Uşak Ufuk
17 Kasım 2018 Cumartesi
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Önemli atılımlar olduğunu belirtti
05 Kasım 2018 Pazartesi 08:05

Önemli atılımlar olduğunu belirtti

Memur Sen Uşak Şube Başkanı Mehmet Karaçallık, sendikasının önemli atılımlar yaptığını söyledi.

Memur Sen Uşak Şube Başkanı Mehmet Karaçallık, sendikasının önemli atılımlar yaptığını söyledi. Memur Sen Uşak Şube Başkanı Mehmet Karaçallık, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Sendikal geleneğin, sanayi devrimi ile seküler bir uğraş olarak emek-yoğun ortamlarda insani yaşam standardını sağlamak için başladığı zeminden, farklı ideolojik kamplaşmaların merkezi haline dönüştüğü anda 'Bu sendikacılığın bizim kitabımızda yeri var mı?' tartışmalarının yapıldığı bir süreçte, sendikacılığın, akademik hizmet sendikacılığı yaklaşımıyla yeniden kurgulanabileceğini, yeniden formatlanabileceğini, yeni bir sayfa açılabileceğini ve Türkiye’de güçlü bir başlangıç yapılabileceğini Akif İnan ve arkadaşları çok güzel gösterdi. Akif İnan ve arkadaşlarına bazıları, 'O iş sizin işiniz değil' demişlerdi. Fakat, ilkeliyseniz, hayat felsefeniz varsa bunları aşarak başarıya ulaşabilirsiniz. Akif İnan ve arkadaşları, işte böyle bir başlangıçla 1992'te bu yolun ilk mihenk taşını koydu. 'Ölüm Bir Tohumsa Kefen Zarında / Gün Olur Fışkırır Bir Orman Olur' diyerek umut aşılamış ve birlerle başlayan yolculuğumuz 27 yılda 1 milyonu aşmıştır” dedi.  “Memur-Sen ailesi; bir mefkurenin, bir sancının, bir kaygının, bir kavganın eseridir" diyen Mehmet Karaçallık sözlerini şu şekilde sürdürdü: "Memur-Sen; milletimizin zihinlerine kirli bir fotoğraf olarak hücum eden kötü örnekleri bertaraf etmek için yola çıkmıştır. Bu nedenle yola çıktığımız günden bugüne kadar hiçbir zaman kaldırımın taşıyla, milletin arabasıyla, esnafın camıyla sorunumuz olmadı. Vandalizmden, şiddetten, anarşiden uzak durarak bugünlere kadar geldik ve erdemli bir hareket olarak sendikacılığımızı zirveden yeni ufuklara taşıma gayreti gösterdik. Bu idealdir ki, 2001 yılında kurulan Toç Bir-Sen 17 yıl içerisinde Tarım Orman çalışanları arasında diğer sendikaların tamamının ulaşamayacağı bir noktaya gelerek rakipsizliğini tescillemiştir. Onun için bu ailenin bu noktalara ulaşmasında emeği olan, gayreti olan başta Mehmet Akif İnan ağabeyimiz olmak üzere ebediyete irtihal edenlere rahmet diliyor, bu yolu beraberce yürüdüğümüz, emek vermiş, gönül vermiş arkadaşlara ayrı ayrı teşekkür ediyorum.”

Mehmet Karaçallık, “Bizler, hayatı bir bütün olarak gören, ‘hayatım ve mematım alemlerin rabbi olan Allah içindir’ diyen bir inancın müntesipleriyiz. Bununla birlikte artık, hayatı kompartımanlara bölen yeni bir dünya düzeninin içindeyiz. Bu düzen Kapitalizmin, neo-liberalizmin küreselleşmenin, hedonizmle kol kola gezdiği müthiş kuşatıcı sofistike bir düzen. Bu düzen ekini ve nesli ifsad ve iğva ediyor yani ayartıyor. Bu düzen önce bizi zerrelerimize bölüyor, sonra o zerreler arasında anlamlı bağlar kuracak iradeyi felç ediyor. Helalin ve haramın sınırları flulaştırılıyor ve böylece hakikat tozlaşıyor. Üzülerek belirtmeliyim ki; helal ve yasal olanın arasındaki uçurum derinleşiyor... Ve belki de son yıllarda bunu en iyi izah eden Sayın Alev Alatlı şöyle diyor; “’her yasal hak, helâl değildir’ Yani; ‘iflas eden kardeşinizin haraç mezat satışa çıkarılan evini satın almanız yasal hakkınız olabilir ama helâl değildir. Raf ömrünü uzatmak için ekmeğin hamuruna kanserojen madde katan gıda üreticisi, formülü ambalajın üstünde yazdığı sürece suçsuzdur; ama yaptığı helal değildir” ifadelerini kullandı. Küresel kapitalist sistemin insanlığı getirdiği noktanın ortada olduğunu sözlerine ekleyen Mehmet Karaçallık, “BM’nin bu ay açıkladığı ‘Dünya gıda güvenliği ve beslenme durumu’ raporuna göre; Dünyada her 9 kişiden biri aç, her 8 kişiden biri obez. O halde ‘helal’ ve ‘Tayyib’ kavramlarını bu tabloyu da hesaba katarak değerlendirmek gerek. Hülasa, dünyada 4 trilyon dolarlık ‘helal gıda’ pazarında harama bulaşmadan var olursak, bu sadece Müslümanlar değil tüm insanlık için bir soluk olacaktır. Biz bir emek örgütüyüz. Aziz olan ‘Emek ve ekmek’ için mücadele ediyoruz. ‘Emek ve ekmeğin’ mayası helal ile tutulmazsa ‘ekin ve nesil’ de ifsad olur bilinciyle, ‘Yediklerimiz sadece kanımıza değil ahlakımıza da karışıyor’ diyerek, emekçinin cebine gireni dert ettiğimiz kadar, midesine gireni de dert ediyoruz. Ve bu bilinçle 4. Dönem Toplu Sözleşmede kamuda yemek hizmetlerinde helal gıda sertifikalı ürünlerin kullanılması için bir teklif verdik. Yemek hizmetine ilişkin ihalelerin şartnamesinde bu sertifika aransın istedik. Teklifimiz öncelikle bu hayati konunun güçlü bir şekilde kamuoyu oluşturmasını sağladı. Akabinde de sözleşmede helal gıda sertifikalı ürünlere ilişkin altyapının kurulmasıyla eşgüdümlü olarak helal sertifikalı ürünlerin kullanılmasına dair ihtimam gösterilmesi kararı çıktı. Sonuçta Helal Akreditasyon Kurumu kuruldu. Helal olanı yasal zemine taşıma gayretini mücadele saflarımızın bir mevzisi olarak görüyoruz ve bunun insanlığımıza yaraşır bir iş olduğuna inanıyoruz” şeklinde konuştu. HABER: HALİL ASLAN

 
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ