• BIST 4.829,65
  • Altın 1072.207
  • Dolar 18.6381
  • Euro 19.6049
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 12 °C

Medyaya çömelme göndermesi

Medyaya çömelme göndermesi
Başbakan Erdoğan, mevzideki çömelmeyle ilgili basına ince göndermeler yaptı...
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, güvenlik güçlerinin silah bırakmasının hiçbir zaman mümkün olmayacağını belirterek, "Kim silah bırakacak, STK'lar bunu dillendirsin öncelikle" dedi. Referandum tartışmalarına da değinen Erdoğan, TÜSİAD dahil bütün sivil toplum kuruluşlarının bu konuda kanaatlerinin alındığını ifade ederek, "Onlar da darbe anayasasına karşı olduklarını hep söylemişlerdir. Bütün bunların çerçevesi içinde yapılan hazırlığa kalkıp da bu şekilde bunun söylenmesi, demokrasiye inanmış bir sivil toplum örgütüne, onun yöneticilerine yakışır bir yaklaşım tarzı değildir" diye konuştu. Erdoğan ayrıca, erken seçimin söz konusu olmadığını da belirterek, "Erken seçim gibi bir beklentileri varsa, böyle bir şey beklemesinler" ifadelerini kullandı.

Başbakan Erdoğan; Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile birlikte G-20 Zirvesi'ne katılmak üzere Toronto'ya gitti. Hareketinden önce Atatürk Havalimanı'nda basın toplantısı düzenleyen Erdoğan, zirvede dünyadaki küresel finans krizinden bu yana yoğunlaşan ekonomik kriz karşısında alınan ekonomik tedbirlerin yanı sıra, terör konusunun da ele alınacağını söyledi. Basın mensuplarının, ABD Başkanı Obama ile yapacağı görüşmenin içeriğini sorması üzerine Erdoğan, içerik hakkında bir açıklamada bulunmasının doğru olmayacağını ifade etti.

Başbakan Erdoğan, "silahların gölgesinde demokratik açılım yürütülemez" şeklindeki tartışmalara ilişkin sorular üzerine, "Silahların gölgesinde demokratik açılım süreci yürütülemez denirken ne kast ediliyor. Kimin silah bırakması isteniyor. Burası çok önemli. Burada güvenlik güçlerinin silahı bırakması mı isteniyor, yoksa bölücü terör örgütünün mü silah bırakması isteniyor. Güvenlik gücünün silah bırakması hiçbir zaman mümkün değil. Silah, güvenlik gücünün adeta demirbaşıdır. Eğer bölücü terör örgütü
silah bırakıyorsa, güvenlik güçlerimiz operasyon noktasındaki sayılarını minimize edecektir. Çünkü hiçbir güvenlik gücü d urup dururken rast gele şu operasyonu yapayım demez. Bütün mesele huzur ortamının olmasındadır. Huzur ortamı olduğu anda zaten güvenlik gücü de operasyonlarını minimize edecektir. Bütün mesele silahların bırakılması. Kim silah bırakacak, STK'lar bunu dillendirsin öncelikle" dedi.
Diyarbakır'daki sivil toplum kuruluşlarının bu yönde güzel bir açıklama yaptığını belirten Erdoğan, "Ön şartsız silah bırakma çağrısı yaptılar terör örgütüne. Takdir edilecek, olması gereken budur. Bu yapıldığı anda inanıyorum ki bölge de, ülkemiz de çok daha farklı bir huzur ortamında aydınlık geleceği yakalayacaktır. Bizim demokratik açılım sürecinden herhangi bir taviz vermemiz mümkün değil. Ülkemizin birliğini, beraberliğini, kardeşliğini istiyoruz. Bunu da bir demokratik açılım süreci olarak devam
ettirelim istiyoruz. Burada barış var, temel hak ve özgürlükler var. Bölgesel milliyetçilik diye bir şey asla olmayacak. Bunu isteyenler var, bunu isteyenler aynı zamanda ayırımcılığı isteyenlerdir. Teröre karşı 73 milyon birlikte mücadele edelim istiyoruz. İstiyoruz ki bu ülkede tüm etnik unsurların bir defa birbirleriyle olan ilişkileri çok daha farklı bir konuma ulaşsın" diye konuştu.

Erdoğan, referandum tartışmalarına ilişkin soruyu şu sözlerle yanıtladı:
"Herkesin yorumu kendisine. Referandum şu zaman yapılır, bu zaman yapılmaz diye bir şey olmaz. Bunlar gerçekten siyaset acemisi, böyle saçmalık mı olur. Bir referandumun yapılmasıyla ilgili zaman bellidir zaten. Bir mani yoksa, biz referandumu her zaman yapmalıyız. Türkiye referandumlara alışık bir ülke değildir. Bu süreç, tarihi bir süreçtir. Herkesin üzerinde ittifak ettiği bir darbe anayasasında çok çok hayati sayılabilecek maddeler ki bunlar toplamda ek maddelerle birlikte 29 madde. Bu maddeler
oylanacak. Bunun parlamentodan geçiş sürecini izlediniz. 14 gün geceli gündüzlü milletimizin vekilleri bir çalışma yaptı. Buna muhalif olanlar oldu, sahiplenenler oldu ve sonuçta bir yere geldik."

TÜSİAD dahil bütün sivil toplum kuruluşlarının bu konuda kanaatlerinin alındığını ifade eden Erdoğan, "Onlar da darbe anayasasına karşı olduklarını hep söylemişlerdir. Bütün bunların çerçevesi içinde yapılan hazırlığa kalkıp da bu şekilde bunun söylenmesi, demokrasiye inanmış bir sivil toplum örgütüne, onun yöneticilerine yakışır bir yaklaşım tarzı değildir. Seçimin yapılabileceği son ana kadar demokratik parlamenter sistem içinde herkes seçimi yapmalıdır. Bundan kaçınmak olmaz. Erken seçim gibi bir
beklentileri varsa, böyle bir şey beklemesinler. Erken seçim diye bir şey söz konusu değil. Ben bu yaklaşım tarzını şık bulmuyorum. Keşke bu yaklaşımı göstermeseydiler. Demokratik açılım süreci için kendileriyle görüşüldüğünde bütün kanaatlerini ortaya koydular. Ben görüştüğümde hiç bana olumsuz bir şey söylemedikleri gibi tam aksi şeyler söylediler. Şimdi yaptıkları açıklamayı anlamakta zorlanıyorum" açıklamasında bulundu.

Erdoğan, Gediktepe'deki mevzi ziyaretinde çömelmesine ilişkin eleştirileri de yanıtladı. Orada görev yapan askerlerin yanında olmanın çok farklı bir görev anlayışı olduğunun altını çizen Başbakan Erdoğan, "Eline kalem alan yazıyor, dili olan bulduğu televizyon kanallarında istediği gibi, ağz Çünkü hiçbir güvenlik gücü d urup dururken rına ne gelirse sezöylüyor. Maalesef bunlar derinlikli olarak da konuşmuyorlar ama yine kendi meslektaşlarından gerekli cevapları buluyorlar. 'Atatürk gibi ayakta durmak'
filan diyorlar. Tarihi de bilmiyorlar. Sağolsun köşe yazarlarının içinde bu fotoğraf karelerini koymak suretiyle onlara cevap verenler de çıktı. Atatürk'ün mevzilerde nasıl durduğunu gösteren fotoğraf kareleri de var. Askerimiz, Irak'a sıfır noktada yapılan böyle bir ziyareti ilk defa bir Başbakan yapıyor. Bu Başbakan, oraya giderken böyle bir yere de gideceğini bilerek oraya gitmedi" dedi. Mevzi ziyareti teklifinin Genelkurmay
 
Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ'dan geldiğini belirten Erdoğan, "Böyle bir
teklif Sayın Genelkurmay Başkanı tarafından bana yapılınca, bakan arkadaşlarımın hepsini taburda bıraktık ve yanımızdaki 3-5 görevli arkadaşımızla oraya helikopterle indik. Orası bir seyyar mevziidir. Herhangi bir korunak yoktur. Tamamıyla kum torbalarıyla çevrili mevzilerdir. Görüntüde, ayakta olduğumuz an da oldu. Orada sürekli o halde görünme diye bir şey söz konusu değil. Oraya araç yolu yok. Irak'a sıfır bir nokta. Bölgenin ortalama yüksekliği 3 bin metre. Orada niçin bu mevzilenme oluyor, vadiyi
kontrol altına almak için askerimiz mevzileniyor. Biz oraya gidiyoruz ve orada yerinde inceleyelim bu işi diyoruz. Yerinde inceleme fırsatını da birlikte bulduk. Sayın Genelkurmay Başkanımıza, 'diğer siyasi liderleri de getirseniz de, bölgeyi görseler' dedim. Hatta medya mensuplarını, patronlarını, genel yayın yönetmenlerini getirseniz. Bakalım o zaman nasıl bir değerlendirme yapıyorlar. Göz olup ama olmak çok tehlikeli bir şey. Biz sadece görevimizi yaptığımızın bilinci içindeyiz. Orada görev yapan askerimizle yarım saat, bir saat bile beraber olmanın onlar için bir motivasyon olacağı inancıyla oraya gittik. Bunun da isabetli olduğuna inanıyoruz. Onlar ne derse desin, televizyonlarda ne konuşurlarsa konuşsunlar ben halykımın onlar gibi düşünmediğine, onlar gibi dedikodu yapmadığına inanıyorum. Halkımın memnun olduğuna inanıyorum. Şehitlerimizin üzerinden istismar ve siyaset yapmak budur" diye konuştu.
 
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Bombalar mahkemelik oldu...14 Şubat 2011 Pazartesi 20:33
  • Uşakta Nuriş ve Çakıcı çekişmesi05 Şubat 2011 Cumartesi 09:31
  • 5 subayımız şehit oldu!11 Ocak 2011 Salı 00:25
  • Uşaklı emeklinin şok intiharı05 Ocak 2011 Çarşamba 16:10
  • Şehit Mehmet Bozkuş yazdı! 03 Ocak 2011 Pazartesi 20:38
  • Eser kaçakçıları Uşakta iddiası31 Aralık 2010 Cuma 15:25
  • Uşakın komşusunda feci kaza12 Aralık 2010 Pazar 23:53
  • Uşaka dönüş zor oluyor!12 Aralık 2010 Pazar 23:17
  • Bir vize müjdesi daha!10 Aralık 2010 Cuma 13:39
  • Uşakın komşusunda skandal!02 Aralık 2010 Perşembe 13:55
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2010 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.