• BIST 4.957,77
  • Altın 1058.93
  • Dolar 18.629
  • Euro 19.5202
  • İstanbul 11 °C
  • Ankara 0 °C

KILIÇDAROĞLU İLE İKİ ÜÇ KEZ GİZLİCE BULUŞTUK

KILIÇDAROĞLU İLE İKİ ÜÇ KEZ GİZLİCE BULUŞTUK
CHP Genel Sekreteri Önder Sav, İzmir merkezli bir internet sitesinde yayınlanan röportajında, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun lider olma sürecini gazeteci Ümit Yaldız'a anlattı.

İzmir merkezli yayın yapan bir internet haber portalına verdiği röportajda, eski CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın yaşadığı kaset olayını, 'feci bir olay" olarak nitelendiren Sav, olayın gerçekten bir komplo olduğunu söyledi. "Bir ana muhalefet liderine böyle bir komplo düzenlenmesi ayıp" diyen Önder Sav, o kaseti sürmenin, yaygınlaştırmanın ve dağıtmanın daha büyük ayıp olduğunu söyledi.


"Yaşanan olayda iktidarın parmağı yoktur" diyemeyeceğini kaydeden Sav, "Elbette ki çok geniş bir organizasyondur bu. Basit organizasyonla yapılacak iş değildir çünkü. Tabii o komplo, bütün CHP ailesinde üzüntü, sarsıntı yarattı. Sayın Genel Başkan'a karşı bir himaye duygusu yarattı" dedi.

Deniz Baykal'ın istifa kararından haberi olmadığını belirten Sav, "İstifa kararını benimle bölüşmedi. İlk gün biraz ağzının içinde istifa etmesi gibi bir şeyi söyledi gibi hatırlıyorum. Tam da öyle demek istemiyorum.

'Ben öyle bir şey söylemedim der', mahcup olurum. İstifa ettiği gün, ben onun 53 yıllık dostuyum, arkadaşıyım, genel sekreteriyim. Belki benimle oturup o konuyu konuşsaydı onu daha büyük, farklı boyutlarda tutabilirdik.

Veya istifadan sonraki aşamalar konuşulup değerlendirilebilirdi. Ama istifada bir dönüş kararlılığı vardı" dedi. Baykal'ın istifasından sonra TBMM parti grubunda yaptığı konuşmasında CHP'ye bir teşhis koyduğunu ifade eden Sav, "Yaptığım bu teşhis Deniz Baykal'ın, Mustafa Kemal gibi, İsmet Paşa gibi, Bülent Ecevit' gibi tarihte unutulmazlar arasında yerini alması, yani kesinlikle geri dönmemesiydi" dedi.

"KILIÇDAROĞLU İLE İKİ ÜÇ KEZ GİZLİCE BULUŞTUK"
Yaşanan süreçte Kemal Kılıçdaroğlu ile iki üç kez gizlice buluştuklarını ifade eden Sav, "Doğru, yanlış, haklı, haksız. Kamuoyunda bir havası, gücü var. Kamuoyu/halk desteği yadsınamaz bir gerçek. Birkaç kez buluştuk. Kimsenin bilmediği, bilemeyeceği bir yerde. Ve kimse de bilemedi. Ne o karısına söyledi ne ben söyledim. Bırak ikinci, üçüncü kişiyi. Ne kadar ketum kalınırsa o kadar sonuç alınır bu işten diye düşündüğüm için bu değerlendirmeyi rahatlıkla ona da yaptım. Ve Kemal Bey de buna uydu. Ve
adaylığını açıklama günü, tarihi. Pazar erken olurdu, salı da geç olurdu" dedi.

"MİLLETVEKİLLERİNİN DESTEK İMZALARINI BEN HAZIRLATTIM"
Kılıçdaroğlu'nun adaylığını açıklamasından sonraki gelişmeleri de anlatan Sav, şunları söyledi: "Bir saat içinde 60 tane milletvekilinin imzalı desteği geldi. 'Sayın Kılıçdaroğlu'nu destekliyoruz' dediler. Ben zaten bu imzaların bir bölümü de önceden hazırlattırdım. Grup başkan vekili arkadaşlara da, 'Destek verin' dedim. Dinlediler. Hatta arkadaşlara, 'Bir nabız yoklayın' dedim sabahtan. Gaye Erbatur ABD'de idi. Oradan telefonla destek verdi. Gece yatağından kaldırıldı Gaye, saat farkı yüzünden. Ki çok bağlıdır Deniz Baykal'a. Ama Kılıçdaroğlu'na 'evet' dedi."

"GÜRSEL TEKİN'İN BİLE 5 DAKİKA ÖNCE HABERİ OLDU"
Kılıçdaroğlu'nun adaylığını bir sır gibi sakladıklarını anlatan Sav, Kılıçdaroğlu'na en yakın isimlerden birisi olan Gürsel Tekin'in bile açıklamadan 5 dakika önce haberi olduğunu ve açıklamadan sonra parti içinde MYK toplantısı yapılması isteğinin geldiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: "Gürsel Tekin, ki Kemal Kılıçdaroğlu'nu elinde tuttuğunu, yönlendirdiğini düşünen bir siyasetçi, basın toplantısından beş dakika önce haberi oldu.

Televizyonların altyazısından gördü. 'Kılıçdaroğlu elimden kaçtı' diye düşündü belki de. Ve o olay yaşandı. Bir saat içinde Cevdet Selvi beni aradı. Genel başkan vekili. MYK toplantısı yapmak istediğini söyledi. Ben de uyardım. 'Cevdet, sinirler ayakta. Bu atmosferde merkez yürütme toplantısı yapmak doğru olmaz.

Yarın il başkanları toplantısından sonra yapalım' dedim. 'Yok yok yapalım, çok istiyorlar' deyince 'peki' dedim. 'Ben gelmem, siz yapın o zaman' dedim. 'Yok illa gel' dediler. Gittim. O işte sakallının (Savcı Sayan'ı kast ederek) saldırısı. Kullandığı ifade şu,tutanaklardan çıkardım: 'ABD, Doğan Medya Grubu, Recep Tayyip Erdoğan ve genel sekreterimiz birlikte genel başkanımıza bir komplo düzenlediler.' Hiç sektirmeden döndüm, 'Şerefsizlik yapma' dedim.

Ki ben böyle ağır konuşmam fazla. "Sav şöyle devam etti: "Sadece Önder Sav'ın komplosu dese yüreğim yanmayacak. Tayyip Erdoğan, ABD ve Doğan Medya Grubu'yla birlikte oturmuşum, tezgahlamışım, Deniz Baykal'a kaset komplosu yapmışım. Ne aşağılık bir tarif, resmen şerefsizlikti bu.

Ve döndüm Cevdet Selvi'ye. 'Ben sana söylemedim mi bugün MYK yapmayalım ya da ben gelmeyeyim diye' dedim ve, 'Böyle düzeysiz bir toplantıda daha fazla bulunamam' diyerek kapıyı çarpıp çıktım. Benden sonra bunlar, 'Kemal Kılıçdaroğlu'nun adaylığına karşıyız.

Deniz Baykal'ı davet ediyoruz. Baykal'la yürüyeceğiz. Genel Sekreteri de istifaya davet ediyoruz' diye bir deklarasyon yayınladı. Basın sözcüsü Mustafa Özyürek de çıktı o deklarasyonu okudu. Ben de, 'Onlar kim oluyor ki beni istifaya davet ediyorlar' diye sert yanıtlar verdim."

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.