Uşak Ufuk
27 Eylül 2020 Pazar
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
PROSTAT KANSERİ İÇİN UYARIYOR
17 Eylül 2019 Salı 07:39

PROSTAT KANSERİ İÇİN UYARIYOR

PROSTAT KANSERİ İÇİN UYARIYOR

Uşak İl Sağlık Müdürü Dr. Sedat Kavas, Prostat Kanseri Farkındalık günü için basın açıklaması yaptı. Uşak İl Sağlık Müdürü Dr. Sedat Kavas, “Prostat,erkek üreme sisteminin parçası olan bir salgı bezidir. Mesanenin (idrar kesesi) altında yer alır. Prostatı oluşturan hücrelerin kontrolsüz çoğalması sonucu prostat kanseri gelişebilir. Ülkemizde ve dünyada, erkeklerde akciğer kanserinden sonra ikinci sıklıkla en sık görülen kanser prostat kanseridir. Prostat kanserinin kesin nedenleri bilinmemekle birlikte:  Yaş ilerledikçe risk artmaktadır. Birinci derece akrabasında (baba, erkek kardeş, abi) prostat kanseri görülenlerin bu kansere yakalanma riski diğer insanlara göre iki kat daha yüksektir. Doymuş yağlardan (hayvansal gıdalarda bulunan yağlar, tereyağı, margarin, iç yağı, kuyruk yağı) ve kırmızı etten zengin, sebze-meyveden fakir beslenme alışkanlığı prostat kanseri riskini arttırabilmektedir. Prostat kanseri erken evrede hiçbir belirti vermez. Kanser dokusu büyüdükçe aşağıdaki bazı şikayetlere yol açabilir: Sık idrara çıkma,• Gece idrara kalkma, kesik kesik idrar yapma, zor idrar yapma, ağrılı idrar yapma, kanlı idrar ve kanlı meni” dedi. “Bu şikayetlerinolması prostat kanseri olduğunu göstermez ama bir ipucu olabilir. Bu yakınmalardan en az biri olduğunda, üroloji (bevliye) uzmanına başvurulmalıdır” diyen Uşak İl Sağlık Müdürü Dr. Sedat Kavas, şöyle devam etti: “Prostat kanseri erken tanı konulabilen ve tedavi edilebilen bir hastalıktır. Erkeklerin 50 yaşından itibaren, birinci derece akrabasında prostat kanseri görülenlerin de 40 yaşından itibaren üroloji uzmanına düzenli muayene olması ve kanda prostat spesifik antijen (PSA) testini yaptırması erken tanı konulması açısından önemlidir. Hastalığın evresine ve özelliklerine göre farklı tedavi seçenekleri mevcuttur. Kişinin belirli aralıklarla izlenmesi, prostatın tamamının ameliyatla çıkarılması veya ışın tedavisi (radyoterapi) erken evrelerde uygulanabilir. Hormon tedavisi veya ilaç tedavisi (kemoterapi) diğer evrelerde gerekli görülebilir. Erken tanı ve tedavi hayat kurtarıcıdır. Tüm kanserlerde olduğu gibi; sağlıklı (sebze ve meyveden zengin) beslenme alışkanlıkları, fiziksel aktivite yapma (yürüme, koşma, bisiklete binme, yüzme gibi), sağlıklı kiloda olma ve bu kiloda kalma prostat kanseri riskini azaltabilir. Aile hekimine danışılarak sağlıklı kiloda olunup olunmadığı öğrenilebilir.

Özellikle birinci derece akrabalarındaprostat kanseri görülenler yüksek risk altında olduğundan 40 yaşınızdan itibaren, diğer erkeklerde 50 yaşından itibaren düzenli olarak üroloji hekiminize giderek muayene olmalı ve kanda prostat spesifik antijen (PSA) testini yaptırmalıdır. Prostat kanserinde diğer kanserlerde olduğu gibi erken teşhis ile yaşam kaybı oranları azaltılabilir, prostat kanseri tedavisine bağlı yan etkilerin minimum düzeye inmesi sağlanabilir. Erken Teşhis, Erken Tedavi Hayat Kurtarıcıdır”.

Sedat Kavas, tedavi yöntemi için de şu ifadeleri kullandı:

Prostat kanserinin tedavisi; ameliyat, radyoterapi, hormonoterapi şeklinde düzenlenebilmektedir. Hastanın içinde bulunduğu şartlar ve genel durumu göz önüne alınarak tedavi şekli belirlenir.Günümüzde prostat kanseri tarama testlerinin kullanımının artmasıyla erken evrede saptanabilmektedir. Çevreye yayılmamış erken evredeki (lokal) prostat kanserinde en sık kullanılan tedavi cerrahi tedavidir. Gereği halinde hormon terapisi veya radyoterapi ile kombine edilebilmektedir.  Prostat kanseri Evre 1’de yavaş ilerler, bazen hiç belirti vermez ya da sağlık şikayetlerine yol açmaz. Doktorunuz bu evrede PSA değeri, rektal muayene ve ultrason gibi yöntemlerle kanserin ilerlemesini takip eder. Aynı zamanda tümörün yayılma riski (skorlama) değerlendirilir. Aktif izlemde amaç yavaş ilerleyen ve düşük riskli olduğu tespit edilmiş hastaların gerektiğinde tedavi şansını kaybetmeyecek şekilde yakından takip edilmesidir. Bu sayede bir grup hastanın gereksiz tedavi alması önlenmiş olur. Nanoknife (nanonayf okunur) yöntemi, klinik olarak anlamsız tümör denilen küçük hacimli düşük riskli prostat kanserlerinin tedavisinde kullanılmaya başlanmıştır. Bazı karaciğer ve pankreas tümörlerinde de uygulanan bu yöntem, prostat kanserinin tedavisinde de güvenle uygulanmaktadır.Nanoknife yönteminde 3-4 tane özel elektrot, ultrason yardımı ile prostatta bulunan tümörün çevresine yerleştirilir ve bu elektrotlara sırayla çok yüksek dozda (3000 volt-50 amper gibi); ancak kısa süreli elektrik akımı verilir. Bu bölgede elektromanyetik bir alan oluşur ve hücre duvarı geçirgenliği kalıcı olarak artar. Bu şekilde tümör hücreleri canlılıklarını kaybederler.” HALİL ASLAN

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ