Uşak Ufuk
27 Ekim 2020 Salı
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
RECEP SORKUN: MİLLETİMİZİN HEP YANINDAYIZ
28 Ağustos 2019 Çarşamba 07:33

RECEP SORKUN: MİLLETİMİZİN HEP YANINDAYIZ

RECEP SORKUN: MİLLETİMİZİN HEP YANINDAYIZ

HAK-İŞ Uşak İl Temsilcisi Recep Sorkun, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla yaptığı açıklamada, “Milletimizin huzurunu ve istikrarını bozmak isteyenlere, toplumda bir gerilim ve kutuplaşma yaratmak isteyenlere karşı milli birlik ve dayanışma ruhu ile milletimiz gereken karşılığı vermektedir. Türk halkı ve çalışanlar olarak birlik ve bütünlük içinde barış ve huzurun sağlanması, demokrasi ve özgürlük ortamının gelişmesi için çalışmaya devam edecektir” dedi.

HAK-İŞ Uşak İl Temsilcisi Recep Sorkun, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada şu değerlendirmelerde bulundu:  “Bugün 30 Ağustos zaferinin 97. Yılı…30 Ağustos ülkemizin düşman işgalinden kurtuluşunun, ülkemizin ve milletimizin bağımsızlık ve özgürlüğünün sembol günlerinden birisi, toplumsal birlik ve dayanışmamızın önemli bir göstergesidir.30 Ağustos, İstiklâl mücadelemizin zaferle taçlandığı, Cumhuriyetimizin temellerinin sağlam temeller üzerine inşa edildiği, tarihten silinmek istenen bir milletin direniş ve dirilişinin büyük bir hızla yükseldiği, ezilen milletlere moral ve heyecan kaynağı olduğumuz bir gündür. Geçmişi zaferlerle dolu milletimiz 15 Temmuz’da yeni bir zafer kazanmış, tek vücut halinde hareket ederek destan yazmıştır. Hainlerin doğrulttuğu namluların, tankların, tüfeklerin, uçakların ve bombaların karşısında göğsünü siper ederek, tek derdi “vatan” olan kahraman milletimiz, hainlere karşı tek yürek olmuştur. Milletimiz canı pahasına özgürlüğün timsali olan aziz vatanımıza ve bayrağımıza sahip çıkmıştır. Şanlı tarihi destanlarla dolu olan bu millet, ülkemizde; bölgemizde ve tüm dünyada, barış, özgürlük ve istikrarın güvencesi olduğunu bir kez daha en güzel şekilde ortaya koymuştur. 15 Temmuz gecesi kahraman milletimizin imanlı göğsünde yok olup gitmiştir. Aziz milletimiz nasıl Çanakkale'de vatanını savunduysa 15 Temmuz gecesi de aynı şekilde vatanımızı hainler için geçilmez kılmıştır.  30 Ağustos Zaferini hediye eden, 96 yıl önce vatan için, ülkemizin geleceği için emeklerini kanlarıyla harmanlayarak toprağa düşen aziz şehitlerimize ve bugün vatanın varlığı ve bütünlüğü için toprağa düşen tüm şehitlerimize bir kez daha Cenab-ı Hak’tan rahmet diliyoruz. HAK-İŞ Konfederasyonu adına, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı yürekten kutluyor, ülkemiz ve milletimize barış ve esenlikler diliyoruz.” 

RECEP SORKUN: ÜLKEMİZ BÜYÜK VE GÜÇLÜ BİR DEVLETTİR

Türkiye’nin küresel güç odaklarına teslim olmayacağını belirten Sorkun, “15 Temmuz’da sadece darbe girişimi değil, tamamen işgal girişimi söz konusuydu. 15 Temmuz bugün de halen devam ediyor. Türkiye’de ekonomik kriz yaşanıyor ve onlar twetter hesaplarından alkış tutuyorlar. Bunlar vicdanlarını ve akıllarını emperyalist güçlere satmış insanlardır. 15 Temmuz’u böyle görmemiz ve bilmemiz gerekir.” dedi. 15 Temmuz’da hain kalkışmaya karşı duran sayısız kahramanın olduğunu ve o gece yaşananları hiçbir zaman unutmamız gerektiğini belirten Sorkun, “15 Temmuz’da milletimizle birlikte ihanet odaklarına karşı hayatlarını feda eden gazi ve şehitlerimiz var.  Evlerinde oturdukları yerden televizyondan olayları seyretmek yerine eşleriyle, çocuklarıyla helalleşip yollara düşen arkadaşlarımız var. Bu alçaklar başarılı olsalardı, 9 bin kişiyi infaz edeceklerdi ve bu insanların arasında bizler de vardık. Bunlar tam bir katil sürüsü.” diye konuştu.

Hangi bölgede ismi ne olursa olsun bu vatan için şehit olmuş herkese aynı mesafede ve aynı sorumlulukla hareket ettiklerini belirten Sorkun, “Şehit ailelerinin bizden tek bir talepleri var o da 'şehidimizi unutmayın. Onları unuttuğunuz an biz bir kez daha ölürüz'  diyorlar.” ifadelerini kullandı.

Türkiye olarak bu topraklarda yaşamanın bedelinin ağır olduğunu ve yüzyıllardır süren çatışmalardan Türk milletinin başarı ile çıktığını sözlerine ekleyen Sorkun, “İçerideki ihanet ve dışarıda bunları kullananlar boş durmuyorlar. Yeni bir operasyonla karşı karşıyayız. 15 Temmuz’un hıncıyla ve yenilmenin verdiği kızgınlıkla, gözü dönmüş bu caniler ülkemize saldırıyorlar. Önceden daha diplomatik yapıyorlardı. Tezgahlarını daha gizli yapıyorlardı. Artık her şey ayan beyan ortada. Şimdi de ‘Dünyanın gücü bende, dünyanın nükleer gücü benim, ekonomik gücü benim, ben ne dersem onu yapacaksınız’ diyorlar. ‘Ben emir verdim papazı bırakacaksınız. Ben emir verdim, vergileri iki katına çıkardım. Ben emir verdim yarın yeni ambargolar getireceğiz’ diyorlar. Yapıyorlar mı yapıyorlar. Hukuk ve uluslararası anlaşmalar ve Birleşmiş Milletler ve yaptığımız ikili anlaşmalar vs. bunlar kimin için geçerli bizim gibi ülkeler için geçerli. Güç sahipleri için bunların hiçbir anlamı yok. Kurt kuzuyu yemek isterse, birçok bahane bulur.” dedi.Amerikanın son günlerde başlattığı ekonomik savaşın Türkiye’deki etkilerinin yavaş yavaş azaldığını ve ülke olarak 15 Temmuz gecesi olduğu gibi yine birlik ve beraberlik içerisinde kenetlenildiğini sözlerine ekleyen Sorkun, “Ben güçlüyüm, ben istediğimi yaparım, sen bunu vereceksin’ diyorlar ve twetter hesabından ‘Sabrımızı taşırmayın’ diyorlar. Niçin bunları yapıyorlar? Bu söylenenleri dikkatli düşünmemiz lazım. Bu ülkede daha güçlü olmak zorundayız. Ülkeyi yönetenlerimiz, işverenlerimiz, işçilerimiz, meslek kuruluşlarımız topyekün güçlü bir devlet olmak zorundayız. Bu krizi bir fırsata dönüştürme fırsatımız da var. Onun için millet olarak kendimizi yeniden sorgulamamız gerekiyor.” diye konuştu.

Sorkun, 2013 yılından bu yana IMF’den uzaklaşan Türkiye’nin önünü kesmek için ülkede akıllara gelmez oyunlar oynandığını ve Türk milletinin Cumhurbaşkanıyla birlikte bu hain oyunlara birlikte göğüs gerdiğini belirterek, “Bakınız sinsi sinsi bir kısım çevreler Türkiye’nin yeniden IMF ile anlaşmazı gerektiği yönünde yönlendirmeler yapıyor. Bu Türkiye’nin yeniden IMF’nin komiserlerine teslim edilmesi projesidir. Türkiye 1950’den sonra 17 defa IMF anlaşması yapmış ve her anlaşma krizle ve felaketle sona ermiştir. IMF’nin amacı ülkeleri küresel emperyalist güçlere kayıtsız ve şartsız teslim etmektir. Bunların amacı, ekonomik yönden ülkenin kaynaklarını yağmalamak, ülke halkına bir şey vermeden banka ve finans çevrelerinden paraları hortumlamak ve ülkede kriz oluşunca da ülkeyi bırakıp gitmektir.” dedi. IMF’nin işsizlik, yokluk, daha az ücret demek olduğunu belirten  Sorkun, bu konuda yaşanan tecrübelerden yola çıkarak eskiye yeniden geri dönülmemesi gerektiği vurgusunu yaptı. Sorkun, “Cumhurbaşkanımızın son yaptığı açıklamalar bizleri daha da cesaretlendirdi. Onlar bizlere, “IMF’siz yürürseniz, Gezi ile, 17-25 Aralık, 15 Temmuz, MİT tırları gibi olayları ile karşılaşırsınız ve ekonomik saldırılarla karşılaşırsınız” dediler. Ama bu bedelleri ödeyeceğiz ve bu hainlere teslim olmayacağız” dedi.

 HALİL ASLAN

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.