Uşak Ufuk
19 Haziran 2019 Çarşamba
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ramazandan sonra ibadette istikrar gerek
08 Haziran 2019 Cumartesi 08:00

Ramazan'dan sonra ibadette istikrar gerek

Ramazan'dan sonra ibadette istikrar gerek

Bir Ramazan ayı daha geride kaldı ve Bayram bitti. Uşak İl Müftülüğü yetkilileri, Ramazan ayında yapılan ibadetlerin yılın diğer dönemlerinde de devamının gelmesinin Cenab-ı Allah ve kul arasındaki manevi bağı daha da güçlendireceğini söyledi. Yetkililer, “Dua kulluğun bir parçası ibadetlerin en kolayı ve kısası, özü ve iliğidir. Dua etmeyen insan çok şeyden mahrum kalır elbette ve en başta da Allah tarafından gelecek manevi yardımdan rahmet ve mağfiretten. Bu nedenle dua etmeyi ihmal etmemiz namazı ihmal etmek gibi büyük bir kayıptır. Namaz da zaten içinde pek çok dua ve zikirle Allah’ı zikrettiğimiz, fiili, kavli, hali, üç çeşit duayı içinde barındıran bir dua ve bir ibadettir. Duanın en büyük neticesi ebette ahirette olacaktır ama dünyada da gördüğümüz binler, milyonlar örnekleri ve şahitleriyle açıktır. Yalnız duada esas olan kalp ve dil bütünlüğünü sağlamak tam konsantre olarak dua etmektir. Dua, çağırmak seslenmek demek olduğu gibi yalvarış yakarış da demektir. Dua edene icabet edilmesi söz konusudur. İcabet kabul etmek ve gereğini yaparak cevap vermek anlamına gelir. Hz. Ebû Hüreyre (r.a) anlatıyor: “Resûlullah (s.a.v) buyurdular ki: “Acele etmediği müddetçe her birinizin duasına icâbet olunur. Ancak şöyle diyerek acele eden var:  “Ben Rabbime dua ettim duamı kabul etmedi.”(Buhârî, Daavât 22; Müslim, Zikir 92, (2735); Muvatta, Kur’an 29 (1, 213); Tirmizî, Daavât 145, (3602, 3603); Ebû Dâvud, Salât 358, (1484)) 

Müslim’in diğer bir rivâyeti şöyledir: “Kul, günah istemedikçe veya sıla-i rahmin kopmasını istemedikçe duası kabul edilmeye devam eder.”  Tirmizî’nin bir diğer rivâyetinde şöyledir: “Allah’a dua eden herkese Allah icâbet eder. Bu icâbetya dünyada peşin olur ya da ahirete saklanır yahut da dua ettiği miktarca günahından hafifletilmek sûretiyle olur, yeter ki günah talep etmemiş veya sıla-ı rahmin kopmasını istememiş olsun, ya da acele etmemiş olsun.” Resûlullah (s.a.v), bu hadislerinde dua eden insanların bir zaafına dikkat çekmektedir:  “İstical, yani acelecilik... Bir başka ifâde ile duanın hemen karşılığını görme arzusu, Müslim’in bir rivâyetinde;  “Ya Rasülullah istical nedir?” diye sorulunca şu açıklamayı yapar: “Dua ettim, ettim de hiçbir neticesini görmedim” der ve o anda duayı terk eder.”  Şu hâlde Hz. Peygamber (s.a.v), duanın terkine sevk edecek bir aceleciliği hoş görmüyor. Bu sebeple, her hâl u kârda dua etmeye devam edilmesi için, duanın mutlaka netice vereceğini kesin bir dille ifâde ettikten sonra bu kabulün şu suretlerden biriyle olacağını belirtir

 Mükafatı ahirette

1.Ya isteğe uygun olarak dünyada görülecek bir şekilde kabul edilir. 

2.Ya âhirette verilmek üzere sevap takdir edilir. 

3.Yahut günahları affedilir.” 

Şu hâlde, bu hadis, neticeye hiç aldırmadan dua etmeye, Allah’tan hayırlı şeyler istemeye devam etmeye teşvik etmektedir. Duayı ibadetin, kulluğun bir gereği bilip, ara vermeden devam etmelidir. Mü’min ibadetten usanmaz, zaten hayatının gayesi ibadet ve kulluktur. Zîra Allah, insanları sadece ve sadece ibadet için yaratmış bulunmaktadır. (Zâriyât, 51/56). 

İcabetin gecikmesi, henüz vakti gelmediğinden yahut daha çok ibadet edip ısrar etmesi gerektiğindendir. Zîra önce de belirtildiği gibi, Cenâb-ı Hakk duada ısrar ve tekrarı sevmekte, çok dua edenlerin duasını kabul buyurmaktadır. Dualarınızın kabul edilmesi dileğiyle…” HALİL ASLAN

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ