Uşak Ufuk
26 Kasım 2020 Perşembe
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Rektör Savaş, kentle ilgili düşüncelerini anlattı
26 Ekim 2020 Pazartesi 08:11

Rektör Savaş, kentle ilgili düşüncelerini anlattı

Rektör Savaş, kentle ilgili düşüncelerini anlattı

Uşak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Savaş, kentle ilgili değerlendirmelerini, Uşak Şehir Buluşmları isimli programı hazırlayan ve sunan İbrahim Ethem Karahan’a yaptı. Uşak’ın durumu ve tanıtımıyla ilgili görüşlerini açıklayan Uşak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Savaş, “Dünyada pek çok yere gittim. Kısa ve uzun süreli kaldığım ülkeler oldu. Uşak, maalesef bulunduğu yer itibariyle kendini layıkıyla tanıtamamış bir şehir. Gelişmiş ülkelere baktığımızda şehircilik ve planlı bir kentleşme var çoğunda ve sosyal yaşantı da bu çerçevede daha konforlu. Bu şehirlerin hep bir kuralı var bir sistemi var. Oralarda çalışmayana itibar etmez kimse. Ben yine bilim adamı gözüyle değerlendireceğim belki bu konuyu: İnsanlar performanslarına göre değerlendirilirler, sözleşmelidir çoğu çalışan, bir profesör bile 10 ay sözleşme yapar iki ay parasız gezer, performansına bakar herkes. Bu sistemi yakalamazsanız, çalışan ve çalışmayan arasında fark olmadığı sürece kimseyle, hiçbir ülke ile yarışamazsınız. Uşak, deyince aklımıza tekstil geliyor, deri, seramik geliyor değil mi? Ama bu alanda bile bir önceliğimiz, üstünlüğümüz yok, üniversitemizde tekstil mühendisliği, ilimiz için çok önemli ancak maalesef talep yok. Önceden az sayıda üniversite vardı, öğrenci ayağınıza geliyordu. Şimdi 200’ün üzerinde üniversite var. İyi öğrenciyi aramanız bulmanız ve sizin okulunuzu tercih etmesini sağlamanız lazım. Burs vermek gibi cazibeniz olmalı. İlk 1000 sıralamasına girmiş öğrenci ile rastgele gelen öğrencinin şehre sağlayacağı katkı çok farklı” dedi. “Şehir dışından birisi size Uşak’ı sorduğunda; gurur duyarak anlattığınız şehrimize ait bir özellik var mı?” sorusuna yanıt veren Prof. Dr. Ekrem Savaş, şöyle konuştu: “Uşak’ın bizim dönemimizde tarhanadan başka bir şeyi yoktu. Kendimize has bir takım şeyler var, paranın bulunduğu bir coğrafyada yaşıyoruz, tarihi ve kültürel bir zenginliğe sahibiz. Blaundos, Sebaste, Akmonya vs. vs. tarihine bakmamız lazım, bunlar hepsi ayrı ayrı şehrimize değer katan varlıklar. Çok güzel doğaya sahibiz, ancak bizim gençliğimizde kanyonlar Yörüklerin kışın keçi otlattığı bir yerdi. Büyük bir hazine üzerinde olduğumuzun yıllar sonra farkına vardık. Elinizdeki malzemeyi iyi kullanmanız lazım, Uşak’ın tarihi değerlerini muhteşem doğal güzellikleriyle birlikte ön plana çıkarmak gerektiği düşüncesindeyim.”  Alanında yetkin akademisyenlerin kente kazandırılmasıyla ilgili neler yapıldığını ifade eden Rektör Prof. Dr. Ekrem Savaş, “Uşak Üniversitesi ilk kurulduğunda, o süreçte burada isterdim. İdari yapıyı akademik yapıyı iyi analiz etmek ve ona göre üniversiteyi biçimlendirmek bir yol haritası çizmek lazımdı. Devlet parayı üniversiteye veriyor. Hâlbuki parayı öğrenciye verecek, benim gücüm ve performansım varsa öğrenci benim üniversitemi tercih etsin, bana gelsin. Öğrenci profili çok önemli, 100-200 bin üstünden gelen öğrenci sizin profilinize pek katkı sağlamıyor. Uşak şehri olarak, İzmir-Ankara yolu üzerindeyiz, her yere çok yakınız, ancak bu avantajı iyi kullanamıyoruz. Buradaki bir öğrenci, bir akademisyen kendisine çok yakın olan bir İzmir’e araştırma yapmaya gidebilmeli. Büyük ve köklü üniversitelere mesafemiz çok yakın, bu avantaj yeteri kadar kullanılmamış şimdiye kadar. Üniversite çok hızlı büyümüş ancak, 33 bin öğrenciye ulaşmışsınız. Öğrenci sayısı ile ölçülmeyecek şeyler var. Öğrenci sayısının çok olması önemli değil. Açılan bölümlerin şehir için ülke için ne ifade ettiğine bakmak lazım. Matematik önemli, sıfır ve bir kullanıldı, günlük hayatımızda elektronik devreye girdi. Daha düne kadar çamaşır, bulaşık makinesi yoktu.  Her şey çok hızlı değişiyor ve değişen gündeme göre sizin de bölümlerinizi ona göre güncellemeniz lazım. Üç hoca bulup bir bölüm açmışlar. Böyle bir eğitim anlayışını kabul etmemiz mümkün değil. Çocuklarımız hoca görmeden, hocalarımız yayın yapmadan yıllar geçmiş. Anne babalar bize güvenip çocuklarını bizim okullarımıza gönderiyorlarsa bunun hakkını vermeli bunun sorumluluğunu en derinden hissetmeliyiz. Uşak’ta rektör olarak göreve başladığımda ilk olarak projelere TÜBİTAK başvuruları konularına eğildim, zira bu alanda önemli eksikliklerimiz olduğunu gördüm. Proje yazabiliyorsanız, pek çok şeyi başarırsınız, şimdi 17-18 tane TÜBİTAK projemiz var, biz çalışmaları yönlendirdik, bir proje nasıl yazılır proje nasıl kabul görür. TÜBİTAK uzmanlarını proje ve burslara bakan yetkilileri ilimize çağırdık, nasıl proje yazılır, nasıl burs alınır. Oturup masaya çalışın diye öğrencimizi akademisyenimizi teşvik ettik. Uşak Üniversitesinde çalışmak üzere bizzat görüşmeler yaptım, akademisyeni çağırma noktasında pek çok arkadaşımızı davet ettik. Siyasi ve dünyevi görüşüne bakmaksızın çağırdık. Ancak, hatır bir yere kadar, hocalarımız haklı olarak bu konuda alacağı maaşı, İstanbul’un Ankara’nın büyük şehirlerin imkânları, vs. göz önünde bulunduruyor. Rize’deki Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi’ndeki uygulama çok önemli bir örnektir. Uşak’ta da kurulan vakıf vs. yöntemi ile hocalara maddi destek sağlanmanın yolu açılmalıydı şimdiye kadar.

Ben bizzat uğraştım, valilerimizle şehrimizin ileri gelenleriyle bunu konuştum, ancak maalesef başaramadık. Bunu başarmak için sanayici, bürokrat, siyasi tek yürek olmanız, bu meseleyi sahiplenmeniz lazım. Tekstil için aldığımız burs örneği var. Şehir üniversiteyi sahiplenirse okul hızla büyür gelişir. Hangi bölümlerin ön plana çıkması lazım, biz buraya geldik, elektrik elektronik bölümünü açtık, pek çok bölüm de tercih edilmediğinden kapatıldı. Çağın gereğine göre bölüm açacaksın, yoksa mezun olan öğrenci iş bulamazsa ne yapacak. Bu kötü örnekler bölümlerin kapanmasına yol açmış. Buraya gelen her öğrenci bizim bir elçimiz aslında buradan memnun döner, iş bulursa bizim okulumuz reklamını yapıyor. Yorulduk, ama çok şey yaptık. Allah bizi böyle imtihan ediyor belki. Bazıları statükoclar, gelişme olmasın büyüme olmasın, biz hükümranlığımızı sürdürelim diyor. Kaliteniz olmazsa dikkat çekemezsiniz” dedi. HALİL ASLAN

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.