Uşak Ufuk
18 Ekim 2021 Pazartesi
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Uşak Memur Sen: Özgürlükçü bir Anayasa gerekli
15 Eylül 2021 Çarşamba 09:29

Uşak Memur Sen: Özgürlükçü bir Anayasa gerekli

Uşak Memur Sen: Özgürlükçü bir Anayasa gerekli

Memur Sen Uşak Şube Başkanı Muhammet Ali Aloğlu, yeni anayasa için bir açıklama yaptı.  Memur Sen Uşak Şube Başkanı Muhammet Ali Aloğlu, Cumhurbaşkanının duyurduğu sivil Anayasa’ya ilişkin farklı toplumsal kesimlere, siyasi partilere ve sivil toplum örgütlerine yönelik katkı yapma davetinin; birçok kişi ve kurumda olduğu gibi Memur-Sen tarafından da bir imkân ve sorumluluk olarak değerlendirildiğini söyledi.  Memur-Sen’in yakın tarihte girişilen sivil anayasa kapsamlı bütün çalışmalarda ve tartışmalarda raporları, araştırmaları, kongre ve sempozyumlarıyla katkı sunduğunu hatırlatan Memur Sen Uşak Şube Başkanı Muhammet Ali Aloğlu, “Bugün de tarihin ve milletin yüklediği misyonun gereğini yerine getirmek için harekete geçmiş bulunmaktayız. Vesayet-darbe kaynaklı düzenden, kavramlardan, uygulamalardan, teamül ve saiklerden bütünüyle kurtulmayı amaçlayan Sivil ve Türkiye’nin tarihsel konumuna ve büyüklüğüne uygun bir Anayasanın mümkün, gerekli ve ertelenemez olduğuna inanıyoruz. Bu inançla Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu ‘Sivil Anayasa’ hedefine dair birikimimizi harekete geçirmek, sorumluluk sahası, süreci ve sonucu üretmek için çalışıyoruz. Evet, yıllardır söylüyoruz, Türkiye’nin yeni, sivil bir anayasaya ivedilikle ihtiyacı vardır” şeklinde konuştu. Yeni Anayasa’nın 12 Eylül darbe anayasasının yenilenmiş hali değil; baştan itibariyle milletin iradesine yaslanan, ülkenin bugün geldiği yere uygun, ülkenin ve milletin önünü açacak yepyeni bir anayasa olması gerektiğine vurgu yapan Memur Sen Uşak Şube Başkanı Muhammet Ali Aloğlu, Memur-Sen’in kamu görevlilerinin temel sorunlarının yer aldığı sorulardan oluşan raporunun Anayasa çalışmalarına önemli bir katkı sunacağını söyledi.  Aloğlu, “Sayın Cumhurbaşkanı’nın yeni ve sivil Anayasa için yaptığı daveti önemsiyoruz. Memur-Sen olarak her zaman darbe anayasasına, anayasanın oluşturduğu sisteme ve o sistemin oluşturduğu uygulamalara her zaman karşı çıktık. Geçmişten bugüne kadar her zaman yeni anayasal arayışlara destek verdik bugün de aynı şekilde katkı sunmak istiyoruz. Kamu görevlilerinin sendikası olduğumuz için bu sefer Anayasa’nın kamu görevlileri yönüyle bir çalışma yapmak istedik. Kamu görevlilerinin temel hak ve özgürlükleri çerçevesinde üyelerimizin beklentilerini ortaya çıkarmaya yönelik bir saha çalışması yaptık. Aileleriyle birlikte düşündüğümüzde kamu görevlileri ve aile fertlerinin sayısı 15-20 milyonu buluyor. Yapılacak çalışmalarda bu devasa kitlenin Yeni Anayasa’dan beklentilerinin dikkate alınması lazım. Yeni Anaysa çalışmalarında bu beklentilerin muhakkak yer bulması gerektiğini düşünüyoruz” dedi.  Aloğlu, sivil toplum örgütlerinin kendi çıkar gruplarının beklentilerini doğru bir şekilde kamuoyuna yansıtmakla görevli olduğunu ifade ederek Memur-Sen’in bu noktada gösterdiği çabanın önemli olduğunu söyledi. Aloğlu, “Memur-Sen’in bugüne kadar yaptığı çalışmalarla birlikte memurların anayasal talepleri konusunda bir çerçeve sunması takdir edilmesi gereken bir durumdur. Biz sendikaların darbe yanlısı veya milletin değerleriyle savaştığı günleri gördük. Bir memur sendikasının kendi üyelerinin taleplerini özgürlükçü bir şekilde dile getirmesi ve bunu entelektüel bir biçimde sunması kıymetlidir” şeklinde konuştu.  Öte yandan Aloğlu, önceki gün Balıkesir Erdemit’te yaşanan olayla ilgili de bir açıklama yaptı. Aloğlu, “Edremit’in düşman işgalinden kurtuluşu kutlamasında yaşanan bu hadiseyi münferit bir olay ya da sembolik bir anlatımın yanlış anlaşılması olarak görmek mümkün değildir. Bu olay ülkemizde maalesef hala toplumun değerlerine saygı göstermekten uzak köhne zihniyetin varlığının göstergesidir. Hadiseye gösterilen haklı tepkileri anlamamakta ve çarpıtmakta ısrar eden tüm beyanatlar yok hükmündedir. Bu olayın bir “gelenek” olarak her sene gerçekleştirildiğini söylemek ise şecaat arz ederken sirkatin söylemek kabilindendir.  Çarşaflı bir kadına parti rozeti takarak reklam yüzü yapanlar ve başörtülü işçinin başörtüsü fotoğrafta görünsün diye başına baret taktırmayanlarla, Edremit’te çarşafa hakaret edenler ve kendisinden istenen yardımı “tesettürlü bir kadın yanıma geldi” diyerek anlattığı anıyla iğrenç bilinçaltını faş edenlerin aynı zihniyetin temsilcileri olması son derece manidardır. Bu ülkede yıllarca başörtülü kadınlar en temel insan haklarından mahrum, her türlü aşağılama, ayırımcılık ve haksızlığa maruz kaldı. Geçmişte yaşanan bütün o zulümlerin müsebbibi, toplumsal değerlere yabancılaşmış ve kendilerini bu toplumun efendileri gören bu hastalıklı zihniyettir. Bugün tüm yaşanan o acıları hatırlattığımızda “Bunlar geride kaldı, sizlerin özgürlüklerinizin teminatı biziz, çünkü değiştik” diyenlere soruyoruz: Bu şekilde mi kavgalı olduğunuz toplumun inanç değerleri ile barışıyorsunuz? Bu şekilde mi başörtülü dindar kadınların haklarının arkasında duracaksınız? Sizin bilinçaltınız tesettürlü olan her kadını köle olarak nesneleştiriyor ve bir kadının kendi iradesiyle inancının gereği olarak tesettürü tercih edebileceğini kabullenemiyor. Öte yandan kendinize tesettürlü kadınların kurtarıcısı olmak gibi akla zarar bir misyon biçiyorsunuz. Biz Memur-Sen olarak diyoruz ki; bu boş iddiaları ve din istismarını bir kenara bırakın öncelikle taşıdığınız ve en son Bolu ve Edremit’te hortlayan çarpık zihniyetinizle yüzleşin. Eğer at gözlüklerinizi çıkarıp etrafınıza bakar, o iflah olmaz kibrinizi bir kenara bırakırsanız bunu başarabilirsiniz. Sizler bu toplumun mayası olan inanç değerlerimizle kavga etmekte ve bir de bu kavganızın üstünü trajikomik açıklamalarınızla örtmeye çalışmaktasınız. Sizler kurtuluş günlerinde “gelenek” (!) haline getirdiğiniz bu rezilliklerle kurtuluş mücadelesi veren Nene Hatunların, Şerife Bacıların kemiklerini sızlatıyor onların bu millete bıraktığı emanete ihanet ediyorsunuz. Buradan açık ve net bir şekilde ilan ediyoruz: Bizler bu ülkenin inanç değerlerini taşımaktan gurur duyan kadınları olarak bu hadsizliğinize ve zorbalığınıza asla geçit vermeyeceğiz.” dedi. BERKAY ÖZYAYLA

 
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.