• BIST 4.977,64
  • Altın 1066.108
  • Dolar 18.6269
  • Euro 19.4382
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 4 °C

Uşak Eğitim Bir Sen'den enflasyon çağrısı

Uşak Eğitim Bir Senden enflasyon çağrısı
Uşak Eğitim Bir Sen'den enflasyon çağrısı

Eğitim Bir Sen Uşak Şube Başkanı Bilal Kara, enflasyon farkının memura ödenmesi gerektiğini söyledi.  Enflasyon farkının eriyen maaşlara çare olmadığını ifade eden Kara, “Enflasyondaki bu anormal tırmanış maaşları eritiyor, alım gücünü düşürüyor, geçim sıkıntısını artırıyor. TÜİK tarafından açıklanan Mart ayı enflasyon oranı yüzde 5,46, yıllık enflasyon yüzde 61,14 ve Mart ayı itibarıyla enflasyon farkı ise yüzde 14,23 olarak gerçekleşti. 6. Dönem Toplu Sözleşme’de alım gücünü korumak için hükme bağladığımız enflasyon farkı bile bu enflasyonist ortamda kayıpları telafi etmeye yetmiyor. Memur-Sen olarak hükûmetten beklentimiz, enflasyonun durdurulması ve geriletilmesi, eşel mobil sistemi gibi ek tedbirlerle alım gücünün korunması, alım gücünü artıracak maaş iyileştirmelerinin yapılması, başta kamu görevlilerimiz ve sabit gelirliler olmak üzere, çalışanların enflasyona ezdirilmemesidir” dedi.

Eğitim Bir Sen Uşak Şubesi olarak, 12 Eylül 2010 yılında yapılan referandumda toplu sözleşme hakkının Anayasa paketine dâhil edilmesi konusunda çaba gösterdiklerini belirten, 4 Nisan 2012’de 4688 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiğini hatırlatan Kara, “Toplu görüşmeden toplu sözleşmeye geçiş sürecinin ifadesi olan bu tarih kamu görevlileri sendikacılığının önemli bir dönüm noktası, Memur-Sen’in ve kamu işvereninin önemli bir kazanımıdır. O tarihten bugüne yetkili konfederasyon olarak altı kez toplu sözleşme masasına oturduk, bunlardan dördüne imza attık, ikisi hakeme gitti. İmza attığımız dört toplu sözleşmede toplam 802 kazanım elde ettik. KPDK, KİK gibi sosyal diyalog mekanizmalarını kazanım için fırsat olarak gördük. Çok sayıda sorunu bu mekanizmalar içinde çözmeyi, kazanımlar elde etmeyi başardık. Kuşkusuz en büyük kazanımımız bizzat toplu sözleşme hakkının elde edilmesiydi” şeklinde konuştu.

Mevcut hâliyle toplu sözleşme düzeneğinin ve 4688 sayılı Kanun’un eksiklik ve zaaf barındırdığını kaydeden Kara, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye’nin kamusal hizmet yükünü çok büyük oranda 4 milyona yakın kamu görevlisi çekiyor. Kamu görevlisi ülkenin hafızası, birikimi, sürekliliği demektir. Toplu sözleşme masasında 2 milyonu aşkın memur emeklisiyle birlikte 6 milyonu bulan bir kitleyi temsil ediyoruz. Aileleriyle birlikte düşünüldüğünde, toplu sözleşmenin ve kanunun nasıl devasa bir kitleyi etkilediği daha iyi anlaşılacaktır. Biz, çeyrek asırdan fazladır 4688’i, 10 yıldır toplu sözleşmeyi hakem dâhil bütün süreçleri ve sonuçlarıyla birlikte tecrübe etmiş bir konfederasyon olarak diyoruz ki, 4688 ve toplu sözleşme düzeni, bu devasa kitlenin beklentilerini karşılayacak, sorunlarını çözecek, haklarını koruyacak yetkinlikte değil. 4688 tamamlanmalı, olgunlaştırılmalı, geliştirilmelidir. Mevcut mevzuatla daha fazla ilerlemek mümkün değil. Biz diyoruz ki, gelin bu yasayı da masayı da daha hakkaniyetli, daha yetkin hâle getirelim. Süreci de sonucu da adil olsun, kamu işvereninin de kamu görevlisinin de içine sinsin.”

Kara, toplu sözleşme ve ilgili kanunun yapısına ilişkin çözüm önerilerini şöyle sıraladı: “Toplu sözleşmenin kapsamı genişletilmelidir. Hakem heyetinin yapısı değişmeli, adil kararlar verebilecek tarafsızlığa kavuşmalıdır. Yine tecrübelerimiz gösteriyor ki, grevsiz pazarlık, toplu sözleşmenin ruhuna uygun değil. Kamu görevlisinin elini zayıflatan bu durum değişmeli, grev hakkı verilmelidir. Sendikalı olmayı teşvik etmeyen, yetkili sendika üyesi olmayı da önemsizleştiren bu sendikal düzen değişmeli, dayanışma aidatı mutlaka kanuna girmelidir. Toplu sözleşmenin süresi, süreci, işleyişi adil ve eşit şartlarda bir pazarlığı mümkün kılacak şekilde değişmelidir. Örgütlenme özgürlüğünün önündeki engeller kaldırılmalı, sendikal özgürlükleri engellenen kamu görevlilerinin önü açılmalı, emeklilerin sendika üyesi olma hakkı tanınmalıdır. Toplu sözleşmenin özerkliği teminat altına alınmalı, toplu sözleşme hükümlerinin tam ve eksiksiz uygulanmasını sağlayacak tedbirler alınmalıdır.” Öte yandan Kara, sözleşmeli öğretmeler için çağırııy da yineledi. Kara, ““Sözleşmeli ve ücretli öğretmenliğe son verilmemesi, öğretmen atamalarında mülakatın kaldırılmaması, istihdamda güçlük çekilen bölgelerde görev yapan eğitim çalışanlarına ilave teşviklerin verilmemesi, düşük olan birim ek ders ücret miktarının artırılmaması, eğitim kurumu yöneticiliğinde özlük haklarını ve yetkileri geliştiren kariyer odaklı sürdürebilir bir sistemin hayata geçirilmemesi, eğitim çalışanlarını şiddete karşı koruyacak bir yasal düzenlemenin çıkarılamaması, öğretmenlerin yer değişikliği taleplerinin karşılanmamasından kaynaklanan mağduriyetler, okullara ödenek verilmemesi, yardımcı personel açığının giderilmemesi gibi sorunlar eğitim çalışanlarının moral ve motivasyonunu bozmaktadır. Çözüm üretmek yerine sorunları sürekli ertelemek, bugünün işini yarına bırakmak adeta âdet hâline gelmiştir. Hâl böyle olunca da sorunlar yumak olmakta, bazıları kangrene dönüşmekte, sosyal bir yara hâline gelmektedir. Daha iyi bir eğitim için nitelikli çalışmalar yapan, doğruya doğru, yanlışa yanlış demekten geri durmayan, sorunları dile getirirken çözüm önerileri de sunan, işi de gücü de eğitim olan, eğitim çalışanlarının derdiyle dertlenen, ülkesi ve milleti için ter akıtan bir sendika olarak biz üzerimize düşeni her zaman yaptık, yapıyoruz, yapmaya da devam edeceğiz.” HABER: BERKAY ÖZYAYLA

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.