• BIST 5.005,30
  • Altın 1075.667
  • Dolar 18.6377
  • Euro 19.6256
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 6 °C

Uşak Eğitim Bir Sen'den kanun çağrısı

Uşak Eğitim Bir Senden kanun çağrısı
Uşak Eğitim Bir Sen'den kanun çağrısı

Eğitim Bir Sen Uşak Şube Başkanı Bilal Kara, toplu sözleşme süreciyle ilgili sendikasının taleplerini paylaştı. Bilal Kara, 4688 sayılı Kanun’un gelinen noktada artık kamu görevlileri ve emeklilerinin sorunlarını çözmede, beklentilerini karşılamada yetersiz kaldığı ifade etti. Çözüm önerilerini sıralayan Bilal Kara, “1995 yılında yeniden anayasal teminat altına alınan kamu görevlilerinin sendikal örgütlenme hakkı, 2001 yılında 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu’yla hak ve uygulamalar bakımından yasal zemine kavuşmuştur. 4688 sayılı Kanun; anayasal düzenlemeler, yasal değişiklikler, yargı kararları ve fiili durumlar itibariyle birçok değişiklikten sonra bugünkü şeklini almıştır.  Toplu sözleşme hakkının olmadığı, 2001 ve 2010 yılları arasında dokuz defa gerçekleştirilen toplu görüşmeler sonucunda taraflar arası eşitliğin gözetilmediği, uzlaşılan konuların dahi uygulamaya esas alınmadığı bir sistemin sürdürülemezliği görülmüş, bunun üzerine Memur-Sen’in mücadelesiyle 2010 Anayasa Değişikliği Referandumu sonucunda kamu görevlileri Toplu Sözleşme hakkı elde etmiştir” dedi. Kara, şöyle devam etti: “4688 sayılı Kanun’da 4 Nisan 2012 tarihinde yapılan yasal değişiklikle “toplu sözleşme” hakkı uygulama alanına sahip olmuştur. 2012 yılından bugüne, ikisi uzlaşmazlıkla dördü mutabakatla sonuçlanan altı toplu sözleşme müzakeresi gerçekleştirilmiştir. 10’uncu yılını geride bıraktığımız 4688 sayılı Kanun’un ilk günden beri ifade edilen sorunları ve eksikleri nedeniyle geldiğimiz noktada artık kamu görevlileri ve emeklilerinin sorunlarını çözmede, beklentilerini karşılamada yetersiz kaldığı görülmektedir. Bu nedenle Kanun’un tümüyle gözden geçirilmesi, evrensel ilke ve normlarla uyumlu hale getirilmesi için çalışmaların yapılması gerekmektedir. Sendikalar demokrasinin vazgeçilmez kurumlarıdır. Sendikal hak ve özgürlüklerin temel güvencesi de demokrasidir. Bu çerçevede örgütlenme, özgür toplu pazarlık ve grev hakkı demokratik toplumun gereklerindendir. Türkiye’de demokrasinin bütün kurum ve kurallarıyla işlemesi sendikal hak ve özgürlüklerin birbirinden ayrılmaz biçimde verilmesiyle mümkündür. Bu nedenle ülkemizde vesayetin geriletilmesi ve demokrasinin daha ileriye seviyeye ulaşması için kamu görevlilerinin sendikal hak ve özgürlüklerinin önündeki engeller de kaldırılmalıdır.  Tüm bu hususlar dikkate alınarak, Memur-Sen Konfederasyonu ve Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi ortaklığıyla 4-5 Nisan 2022 tarihleri arasında Memur-Sen Genel Merkezinde gerçekleştirilen “4688 Sayılı Kanun ve 10. Yılında Toplu Sözleşme Kongresi”nde her biri alanında uzman akademisyen, sendikacı, bürokrat ve hukukçular tarafından sunulan tebliğlerde öne çıkan tespit ve öneriler Memur-Sen ve AYBÜ tarafından değerlendirilerek aşağıdaki sonuçlar Kongre’nin Sonuç Bildirisi olarak belirlenmiştir”. “Kapsamı, tarafları, süresi, işleyişi, grevsiz toplu pazarlık anlayışıyla mevcut toplu sözleşme sistemi sürdürülebilir değildir. Uluslararası norm ve kararlarla uyumlu bir toplu sözleşme sistemine geçilmeli, 4688 sayılı Kanun taraflar arası eşitliğe, evrensel ilkelere uyumlu hale getirilmelidir” diyen Kara, “Gerçek anlamda toplu sözleşme için sendikal haklar üçlüsünü oluşturan örgütlenme, toplu pazarlık ve grev hakkı birbirinden ayrı düşünülemeyecek bir bütündür. Bu nedenle grev hakkı kamu görevlilerine tanınmalı ve toplu pazarlık sürecinde etkin kullanımı sağlanmalıdır.

Geçmiş dönemlerde elde edilen kazanımlar ile ILO yetkili organlarının kararları dikkate alınarak, toplu sözleşmenin kapsamına mali ve sosyal haklar yanında “özlük hakları ve çalışma şartları” da dâhil edilmelidir.

Örgütlenme özgürlüğü kapsamında sendika üyesi olmayı tercih etmeyen veya yetkili sendikaya üye olmayan kamu görevlileri, toplu sözleşme hükümlerinden yetkili sendikaya “dayanışma aidatı” ödeyerek yararlanmalıdır.

Türkiye’nin demokratikleşme ve özgürleşme noktasında ortaya koyduğu irade ve değişim dikkate alınarak, uluslararası normlar ve ILO yetkili organlarının kararlarıyla uyumlu olacak şekilde sendika üyesi olamayacak kamu görevlilerinin kapsamı daraltılmalı, örgütlenme hakkının kapsamı genişletilmelidir.

Kamu görevlisi emeklilerinin toplu sözleşme kapsamından daha geniş çerçevede yararlanması için sendikal örgütlenmenin önündeki engeller kaldırılmalı, en son görev yaptıkları kurumun/kuruluşun dâhil olduğu hizmet kolunda kurulu sendikaya üye olabilmeleri sağlanmalıdır. Toplu sözleşmede taraflar arası eşitlik ilkesi gözetilmeli, toplu sözleşme teklifi sunma yetkisi sadece yetkili konfederasyona ve sendikalara verilmeli, toplu pazarlık kamu idaresi ve yetkili konfederasyon/sendika arasında gerçekleşmelidir.” HALİL ASLAN

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.