Uşak Ufuk
19 Kasım 2019 Salı
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
TSKnin Barış Pınarı Harekatına destek verdi
23 Ekim 2019 Çarşamba 08:00

TSK'nin Barış Pınarı Harekatına destek verdi

TSK’nın Fırat’ın doğusunda yer alan terör örgütleri PKK/PYD/YPG ve DEAŞ’ın varlığını sonlandırmak için başlattığı Barış Pınarı Harekatı’na, Uşak Belediye Meclisi’ndeki grubu olan partiler de destek verdi.

TSK’nın Fırat’ın doğusunda yer alan terör örgütleri PKK/PYD/YPG ve DEAŞ’ın varlığını sonlandırmak için başlattığı Barış Pınarı Harekatı’na, Uşak Belediye Meclisi’ndeki grubu olan partiler de destek verdi. AK Parti, CHP ve İYİ Parti’nin gruplarının yer aldığı Uşak Belediye Meclisi, özel oturum için Belediye Başkanı Mehmet Çakın’ın başkanlığında toplandı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından bir açıklama yapan Uşak Belediye Başkanı Mehmet Çakın, “Bizde acı, sevgi ve vicdan birdir ve bu cephe bu şekilde asla yıkılmaz. Biz bir ve beraber olduğumuz müddetçe cihan yıkılsa ve cihan üstümüze gelse hiçbir zaman bu cepheyi sarsamaz. Aziz milletimizden aldığı gücü yüce Türk ordumuz cesaret ve başarıyla ortaya koydu ve operasyon müspet meyvelerini almaya başladı. Her zaman olduğu gibi bundan sonra da aziz Milletimiz bu doğrultuda bir araya gelecek ve her türlü fedakarlığı yapacaktır” dedi. Uşak Belediye Başkanı Mehmet Çakın, şöyle devam etti:, “Yüzyıllar boyunca terörizm barış, güvenlik, demokrasi ve özgürlük için en büyük tehditlerden birisi olmuştur. Terörizm, 11 Eylül saldırılarıyla birlikte vekâlet savaşlarına tanıklık ettiğimiz bir dünyada, devletlerin en fazla üzerinde durduğu ve mücadele ettiği konu haline gelmiştir. Yine aynı dönemde, devletlerin, terörü bir araç olarak kullanmaya, bir yandan bu örgütleri kendi çıkarları adına sahaya sürüp savaştırırken bir yandan da gerektiğinde yine bu örgütleri bahane ederek ülkeleri işgale giriştikleri yeni bir sömürü düzeni inşa ettiklerine şahitlik etmekteyiz. Bugün içerisinde yaşadığımız dünyanın neredeyse her bölgesinde terör örgütleri kan dökmektedirler. Birçok ülke terör sorunuyla karşılaşmaya ve farklı ideolojilere sahip terör örgütleriyle mücadele etmeye devam etmektedir. Bunun en yakın örneklerinden birisine de Türkiye’nin PKK/YPG’ye karşı verdiği mücadeledir. Türkiye son 35 yıldır, doğrudan ya da dolaylı olarak hayatın tamamını olumsuz etkileyen teröre maruz kalmaktır. En büyük maliyeti insan hayatı olan terör, ekonomiden siyasete, eğitimden kamu güvenliğine, sağlıktan yargıya varıncaya kadar hayatın bütün alanları olumsuz etkilenmiş ve şuana kadar aralarında bebek, çocuk ve kadınlarında bulunduğu 40 bini aşkın kişinin hayatını kaybetmesine sebep olmuştur. Terör nedeniyle insanlar yerlerinden, yurtlarından ayrılarak, yaşam alanlarını değiştirmek ve göç etmek zorunda kalmıştır. Türkiye’nin yıllardır mücadele ettiği bu terör örgütü, insan onurunu hiçe sayan, devletin iç ve dış güvenliğini tehdit eden, çalışma hayatını hedef alan, siyasi hakların, din ve vicdan hürriyetinin, haber alma hakkının ve hürriyetinin kullanılmasını engellemeye çalışan ve bu alanlarda faaliyet yapan kişileri, kitleleri ve kurumları hedef alan eylemler gerçekleştirmektedir. Bu kapsamda, Türkiye terörü önlemek ve terörle mücadele etmek adına içeride ve dışarıda birçok inisiyatif almıştır. Bunun en son örneği ise Suriye’nin kuzeyine gerçekleştirmiş olduğu “Barış Pınarı Harekâtı’dır. Suriye ile 911 kilometrelik bir sınır hattına sahip olan Türkiye, sınır güvenliğini oluşturmak, Suriyeli mültecilerin güvenli bir şekilde ülkelerine geri dönmesini sağlamak ve Suriye’nin toprak bütünlüğünü temin etmek amacıyla, uluslararası hukuktan doğan haklarının kullanarak, Birleşmiş Milletler(BM) Şartı'nın 51.maddesi ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) terörle mücadeleye ilişkin kararları gereğince Suriye'nin kuzeyinde PKK/PYD/YPG ve DEAŞ terör örgütlerine karşı “Barış Pınarı Harekâtı’nı” başlatmıştır.Türkiye’nin gerçekleştirmiş olduğu bu harekât, 3,5 milyonu Türkiye’de olmak üzere 6 milyonu aşkın Suriyelinin mülteci durumuna düştüğü, çalışma hayatının nerdeyse tamamen yok edildiği bir alanda emek mücadelesinin, çalışma hayatının en basit kurallarının dahi artık var olmadığı bir coğrafyada gerçekleşmektedir. Emek örgütleri olarak terör örgütlülerinin varlığını kendimiz için bir yok oluş başlangıcı olarak görmek zorundayız. Kendisini demokrasinin beşiği olarak gören birçok devletin, şiddeti araç olarak kullanan terör örgütleriyle kendi çıkarları için işbirliği yapmaktan çekinmediği bir küresel vasatta, teröre karşı mücadeleyi hep birlikte gerçekleştirmemiz gerekmektedir. Nasıl ki bugün Afganistan’da, Filistin’de, Şam’da, Myanmar’da çalışma hayatına ilişkin vasat kurallardan ve değerlerden bahsedemiyorsak, yarın aynı başarıyı terör örgütleri yanı başımızda değil bizzat bizim ülkelerimizde gerçekleştirebileceklerdir. Bunun gerçekleşmemesi için teröre karşı yürütülen operasyonu kendi devletlerimizle destekleme noktasında baskı unsuru oluşturarak, sivil toplum olmanın sorumluluğunu yerine getirmeliyiz. Biz biliyoruz ki; bu kanlı olgunun karşısında bugün tutarlı bir duruş sergilemez isek terör örgütleri Suriye’nin kuzeyinde emellerine ulaştıklarında, yarın hiç kimse Avrupa’nın Amerika’nın ve Asya’nın göbeğinde bu tarz terör örgütlerinin ortaya çıkmayacağının garantisi veremeyecektir. İnsanlığa açılmış bir savaş olan terörizmin her çeşidine karşı olmak, insanlık ortak paydasında buluşmaktan geçmektedir” dedi.  BERKAY ÖZYAYLA

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ