmayı 1, 3, 5 gibi tek adet yemek, teke riayet etmek, sünnettir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:

(Allahü teâlâ tektir, teke riayet edeni sever.) [Buhari]

Bayram günleri sevinmek, neşelenmek gerekir. Hazret-i Ebu Bekir, kızı Âişe validemizin evine gidince, iki cariyenin tef çalıp oynadığını gördü. Ensar-ı kiramın kahramanlıklarını övüyor, destan söylüyorlardı. Hazret-i Ebu Bekir, Resulullahın evinde böyle şey yapılmasının uygun olmayacağını bildirerek, onların susmalarını söyledi. Düğünlerde ve bayramlarda, kadınların def çalmaları caiz olduğu için, Peygamber efendimiz, Hazret-i Ebu Bekir’e, (Onlara mani olma! Her kavmin bir bayramı vardır, bu da bizim bayramımızdır. Bayram, sevinç günleridir) buyurdu. (Buhari)

Dargın olanların, bayramı beklemeyip, hemen barışması gerekir. Allahü teâlâyı ve Peygamber efendimizi seven, insanların kusurlarına bakmaz, hoşgörülü olur. İyi insan, [mümin], herkesle iyi geçinir. Başkalarına sıkıntı vermediği gibi, onlardan gelecek eziyetlere de katlanır. Bir kusuru için kimseye darılmamak gerekir.

Dargınlık olsa bile üç günden fazla sürmemeli. Şayet bayrama kadar süren bir dargınlık olduysa, daha fazla gecikmeden barışmalı. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:(Birbirinizle münasebeti kesmeyin! Birbirinize arka çevirmeyin! Birbirinize kin ve düşmanlık beslemeyin! Birbirinizi kıskanmayın! Ey Allah’ın kulları kardeş olun! Bir Müslümanın diğer kardeşine darılarak üç günden çok uzaklaşması helâl değildir.) [Buhari] 

(Müslümana üç günden fazla dargın duran Cehenneme gider.) [Nesai]

(Birbirine dargın iki kişiden, hangisi önce selam verirse, günahları affolur. Verilen selamı öteki almazsa, melekler alır. Selam almayana da şeytan, sevinçle iltifatta bulunur.) [İbni Ebi Şeybe]

(Müminin kardeşine üç günden çok dargın durması caiz değildir. Üç gün sonra, ona selam verip hatırını sormalıdır. Onun selamını alırsa, birlikte sevaba ortak olurlar. Selamını almazsa günaha girer. Selam veren de küs durma mesuliyetinden kurtulmuş olur.) [Ebu Davud]

(Din kardeşiyle bir yıl dargın duran, onu öldürmüş gibi günaha girer.) [Beyheki]

(Ameller, pazartesi ve perşembe günleri Allahü teâlâya arz olunur. Allahü teâlâ da, kendisine şirk koşmayan herkesi affeder. Ancak bu mağfiretten, birbirine kin tutan iki kişi istifade edemez. Allahü teâlâ, “O iki kişi barışıncaya kadar amellerini bana getirmeyin” buyurur.) [İ. Malik]

(İki kişi, birbirine dargın olarak ölürse, Cehennemi görmeden Cennete giremez. Cennete girseler de birbiriyle karşılaşamazlar.) [İbni Hibban]

Ramazan gittiği için değil, günahlarımızın affolduğu için, büyük sevab ve nimete kavuştuğumuz için bayram yapıyoruz. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:(Bayram sabahı Müslümanlar, namaz için camilerde toplanınca Allahü teâlâ meleklere, “İşini yapıp ikmal edenin karşılığı nedir?” diye sorar. Melekler de, “Ücretini almaktır” derler. Allahü teâlâ da, “Siz şahit olun ki, Ramazandaki oruçların ve namazların karşılığı olarak, kullarıma kendi rızamı ve mağfiretimi verdim. Ey kullarım, bugün benden isteyin, izzet ve celâlim hakkı için istediklerinizi veririm” buyurur.) [Beyheki]

Peygamber efendimiz, (Ramazan ayının son günü Allahü teâlâ, oruç tutanları affeder) buyurunca, Eshab-ı kiram, (Ya Resulallah, o gün Kadir gecesi mi?) diye sual etti. Onlara, (Bilmez misiniz ki, iş yapana, işi bitirince ücreti verilir) buyurdu. (Beyheki)

Bunları bilen Müslüman nasıl sevinmez ve bayram etmez? Bayram günleri sevinmek, neşelenmek gerekir. Hazret-i Ebu Bekir, kızı Âişe validemizin evine gidince, iki cariyenin def çalıp oynadığını gördü. Ensar-ı kiramın kahramanlıklarını övüyor, destan söylüyorlardı. Hazret-i Ebu Bekir, (Resulullah’ın evinde böyle şey yapılmaz, susun) dedi. Düğünlerde ve bayramlarda, kadınların def çalmaları caiz olduğu için, Peygamber efendimiz hazret-i Ebu Bekir’e, (Onlara mani olma! Her kavmin bir bayramı vardır, bu da bizim bayramımızdır. Bayram, sevinç günleridir) buyurdu. (Buhari)

Hazret-i Ali, (Bugün, orucu kabul edilenlerin ve günahları affedilenlerin bayramıdır) buyurdu. Hadis-i şerifte de, (Ramazan ayında, içkiye devam eden, ana babasına âsi olan ve sıla-i rahmi terk eden hariç, herkesin günahları affolur) buyuruldu. (Gunye)/// HABER: BERKAY ÖZYAYLA

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ