Uşak Ufuk
24 Kasım 2020 Salı
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
UŞAK SANAYİSİ ÇOK ESKİLERE DAYANIR
06 Kasım 2020 Cuma 07:40

UŞAK SANAYİSİ ÇOK ESKİLERE DAYANIR

UŞAK SANAYİSİ ÇOK ESKİLERE DAYANIR

“Şehir Konuşmaları”nda İbrahim Ethem Karahan’ın sorularını cevaplayan Uşak Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı ve Tarih Bölümü Başkanı Prof.Dr. Murat Öntuğ, “Eski Tabakhane Caminin yıkımı sırasında Ahilik şecerenamesine ilişkin pek çok eski belge bulduk. 2018 yılında Türk Tarih Kurumu’nda yeni bulunan en kapsamlı Ahilik şeceresi olarak gündeme geldi bu çalışmalarımız. Bu şecerenameler Ahiliğin çok köklü olduğu yerlere veriliyor, sanayinin Uşak’ta ne kadar derin köklere dayandığını gösteriyor” dedi

Uşak Şehir Konuşmaları programını hazırlayan ve sunan İbrahim Ethem Karahan’la yaptığı programda, iletişim fakülteleriin yanı sıra, kent tarihi ile ilgili de bilgi veren Murat Öntuğ, sanayinin çok eskilere dayandığını dile getirdi. Öntuğ, “Burmalı Cami’nin olduğu yer, 1970li yıllarda meşhur sel baskının olduğu yer. Bu konuda yapılmış birkaç çalışma da var. Benim eski tabak ustalarıyla yaptığım çalışmalar var biliyorsunuz. Çok eskiden beri deri ustalarına baktığınızda 150-200 yıldır bu işle uğraşan aileler var. Bu mesleğin kadim kökleri var. Ahi Evran dediğimiz kişi, kurucusu muhterem zatın mesleği de debbağlıktır. Yaptığımız çalışmalar sırasında bilgi ve belge sahibi pek çok insan bize ulaştı. Esnafın yaşantısının anayasası Ahilik kültürünün yeniden ortaya konulması için Ahilik Ansiklopedisinin 150’ye yakın maddesini kaleme aldım. Ahiliğin adap, erkân ve ahiliğin yerleştiği alanlara varıncaya kadar, Uşak’tan da 9-10 madde girişi yaptım. Uşak’ta eski Tabakhane Caminin yıkımı sırasında ahşap zemin altında pek çok eski belge bulduk. O belgeler benim elime geçti. Ahilik şecerenamesine ilişkin belgelerdi bunlar. 2018 yılında Türk Tarih Kurumunda yeni bulunan en kapsamlı Ahilik şeceresi olarak gündeme geldi bu çalışmalarımız. Bu belgeler sanayinin kökleşmesinde ve gelişmesinde ahiliğin ne kadar önemli bir değer olduğunu gösteriyor. Bu şecerenamelere Ahiliğin çok köklü olduğu yerlere veriliyor, bir o kadar da önemli olan tabiî ki Uşak’ta ahilik şeceresinin birisinin de bizde çıkmış olmasıdır. Medreseler, camiler, tekkeler ve mescitler boyutu var bir de… Uşak’ta Bektaşilik, sünni tekkeler var. Niyazi Mısri, Kurt Baba, Hacım Sultan… Uşak tarihini çalışırken üzülerek söylemek isterim ki Uşak’ın tarihi havzasını oluşturamadık. Uşak’ın çehresi çok müdahale edildi, bugünkü askeri gazinonun Has Bahçenin bulunduğu yer, arkası adliye, belediyenin hükümet konağının yeri gibi temel yapılar buralardaydı. Bunlar başka yerlere taşınınca tabiî ki buralarda yapılan törenleri, yürüyüş ve bayram etkinliklerinin güzergâhını da değiştirdi. Bir bakımı kentin sosyal yapısı kaydı dedi. Murat Öntuğ, şöyle devam etti: “Kent merkezi mezarlıklarla doluydu. Her ne kadar Kula için de söylense Uşak yanık kent olarak bilinirdi ve Cumhuriyet sonrası Uşak’ın içinde kalan mezarlıkları dışarı çıkarmak üzere çalışmalar yapılmış. Dönemin belediye başkanı yanık kenti ihya etmek imar etmek ve mezarları şehrin dışına çıkarmak gibi bir çalışma içinde bulunuyor. Külliye dediğimiz bazı yapılar içinde elbette mezarlıklar da bulunuyor. Bugün bunu tam gösteren bir yapı olarak Boduroğlu cami korunabilmiş bir yapı, hem haziresi hem camisi, çeşmesi şadırvanı, mezarlığı vardır. Medrese olarak kullanılan odalar bunlar tabi günümüze intikal etmemiş… Bekir Bodur ağabey sağ olsun oranın planını çizdi. Cami, çeşme ve diğer müştemilatın planını çizdi. Orada medrese odaları da vardı. Eğitim gördükleri bir bina vardı. Şadırvan ve çeşme vardı. Boduroğlu vakfiyesi benim ilk çalışmalarım arasında yer alır. Uşak’ın çok eski ve zengin muhafazakâr ailesidir Boduroğlu. Bekir Beyin ailesine kalmış bu vakfiyeden, 18. yüzyıla ait bilgiler buradan elde ettiğimiz verilere dayanır. Testiciler, bakırcılar çarşısı, pekmez handan bahsedilir, o vakfiyeyi tarif ederken. Oradaki vakıfta yer alan bilgiler, vakfiyeleri ve çevresini bilmemiz açısından çok önemlidir. Sizlere Uşak’ı anlatmak isterim, Uşak’ta da diğer Osmanlı şehirlerinde olduğu gibi çarşı her şeyin merkezidir. Ulu Cami gibi yapıların etrafında esnaflar… Çoğu kimse İsmet Paşa Caddesi olarak bilmez, mecburiyet caddesi olarak bildiğimiz güzergah ve tarihi garımız, istasyon binası… Hızlı fakat çarpık bir kentleşmeyle bugünkü stadyumun olduğu yer. Tombay Dede Mezarlığı, mezar alanlarının dışarı çıkarılması, 1960’tan sonra stadyum kavşağı etrafında gelişmeye başlıyor, buraya valilik binası, kütüphane binası ve diğer kamu binaları yapılıyor, yeni meydan düzenlemeleri yapılınca da törenler de Valilik binasının önündeki alana aktarıldı. Şehrin hafızası yer değiştiriyor ve bugünkü yapı meydana geliyor.”

HABER: HALİL ASLAN

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.