Uşak Ufuk
24 Ekim 2021 Pazar
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Sendikal mücadelemiz sürecektir
30 Haziran 2021 Çarşamba 09:21

Sendikal mücadelemiz sürecektir

Türk Sağlık Sen Uşak Şube Başkanı Mehmet Özkuk, sendikasının kuruluş yıldönümü için açıklama yaptı

Türk Sağlık Sen Uşak Şube Başkanı Mehmet Özkuk, sendikasının kuruluş yıldönümü için açıklama yaptı. Mehmet Özkuk, “Bu kutlu davada geçen 29 yılda hakkın savunucusu olduk. Adaletin hâkim olması için mücadele ettik. Haksızlığa ve zulme karşı tavır almaktan bir gün bile çekinmedik. Türkiye Cumhuriyeti’nin vazgeçilmez değerlerini ve kamu görevlilerinin haklarını koruyup, daima daha iyiye ve güzele ulaştırmak adına tüm gücümüzle mücadele ettik. Geride bıraktığımız 29 yılda çok şükür ki sendikacılık tarihine adımızı altın harflerle yazdırdık.  Dik baş, tok karın, mutlu yarın düsturu ile gelecekte de bu şanlı mücadelemizin bayrağının daha yükseklerde ve daha gür bir şekilde dalgalanacağından kimsenin şüphesi olmasın” dedi. Mehmet Özkuk, “Kurulduğu günden bugüne kadar bu şanlı tarihimizin mimarları sendikamıza hizmet veren teşkilat mensuplarımızdır, üyelerimizdir. Haklarını ödemek asla mümkün değildir. Kurulduğu günden bugüne sendikamıza destek veren tüm üyelerimize ve bu mücadelede sorumluluk alan tüm teşkilat mensuplarımıza teşekkür ediyorum.  Ebediyete irtihal edenlere de Allah’tan rahmet diliyorum. Türk Milleti yaşadıkça, Türk vatanı durdukça Türk Sağlık-Sen de var olacaktır diyor, 29 yılımızın vatana, millete, sendikal harekete, kamu çalışanlarına ve teşkilatımıza hayırlı olmasını temenni ediyorum.” diye konuştu.  Mehmet Özkuk, “Biz, her şart altında hiçbir denge hesabı gütmeden, kamu görevlilerinin hak ve kazanımlarını korumanın ahlâklı mücadelesini yürüteceğimize dair söz vermiştik. Biz, sendikal mücadele ve stratejimizin eksenini, siyasi yaklaşımların ve hükümetlerin değil, sadece ve sadece kamu çalışanlarının beklenti ve taleplerinin oluşturacağına söz vermiştik. Biz, bedeli ne olursa olsun hiçbir platform ve koşulda üyelerimizi ve kamu çalışanlarını yüz üstü bırakmayacağımıza ve taviz vermeden taşıdığımız sorumluluğun şuurunda olarak ilkeli, kararlı, mücadeleci ve ahlaklı; yani adam gibi sendikacılık yapacağımıza dair üyelerimize söz vermiştik. Ve yine biz, bir ferdi olmaktan şeref duyduğumuz büyük Türk milleti adına, hesapsız ve hiçbir karşılık beklemeden her zaman taraf olacağımıza;  “Bizim ilkemiz önce ülkemiz” düsturuyla tüm varlığımızla, milletimizin ve ülkemizin hizmetinde olacağımıza; İçten ve dıştan milletimizin zararına ve devletimizin bekasına yönelik girişimlere karşı duracağımıza ve varlığımızı armağan edeceğimize; Türkiye sevdalısı, milli bir sivil toplum kuruluşu olarak camiamızın ve milletimizin sesi olacağımıza da ahdetmiştik. Biz, birkaç kendini bilmez fırsat düşkününün, arkasına aldığı siyasi gücü kullanarak palazlanmasıyla bu ahdimizden cayıp, geri adım atacak değildik. Vicdanlarını satılığa çıkarıp, işgal ettikleri mevki ve makamları, kamu görevlilerinin haklarının gasp edilmesi karşılığında ellerinde tutanlara karşı, kuruluşumuzda verdiğimiz sözleri unutup, ahdimizi bozacak değildik.  “Allah size, emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor.” Ayet-i kerimesini yok sayıp, liyakatsiz atamalara ön ayak olanların tuttuğu yolu tutacak değildik.  “Ey iman edenler! Adaleti ayakta tutan ve kendiniz, ana-babanız ve yakın akrabanız aleyhine de olsa, yalnız Allah için şahitlik eden kimseler olunuz.” Yönündeki Allah kelamını hiçe sayıp, kamu görevlilerinin haklarındaki olumlu mahkeme kararlarını uygulamakta ayak direyenler gibi kafamızı kuma gömüp, adaletsizliklere ses çıkarmayacak değildik.” Kamuda bekleyen birçok sıkıntıyı dile getirmekten vazgeçmediklerini söyleyen Mehmet Özkuk, şu şekilde devam etti;  “Memurların iş güvencelerinin yok edilmeye çalışıldığı bir dönemde; Kadro bekleyen 4/B’lilerin; geçici, vekil, idari hizmet sözleşmeli gibi adlar altındaki diğer personelin; Yardımcı hizmetlilerin, öğretmenlerin, hemşirenin, postacının, memurun, teknikerin, teknisyenin, emeklinin;400 bin ataması yapılmayan öğretmenin, iktisadi idari bilimler fakültesi mezununun; Ataması yapılmayan 400 bin sağlık personelinin; Ekonomik zorluklar karşısında hayat mücadelesi veren milyonların, KPSS kapılarında umut tazeleyen 2 milyon üniversite, 1 milyon meslek yüksekokulu mezununun feryatlarına kulak tıkayamazdık.  Bir koltuk uğruna muktedire boyun eğip, dilsiz şeytanlar olamazdık.”  Mehmet Özkuk, “Biz Türkiye Kamu-Sen olarak ahde vefa dedik. İnandığımız değerler uğruna ömrü feda eyledik. Şükürler olsun ki, kurulduğumuz günden bu yana üyelerimize ve milletimize verdiğimiz sözden bir an bile geri durmadık; ahdimizin gereği söz söylemekten ve yine sözümüzün gereği tavır almaktan bir an bile tereddüt etmedik. Bizler için Türkiye Kamu-Sen; sadece bir sivil tolum kuruluşu değil, bunun çok daha ötesidir. Bize onu emsalsiz kılan şey, sahip olduğu değerleri ve duruşudur. Şerefli bir ömrü; makama değil, makamı şerefli bir ömre feda edeceğimizden kimsenin şüphesi olmasın. Lâkin bu güzel vatanımızda ikilik çıkaranlar; Toplumsal hayatta vatandaşlarımızı, çalışma hayatında kamu görevlilerini bizden, bizden olmayan diye ayıranlar; Kamu düzeninin türlü menfaatler karşılığında bozulmasına göz yumanlar, Askere, polise, kurşun sıkanlar ve bunlara sessiz kalanlar da bu yaptıklarının hesabını vereceklerini bilmelidirler ki; öfkemiz ve nefretimiz onlaradır. Bu kimseler, bu devranın böyle gitmeyeceğini iyi bilsinler.  Türkiye Kamu-Sen için zafer dediğimiz şeyin üye sayıları olmadığını, yasadığımız en büyük zaferlerin; bir üyenin gönlünü kazanmak, kamu çalışanları adına bir kazanım elde etmek ve yaptığımız güzel işlerin karşılığını bir üyemizin gülen yüzünde görmek olduğunu iyi biliriz.  Bu bakımdan onlar sayı saymaya devam etsinler, biz kazandığımız yürekleri sayacağız. Onlar mevkileri, makamları, haksızlıkla, liyakatsiz yöneticileri ile doldursunlar; biz gönülleri fethetmeye devam edeceğiz.  Biz, devletle çatışmadan, milletin değerleriyle ters düşmeden ama sarı sendikacılık yapmadan da hak mücadelesi verilebileceği gerçeğiyle yola çıktık. 29 yıldır hem Türkiye Cumhuriyeti’nin varlığı ve bütünlüğü hem de milletimizin birliği ve kardeşliği için her türlü iç ve dış mihrakların karşısında olurken diğer yandan da kamu görevlilerimizin haklarının korunması ve geliştirilmesi yolunda kesintisiz, kararlı ve çetin bir mücadelenin korkusuz neferleri olduk. Çeşitli olumsuzluklara rağmen yıllar içinde istikrarlı bir biçimde büyüyen ailemize bu yıl da yaklaşık 20 bin kamu görevlimiz daha katıldı; üye sayımız 415 bin sınırına ulaştı. Kamu görevlilerimizin Konfederasyonumuza karşı gösterdiği teveccüh yalnızca üyelerimizin ekonomik, özlük ve hukuki anlamda menfaatleri için değil büyük ailemizin bütün fertlerinin eğitim, sağlık, tatil, yurt, konaklama gibi her türlü ihtiyacına destek olmamız için de bizlere sonsuz bir güç verdi.  Ülkemizin 81 ilinde, yedi bölgesinde, doğudan batıya, kuzeyden güneye her noktasında Konfederasyonumuz, varlığıyla kamu görevlilerimizin ve milletimizin güvendiği, dayandığı, saygı duyduğu kurumsal bir yapıya kavuştu. Ülkemizin 81 ilinde, yedi bölgesinde, doğudan batıya, kuzeyden güneye her noktasında Konfederasyonumuz, varlığıyla kamu görevlilerimizin ve milletimizin güvendiği, dayandığı, saygı duyduğu kurumsal bir yapıya kavuştu” ifadelerini kullandı. 

HABER: BERKAY ÖZYAYLA

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.