Uşak Ufuk
26 Kasım 2020 Perşembe
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Organ bağışı çağrısı
06 Kasım 2020 Cuma 06:48

Organ bağışı çağrısı

Organ bağışı çağrısı

Uşak Valisi Funda Kocabıyık, organ bağış haftası nedeniyle bir açıklama yaptı. Uşak Valisi Funda Kocabıyık, “Bazı hastalıkların tedavisi sadece organ ve doku nakli ile mümkündür. Dünyada olduğu gibi ülkemizde de organ ve doku nakli ile sağlığına kavuşmayı bekleyen birçok hasta var. Tıbben yaşamımız sona erdikten sonra nakil edilmek üzere doku ve organlarımızı bağışlayabilir, başkalarına derman olabiliriz. Bir gün bizim de organ nakline ihtiyacımız olabilir.  Organ bağışı ve nakline dair toplumsal farkındalığın artmasını temenni ederek Organ Nakli Haftası’nda organ bağışında bulunan vatandaşlarımıza teşekkür ediyor, tüm hastalarımıza şifalar diliyorum” dedi. Öte yandan Uşak İl Sağlık Müdürü Dr. Sedat Kavas da organ bağışının önemiyle ilgili bilgiler verdi. Uşak İl Sağlık Müdürü Dr. Sedat Kavas, “Organ nakli, günümüzde birçok kronik organ hastalıklarında uygulanan rutin, geçerli ve ileri bir tedavi yöntemi olarak kabul edilmektedir. Organ naklinde en önemli hedef, organ yetmezliği nedeniyle yaşamının sonuna gelmiş bir hastanın ya hayatını kurtarmak ya da yaşam süresini ve kalitesini artırmaktır. Organ yetmezliği sebebiyle tek şansı organ nakli olan hastalar için organ nakli bir umut ışığıdır. Organ naklinde yaşanan en büyük sıkıntılardan biri kadavradan organ temini azlığıdır.Ülkemizde yapılan organ nakillerinin yaklaşık %80’i sağlıklı kişilerden alınan organlarla gerçekleşirken, Avrupa ülkelerinde nakillerin %80’inden fazlası kadavradan alınan organlarla yapılmaktadır. Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de bekleme listesindeki hasta sayısı, her yıl giderek artmaktadır. Bağışların organların yetersiz sayıda olmasından dolayı yılda ortalama 16 bin kişi organ beklerken hayatlarını kaybediyor. Organ bağışı ve nakillerinin yeterince yapılabilmesi için, toplumun bu konuda bilgilendirilmesi gerekmektedir. Bunun için toplumun tüm kesimlerine büyük bir görev düşmektedir” dedi. Sedat Kavas, “Kişi hayatta iken kendi serbest iradesi ile tıbben yaşamı sona erdikten sonra organlarının başka hastaların tedavisi için kullanılmasına izin vermesidir. Organ ve Doku Alınması, Saklanması, Aşılanması ve Nakli Hakkındaki Kanun’a göre; On sekiz yaşını doldurmuş ve mümeyyiz olan bir kişiden organ ve doku alınabilmesi için vericinin en az iki tanık huzurunda açık, bilinçli ve tesirden uzak olarak önceden verilmiş yazılı ve imzalı veya en az iki tanık önünde sözlü olarak beyan edip imzaladığı tutanağın bir hekim tarafından onaylanması zorunludur” diye konuştu. Sedat Kavas, “ Pek çok farklı sebepten dolayı hastanın organlarından birinin görevini sağlıklı bir şekilde yerine getirememesi, kişinin hayat kalitesi düşüren ve çoğunlukla yaşam fonksiyonlarını etkileyen bir durumdur. Medikal tedavi yöntemleri ile iyileştirilmesi mümkün olmayan organın, transplantasyon yöntemi ile donörden alıcıya nakledilmesi organ nakli olarak tanımlanır. Organ bağışı sayesinde pek çok kişinin hayat kalitesi yükselirken, bir o kadarının da hayata tutunması sağlanır. Kronik organ yetmezliği gibi hayati durumlarda organ bağışı son derece önem kazanır. Gönüllülük esasına dayalı olmak üzere, 18 yaşın üzerindeki herkes organ bağışçısı olarak bir başka kişinin hayatını kurtarabilir. Kişi, hayattayken organ ve dokularını bağışlayabileceği gibi tıbben ölümü gerçekleştikten sonra da ailesi, organlarının bağışlanmasını sağlayabilir. Ülkemizde hâlâ oldukça düşük seviyede olan organ bağışı son derece önemli ve hayati niteliktedir. Özellikle kişinin hayattayken tıbben ölümünden sonra organlarını bağışlaması, kalp ve kornea gibi doku ve organların nakli için son derece önem taşır. Çünkü bu tip doku ve organlar, canlı kişilerden alınamaz. "Organ bağışı nasıl yapılır?" sorusuna geçmeden önce "Organ bağışı nedir?" sorusunun cevabını iyi anlamak gerekir. Toplum üzerinde organ bağışı hakkındaki en büyük korkulardan biri, kişinin organ bağışçısı olduğunun öğrenilerek kötü niyetli kişiler tarafından bu bilginin kullanılmasıdır. Bu tür gerçek olmayan söylentiler yüzünden pek çok kişi organ bağışından vazgeçmektedir. Kişinin organ bağışçısı olup olmadığını yalnızca Sağlık Bakanlığı yetkilileri bilir. Dolayısıyla herhangi bir kişinin, organ bağışçısı olup olmadığının üçüncü şahıslar tarafından öğrenilmesi mümkün değildir. Organ nakli canlıdan canlıya ya da kadavradan yapılabilir. Canlıdan canlıya organ nakli genellikle böbrek, karaciğer ve akciğer gibi organlar için uygulanır. Çoğunlukla aile içindeki kişiler arasında yapılan bu nakil tipi, hastanın hayati tehlikesinin olduğu ve ilgili organın nakil yolu ile yenilenmesi sayesinde iyileşme olasılığının belirlenmesinden sonra yapılır. Bu durumda hastaya gönüllü olarak organ bağışlayacak olan kişi, sağlık taramalarından geçirilir. Kan ve doku uyumu kontrol edilir. Bağışçı, tek böbrek ile hayatını devam ettirebileceğinden böbreğinin biri hastaya nakledilir. Karaciğer ve akciğer gibi organlar ise bağışçıdan tamamen alınmaz. Bunun yerine ilgili organın bir bölümü alınarak hastaya nakledilir. Organ bağışının önemi bu noktada ortaya çıkar. Canlıdan canlıya yapılan nakillerde, az da olsa bağışçı için risk bulunur. Bu durum organ bağışının ne denli önemli olduğunun da bir kanıtıdır. Toplum bazında yeterince organ bağışı olması durumunda canlıdan canlıya doku ve organ nakli oranı oldukça alt seviyelere iner. Donörün hayattayken bağışçı olması durumunda ilgili doku ve organlar, organ nakli bekleyen hastalar için büyük bir umut olur. Özellikle kalp ve pankreas gibi hayati organların nakli canlıdan canlıya nakli mümkün değildir. Bu organlara ihtiyacı olan kişilerin hayata tutunmasının tek yolu bağışçılardır. Kişinin beyin ölümünün gerçekleşmemesi durumunda organlarının alınması ise mümkün değildir” dedi.HALİL ASLAN

 
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.