Uşak Ufuk
19 Eylül 2020 Cumartesi
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
UŞAK SPDEN ÇEVRE İÇİN AÇIKLAMA
20 Ocak 2020 Pazartesi 08:00

UŞAK SP'DEN ÇEVRE İÇİN AÇIKLAMA

UŞAK SP'DEN ÇEVRE İÇİN AÇIKLAMA

Saadet Partisi Uşak İl Başkanı Hüseyin Çakmak, çevre, hava ve toprak kirliliği ile ilgili bazı açıklamalarda bulundu. Gündemle ilgili farklı değerlendirmeler de yapan Saadet Partisi Uşak İl Başkanı Hüseyin Çakmak, “Siyasetimizin temelinde bundan sonra tutma mecburiyetinde olduğumuz bir konuyu sık sık tekrarlayacağım. 4 temel konumuz var: Hava kirliliği, su kirliliği, toprak ve üretim planlaması ve ormanlarımızı korumak. Türkiye’nin gündeminde bunlar var mı, yok! Ne var? Bilmem nerde 4 tane kadın bir araya gelmiş, oturmuşlar, vay canına.. Türkiye battı, gitti! Allah’tan korkun ya, birazcık ciddi olun! Biz Problemlerimizi Böyle Çözemeyiz! Suni gündemlerle Türkiye yönetilemez, sadece insanların dikkati önemli konudan, önemli olmayan konulara yönelir. Bundan dolayı; üzerine basa basa söylüyorum ki;çevre konusu çok önemli. İnşaAllah biz, iktidara da geleceğiz, halkımızın teveccühünü kazanacağımıza da inanıyorum. Çünkü artık kimse tahammül edemiyor, geçinemiyor, geleceğinden ümidi yok. Onun için çare aramak mecburiyetindeyiz, Saadet Partisi bunu önceleyen bir partidir. Biz bu konuda ciddiyiz, başka bir gündemimiz yok. Tafra atmak, caka satmak istemiyoruz, sadece ülkemizin yaşadığı sıkıntıların sorunlarına çözüm üretmek istiyoruz” dedi. 

 

AR-GE YATIRIMLARI ÇOK ÖNEMLİDİR

“İlerde bizim gençlerimiz nerde, nasıl istihdam edilecek. 216 tane üniversite ne yapacak, Teknoparklar, kalkınma ajansları nasıl olacak da ülkemizin geleceğine katkı sunacak?” diyen Hüseyin Çakmak, şöyle konuştu: “Biz gençlerimizin istihdamı için, özellikle yüksek tekonolijide AR-GE yatırımlarının öncelenmesini istiyoruz. Teknoparklar bu şekilde kullanılmalı. Sanayi ve üniversite bir araya gelince ortaya müthiş bir potansiyel çıkmalı. Teknokentlerin kurulmasını önemli görmemize rağmen, şimdi gereği gibi kullanılmıyor. Neden kullanılmıyor? Çünkü ciddi bir kaynak aktarımı yok. Türkiye teknolojide gerilerde kaldı. Bir iki sahada, SİHA’lar konusunda, bazı sahalarda adımlar atıldı, biz buna müteşekkiriz; ama bu 1-2 adımla sorunlar çözülemez! Şimdiye kadar belediyeciliği öyle iyi yapmışlar ki, bunun neticesinde geldikleri nokta sevgi belediyeciliği mi, aşk belediyeciliği mi?.. Peki niye Ankara, İstanbul ve diğer şehirleri kaybettiniz? Yani sen çok güzel hizmeti yaptın da millet inadına ben seni istemiyorum mu dedi? Birazcık mantıklı olun! Bir çok konuda beceriksizliğiniz ortaya çıktı, yolsuzluklar açık, tahakkümünüz var! Şimdi 100 tane belediye, Ak Parti’ye duyduğu sevgiden dolayı geçiyormuş(!) Allah’tan korkun! Belediyeciliğin kitabını, destanını yazmışlar! Evet yazdınız; yolsuzluklar nasıl yapılır, para nasıl israf edilir, rant nasıl sağlanır, bunun kitabını yazdınız! Şimdi de bizim Kahta Belediye Başkanımız.. Başkanımız, ben halkımın yanındayım, isterseniz beni görevden alın, ama haksızlık yapmayın diyor. Belediye meclisinde hakimiyet Ak Parti’de, belediye başkanını cezalandıracaız diye Kahta halkını cezalandırmaktan çekinmiyorlar! Birazcık insafa gelin ya! Belediye başkanımız iş başına geldi, kendisinden önceki belediye başkanı, Kahta Belediyesi’ni altından kalkamayacağı ağır bir borç yükünün altına sokmuş! Normalde mahkemeye verip, o parayı eski belediye başkanından tahsil etmek icap eder! Bu mu belediyecilik, bu mu insanlık? Ben bunu halkımızın dikkatine arz ediyorum. Böyle belediyecilik, böyle yöneticilik olmaz, ülke böyle yönetilemez! Artık bu iş zirveye çıktı, sınırları aştı, bundan dolayı da, artık Ak Parti’nin ayakta kalmaya mecali kalmadı. Bizim şahıslarla herhangi bir kavgamız yok, biz ülkemizin daha iyi idare edilmesini, insanlarımızın içine süreklendiği, işsizlik ve geçim sıkıntısı başta olmak üzere problemlerimizi çözme derdindeyiz. Esas meselemiz bunlardır!”

 

SON GÜNLERDE DÜNYADA

 YAŞANAN GELİŞMELER 

Hüseyin Çakmak, “Bildiğiniz üzere; bölgemiz ve yakın coğrafyamızda son günlerde sıcak gelişmeler yaşanmaktadır. Libya’da yaşanan son gelişmeler ve Kasım Süleymani’nin, ABD tarafından suikasta uğramasının ardından bölgede son derece kritik gelişmeler yaşanmaktadır. Bölgede giderek artan tansiyon ve dünyada yeni kaos ve çatışmaların ortaya çıkma ihtimali hepimizi endişelendirmektedir. Temennimiz; tırmanan bu gerginliklerin daha fazla büyümeden, sükunetle, aklı selimle, diyalog ve diploması yoluyla çözüme kavuşmasıdır. Bu nedenle; Libya’da kalıcı bir ateşkesi sağlamak için atılan ve atılacak olan her adımı önemli buluyor, destekliyoruz. Her defasında ”biz demiştik” demekten inanın keyif almıyoruz, ancak iktidar her meselede dönüyor, dolaşıyor bizim dediğimiz noktaya geliyor. Ancak; her seferinde geç kalarak ve telafisi zor veya mümkün olmayan yaralar açarak! Bugün yaşadığımız sıkıntıların temelinde bu iktidarın vebali var, biz bunu unutamayız! Arkadaş! Bir kez de zamanında sözlerimize kulak verseniz de; işleri içinden çıkılmaz bir hale getirmesiniz ne olur Allah aşkına? Putin’i dinlediğiniz kadar, Trump’la istişare ettiğiniz kadar, bu milletin evlatları ile, muhalefet partileri ile bir araya gelseniz, tavsiyelerine kulak verseniz ne kaybedersiniz? Meselenin en başında, krizin çözümü için tarafların tümüyle müzakere edilmesi gerektiğini ifade etmiştik. Şimdi gelinen noktada biz her şeye rağmen; Libya’da yakın zamanda bir ateşkes anlaşmasının imzalanmasını temenni ediyoruz. Ümit ediyoruz ki; Libya gereksiz yere kan gölüne dönmeden, tüm tarafların üzerinde mutabık kalacağı bir anlaşmaya imza atılır. ABD ve İran arasında yaşanan gerilim ve Libya meselesi başta olmak üzere yaşanan son gelişmelerden sonra, dış politikada izlememiz gereken yolun ne olması gerektiğini ve uyarılarımızı bir kez daha ifade etmek istiyorum: -Atacağımız adımlarda tarihsel tecrübelerimizden mutlaka ders çıkarmalıyız. -Daha önce düştüğümüz hatalara düşmemeli, kesinlikle sıcak çatışmalarda taraf olmamalıyız. •      Şartlar ne olursa olsun, barış için diplomatik kanallar sonuna kadar zorlanmalıdır. -Diyalog ve müzakere yolundan asla vazgeçilmemeli, tüm taraflarla bir araya gelebilmeliyiz. •         Akıl bir şeyin sonunu düşünmek ve görebilmektir. Coğrafyamızda yeni bir çatışma ortamı oluşturmak isteyen küresel oyunlara ve provakosyonlara karşı uyanık ve dikkatli olunmalıdır. •         Bölgemiz üzerinde “Büyük Ortadoğu Projesi” uzun zamandır yürürlüğe konulmaya çalışılmaktadır. Bu çerçevede bölgemizde yaşanacak, yeni bir sıcak çatışmanın Müslümanlara değil, ‘böl-parçala-yut’ politikası uygulayan küresel güçlere hizmet edeceği asla unutulmamalıdır. -Mezhep ayrılıkları başta olmak üzere, farklılıklarımızı bir kavga sebebi değil, zenginlik olarak görmeli, bu konular üzerinden ihtilaflara düşmemeliyiz. •         Türkiye şu an İslam İşbirlliği Teşkilatı, D-8 ve Ekonomik İş birliği Teşkilatı (EİT) gibi üç önemli kuruluşun dönem başkanıdır. Bu büyük bir imkandır. Bu önemli platformlar mutlaka harekete geçirilmelidir. •         Bütün İslam dünyası temsilcilerinin yer aldığı geniş katılımlı bir “barış konferansı” tertip edilerek Libya, Doğu Akdeniz, Suriye, Irak, İran ve Filistin’deki gelişmeler bir bütün olarak ele alınmalıdır. -Ve kesinlikle; dış politikadaki bu hassas gelişmeler, iç politika malzemesi yapılmamalı, bir seçim malzemesi gibi kullanılmamalıdır.”

 

”HANGİ DÜĞÜM ÇÖZÜLÜR NAZLA, SİTEMLE, KİNLE?” 

Çakmak, sözlerini şöyle tamamladı: “Evet; biz bugüne kadar endişelerimizi, uyarılarımızı dile getirdik, bundan sonra da getirmeye devam edeceğiz. İnatlaşmanın, ”şununla görüşmem, şununla bir araya gelmem” gibi yaklaşımların ne ülkemize ne de coğrafyamıza bir faydası yoktur. Biz, ülkemizin menfaatleri, İslam dünyasında akan kanın durması ve dünyada barışın, adaletin, huzurun hakim olması için herkesle bir araya gelebilmeli, diyalog zemininde buluşmalıyız. Yavuz Bülent Bakiler’in bir şiirindeki ifadesiyle; ” Hangi düğüm çözülür nazla, sitemle, kinle?” Krizleri aşmanın yolu; -İnatlaşmak, kin tutmak değil; kucaklaşmak, müzakere etmek, -Savaşı ve çatışmayı değil; barışı ve diyalogu esas almaktır. Dış politikadaki gelişmeleri değerlendirdikten sonra, ülkemizin, insanımızın problemlerine gelecek olursak, ne yazık ki; tablo hiç iç açıcı değil. Çok net ifade ediyorum; insanımız geçinemiyor! Her güne, gelen yeni zamlarla uyanıyor. Her şey ateş pahası! Yapılan son bir araştırma gösteriyor”

HABER: BERKAY ÖZYAYLA 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ