Uşak Ufuk
19 Ekim 2019 Cumartesi
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
UŞAK EĞİTİM İŞTEN ÖZGÜR BASIN MESAJI
29 Temmuz 2019 Pazartesi 07:00

UŞAK EĞİTİM İŞ'TEN ÖZGÜR BASIN MESAJI

Eğitim İş Uşak Şube Başkanı Ercan Uzun, Basından sansürün kaldırılmasının yıldönümü olduğu için Basın Bayramı olarak kutlanan 24 Temmuz, Türkiye’de birçok özel gün gibi, kutlama yapmak bir yana dursun, karanlık tabloya bakmaya bir vesiledir” dedi.

Eğitim İş Uşak Şube Başkanı Ercan Uzun,  Basından sansürün kaldırılmasının yıldönümü olduğu için Basın Bayramı olarak kutlanan 24 Temmuz, Türkiye’de birçok özel gün gibi, kutlama yapmak bir yana dursun, karanlık tabloya bakmaya bir vesiledir” dedi. Eğitim İş Uşak Şube Başkanı Ercan Uzun, “1908’de II. Meşrutiyet’in ilanıyla birlikte ağır baskı altında sindirilmiş ülkede özgürlük havası esmeye başlamış, gazeteciler ve matbaacılar sansür memurlarını binalarına sokmayarak fiilen sansürün kaldırılmasını sağlamışlardır. Bu önemli direnişin miladı olan 24 Temmuz Basın Bayramı, ne yazık ki sansürün, otosansürün ve medya üzerindeki baskıların arttığı ülkemizde artık anlamsızlaşmıştır. Demokrasilerin 5.gücü diye tariflenen medyanın hali, ne yazık ki Türkiye’de şudur:  Fiili olarak sansür, otosansür hâlâ yürürlüktedir.  Sansürsüz yayın yapan gazeteler, televizyon kanalları, internet siteleri, haber ajansları ise büyük bir tehdit altındadır. OHAL bahanesiyle onlarca TV kanalı, gazete, internet sitesi ve haber ajansı kapatılmıştır.* İktidarın hoşuna gitmeyen her bir haber, soruşturma konusu olmakta, gazeteciler yargı sopasıyla susturulmaya çalışılmaktadır. 140’ı aşkın gazeteci, hapistedir ve bu korkunç oran, tutuklu gazeteciler konusunda Türkiye’yi utanç listesinde tüm dünyada birinci yapmıştır. Tüm bu koşullarda 24 Temmuz, bir kutlama yapılacak gün değil, özgür basın için attığımız çığlığı yükseltme günüdür. Eğitim-İş olarak basında sansürün ilk kez kaldırılışının 111. yıldönümü vesilesiyle, büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ün şu sözlerini hatırlatmayı görev bilmekteyiz: “Basın hürriyetinden doğan mahsurların yegane izale (yok etme) vasıtası yine basın hürriyetidir!” diye konuştu. 

SANSÜR NEDİR? Geçmişten günümüze sansür hep uygulanmıştır. Yöntemleri değişse de sansürün tanımı, yapılış amacı değişmemiştir. Sansür, siyasal iktidarların kamu yararı açısında sakıncalı buldukları haber, yazı, kitap, film, resim, oyunları, sosyal siteleri inceleyerek bazı bölümlerini ya da tümünün yasaklanmasıdır. Sansür sözcüğü “ hüküm vermek” ya da “fikir edinmek” anlamına gelen Latince cencer’den türetilmiştir. Şiddet içeren, açık seçik ya da gizli belgelerin yayılmasını durdurmak amacıyla başvurulduğu gibi birçok ülkede sansür, hükümetin yani iktidar sahibi olanların eleştirilmesini engellemek için kullanılır. Sansür insanlık tarihinin çok eski zamanlarına beri uygulanmaktadır ama insanlar kişisel hak ve özgürlüklerinin bilincine varıldığı, düşünce ve basın özgürlüğünün yaygın kabul gördüğü toplumlarda sansür bir baskı aracı olarak kabul görüyor. Ayrıca modern toplumlarda diktatörlerin en etkin silahı olarak da tanımlanır.Eski Çin’de, Çin Seddi’ni yaptıran imparator Shi Huang Di bilimsel olanların dışında kalan bütün kitapların yakılmasını emreder.Osmanlı döneminde sansür alanında ilk resmi uygulamalar 1864 yılında çıkartılan Matbuat Nizamiyesi (Basın Tüzüğü) ile birlikte başlamıştır. Bu tüzükte gazete ve dergi çıkarmak izne bağlandı ve hükümet gerekli gördüğü durumlarda yayın organlarını kapatma yetkisi tanındı. Yani padişah aleyhinde yapılan bir küçük eleştiride bile o yayın organının kapatılması söz konusu olmuştur. Onun için bu dönemde yaşayan dergiler uzun soluklu olmamıştır.

HABER: BERKAY ÖZYAYLA               

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ